Reklam
Reklam
yaba jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Mayıs, 2024 15:16 tarihinde yayınlandı
0

Yaban Hayatı Büyük Tehlike Altında

Doğada video ve fotoğraf çekimi yapan, piknik veya orman alanlarında çalışan vatandaşların yaban hayvanlarını görüntüledikleri sırada korkutmaları nedeniyle üreme döneminde olan yaban hayvanlarını strese sokabiliyor.

Yaban Hayatı Uzmanı Dr. Muhsin Çoğal, yaptığı açıklamada, yaban hayatının farklı türlerin popülasyonlarını düzenleyerek ekolojik dengeyi sağladığını belirtti. Geçmişte kaçak avlanma sonucu nesli yok edilmeye yakın “Anadolu Parsı” ve “kurt” gibi avcı popülasyonlarının azalmasıyla birlikte “yaban domuzu” popülasyonun arttığı aşikar olduğunu ifade eden Çoğal, şu an için “yaban domuzu” istilasının hem doğal yapıya hem de tarımsal alanlara zarar vermeye devam ettiğini söyledi.
YABAN DOMUZU İSTİLASI DOĞAL YAPIYA ZARAR VERİYOR
Yaban hayatının önemine de değinen Çoğal, yaban hayatının farklı türlerin popülasyonlarını düzenleyerek ekolojik dengeyi sağladığını belirtti. Türkiye genelinde görülen yaban domuzunun ekolojik dengenin düzenlenmesine iyi bir örnek olabileceğini vurgulayan Çoğal, şunları kaydetti.
“Geçmişte kaçak avlanma sonucu nesli yok edilmeye yakın Anadolu Parsı ve kurt gibi avcı popülasyonlarının azalmasıyla birlikte yaban domuzu popülasyonun arttığı aşikardır. Şu an için yaban domuzu istilası hem doğal yapıya hem de tarımsal alanlara zarar vermeye devam etmektedir.”
“YABAN HAYATI BÜYÜK TEHLİKE ALTINDA”
Ne yazık ki insanoğlunun kaynakların sınırsız olduğunu zannederek doğayı ve içindekileri bilinçsiz ve sürdürülebilir olmaktan uzak bir şekilde kullanmaya devam ettiğini kaydeden Çoğal, şu değerlendirmede bulundu:
“Her geçen gün doğal yaşam ve yaban hayvanlarının yaşam alanları insan nedeniyle tahrip edilmekte, parçalanmakta ve yok edilmektedir. Bitkiler ve yaban hayatı iklime karşı hassastır, dolayısıyla iklimdeki herhangi bir değişiklikten zarar göreceklerdir. Bilinçsiz ve kaçak avlanma yaban hayatı için büyük bir tehdittir. Anadolu’da geçmişte yapılan kaçak avlanma nedeniyle yaban koyunu, ceylan, alageyik ve Anadolu Parsı nesli tükenmeye yakın durumadır.”
“Yabani hayvanları beslememeliyiz. Temas kurmamalıyız ve rahatsız etmemeliyiz”
Yaban hayatının korunmasının doğal çevrenin korunmasına bağlı olduğunu, yaşanan tecrübelerin insana yaban hayatının ne denli önemli olduğunu öğrettiğini ifade eden Çoğal, “Aşırı sömürü yoluyla; ormanda yetişen kuşburnu, kiraz, böğürtlen, yabani çilek, mantar, salep ve benzeri yabani bitkileri toplamamalıyız. Doğal ortamdan toplanan mantar, kestane ve benzeri ürünleri ihtiyacımızdan fazla ve kontrolsüz toplamamalıyız. Bunlarla beslenen doğal yabanıl türlerin olduğu unutulmamalıdır. Yabani türleri yakalayıp esaret altına almamalıyız. Doğada bir yavruya denk gelirsek temas kurmadan, beslemeden, ses çıkarmadan ve sessiz bir şekilde alandan uzaklaşmalıyız. Yabani hayvanları beslememeliyiz. Temas kurmamalıyız ve rahatsız etmemeliyiz. Yaban hayvanlarının yaşama alanlarına onlara büyük zararlar verebilecek başıboş evcil kedi ve köpekleri bırakmamalıyız. Petlerden aldığımız ve ülkemize ait olmayan hayvanları asla doğaya bırakmamalıyız. Bu hayvanlar doğal türlerin yaşam alanlarını işgal ederek onlara çok büyük zararlar verebilmektedir. Özellikle üreme ve yavrulama dönemlerinde yabani hayvanlar sessiz ve gizli alanlara ihtiyaç duyarlar. Bu dönemlerde doğada yapılan aktiviteler sınırlandırılmalı ve planlı yapılmalıdır. Yaban hayatı yoğun yaşam bölgelerinden çarpışma riskine karşı araba sürüşlerinde yavaş olunmalı ve dikkat edilmelidir. Bu konuda yetkili devlet Kurumları; ‘Doğa Koruma Milli Parklar’ ve ‘Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uyarılarına ve yol işaretlerine riayet edilmelidir. Ulusal ve uluslararası mevzuatlarla birçok tür koruma altındadır. Bu türlerin toplanması, avlanması yasaktır. Cezai işlemler uygulanmaktadır. Bu türleri ve yaşam alanlarını öğrenmeli ve bu alanlarda dikkatli olmalıyız” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
rize ziraat odasindan cay ureticilerine hasada ara verelim cagrisi StF2yhKD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Rize Ziraat Odası’ndan çay üreticilerine “Hasada Ara Verelim” çağrısı

Rize’de yaş çay sezonunun başlamasıyla birlikte çay alım yerleri ve fabrikalarda yoğunluk başlayınca Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan bir çağrı yaparak “Çayı en iyi saklama koşulu dalında saklamaktır. Lütfen üretime ara verelim” dedi.

2026 yılı yaş sezonun açılmasıyla üreticiler çay bahçelerine girerek hasat işlemini gerçekleştirmeye başladı. Son yıllarda yaygınlaşan motorlu çay toplama makineleriyle birlikte hasadın hız kazanması ve üreticilerin de çayını bir anda bitirmek istemesi nedeniyle yoğunluk arttı. Hal böyle olunca da hem ÇAYKUR hem de özel sektör çay fabrikalarında izdiham meydana geldi.

Yoğunluğun azalması için üreticileri hasada ara vermeye davet eden Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan “Şu an yaşadığımız yoğunluk sürecini yalnızca tek bir şekilde atlatabiliriz. Çayı en iyi saklama koşulu dalında saklamaktır. Rizeli hemşehrilerim, değerli çiftçilerimiz lütfen üretime ara verelim. Azami şekilde ÇAYKUR kotaları kadar hasat yapalım ve bu süreci hep birlikte düzlüğe çıkaralım. Eğer biz kotalarımız kadar hasat yapmaz, işleme kapasitesinin üzerinde üretime devam edersek taban fiyatın altında alımlar gerçekleşecektir. Bölgenin alın teri ve emeği hiçe gitmektedir. Bu süreci üreticilerimiz 1-2 gün hasada ara vererek dengeleyebilir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin