Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Temmuz, 2022 13:54 tarihinde yayınlandı
0

Vergili, gündemdeki konuları değerlendirdi

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, BRTV’de katıldığı canlı yayında kendisi hakkında yalan yanlış yorum yapanlara tepki göstererek “Hepiniz Çarpılırsınız” dedi. Gündemdeki  konuları değerlendirdi. Başkan Vergili, çevre illerin ve Karabük’ün ilçelerinin selden ağır şekilde etkilenmesine rağmen, Karabük merkezinin Yağmur Suyu Drenaj Hattı Projesinin hayata geçmesiyle bu afetten etkilenmediğine dikkat çekti.

Açıklamasında ilk olarak Bölgede yaşanan sel felaketini değerlenen Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, çevre illerin ve Karabük’ün ilçelerinin selden ağır şekilde etkilenmesine rağmen Karabük merkezinin bu afetten etkilenmediğini söyledi.

Yaşanan afet öncesi Karabük’ün sigortası projesi konumundaki “Yağmur Suyu Drenaj Hattı” Projesinde %90 gerçekleşme oranını yakaladıklarını ve bunun faydalarını da gördüklerini ifade eden Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili; “Daha önceleri İstasyon başta olmak üzere; Yeşil Mahalle, 5000 Evler ve 100. Yıl gibi bölgelerde baskınlar oluyor ve hasarlar oluşuyordu. Ancak çevremizde böylesine ciddi hasarlar varken biz bu sıkıntıları yaşamadık. Bu bile bizim için önemli bir gelişme. Projemiz yakında tamamlanacak, ancak bundan sonra şehir büyüdükçe projeye de ilaveler yapılması gerek” dedi.

BİZE ÜÇ-BEŞ ASANSÖRLE BELEDİYECİLİK Mİ OLUR DİYENLERİN ÖLÜLERİ BİLE RAHAT DEĞİLDİ

Şehirde halen yalan yanlış eleştiriler yapanların değişik mecralarda yorum yapanların olduğunu belirten Başkan Vergili; “Diyorlar ki; üç-beş asansör ya da ışıkla belediyecilik mi yapılır? Bunları diyenlerin ölüleri bile rahat değildi. Mezarlıklar çöple ve içki şişeleriyle doluydu. Biz öyle bir şehri teslim aldık. Bu eleştirileri yapanlar ne yaptığımızı, nasıl bir şehirde yaşadıklarını bilmiyorlar. Karabük’e en son 10-15 sene sonra gelenler yeniden geldiklerinde bizleri arayıp teşekkür ediyor. Bu eleştirileri yapanlar şunun farkında değil; ben hayatını siyaset üzerine kuran ya da siyasetten nemalanan biri değilim ki. Bu şehirdeki kentsel dönüşümden bile bizim rant elde ettiğimizi iddia edenler var. Ama biz bu günlere ağzı dualı insanlar sayesinde geldik. Bugüne kadar Karabük ölçeğindeki hangi şehirde, Yağmur Suyu Drenaj Hattı Projesi bu kadar ciddi şekilde hayata geçirilmiş. Bir taraftan kazacak, diğer taraftan da asfaltını yapacaksın, bu iş bu kadar kolay değil. Biz altyapıda son derece önemli çalışmalar yaptık. Su da, kanalizasyonda ve Yağmur Suyu Drenaj Hattı’nda son derece önemli işlere imza attık. Karabük’ün İçme Suyu Hattı’nın neredeyse % 60’ını yeniledik. Asbest ve kanserojen madde içeren boruların olduğu hatları tamamen yeniledik. Peki, aklınızca şimdi siz kimi aşağılıyorsunuz, neyi eleştiriyor sunuz? Daha şimdiden Yağmur Suyu Drenaj Projesinin faydalarını görüyoruz. Yine su basabilir, ama asla eskisi kadar olmaz. Biz normal şartlar altında Karabük’ün 500 yıllık programına göre bu problemi çözdük “ dedi.

“HEPİNİZ ÇARPILIRSINIZ…!”

Açıklamalarının devamında, yapılan eleştirilerin sistematik ve şehir dışından eleştiriler olduğunu iddia eden Başkan Vergili, 12 yıllık görev süresi içerisinde hiçbir alanda kimseyi kayırmadığını belirtti. Başkan Vergili, “Birileri yorumlar yazıyor. Bunları yazanların büyük bölümü de şehir dışından. O kadar çok güzel yazıyorlar ki. Bıraksınlar bu işi kardeşim. Bu güne kadar ne çevreme, ne partililerime, ne de bir başkasına bu belediyenin bir kuruşunu peşkeş çekmedim. Bu güne kadar belediyede de hiçbir zaman siyaset yapmadık. Kimseye de siyasi görüşünü sormadık, çünkü bu bizim işimiz değil. Çünkü bize MHP’li de oy verdi komünistte. Bizde hizmet etmeye geldik. Seçimi kazandıktan sonra; ‘ Hangi mahalle bana oy verdi?’ diye soramazsınız. Seçimi kazandıysanız herkes size oy vermiştir ve onlara hizmet etmek zorundasınızdır. 3 dönem Belediye Başkanı seçilmek herkesin harcı bir işte değil. Şayet biz herkesin hakkını ve hukukunu korumasaydık bu halk bizi üç dönem seçmezdi. Daha tarihinde de yok. Bize laf söyleyenler önce düşünecekler. Haksız yere laf söyleyenlerin hepsi çarpılır. Bizimle ilgili yalan yanlış yorum yapanlara toplu cevap veriyorum; hepiniz çarpılırsınız” dedi. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr nafiz maden mavi vatan yasasi turkiyenin denizlerdeki haklarini guclendirecek Ww99iC6B
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Nafiz Maden: “Mavi Vatan Yasası Türkiye’nin denizlerdeki haklarını güçlendirecek”

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte değerlendirmelerde bulunan Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemli olduğunu belirtti. Maden, “Mavi Vatan Yasası’nın TBMM gündemine gelmesi Türkiye’nin denizci ülke olma hedefi açısından oldukça önemlidir. Bu yasa ile deniz yetki alanlarımızın netleşmesi, egemenlik haklarımızın korunması ve enerji politikalarımızın güçlenmesi hedeflenmektedir” dedi.

Doğu Akdeniz’de son yıllarda artan enerji rekabetine dikkat çeken Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ilan ettiği bazı ruhsat sahalarının Türkiye’nin Mavi Vatan sınırlarıyla çakıştığını ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileriyle sahada güçlü bir varlık ortaya koyduğunu kaydeden Maden, “Bugün kendi sondaj filosuna sahip, arama ve sondaj faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdürebilen bir ülke konumuna geldik” diye konuştu.

Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının stratejik önem taşıdığını belirten Maden, Doğu Akdeniz’de planlanan enerji koridorlarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden kurulmasının önemine de değinen Maden, enerji, güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin politikaların tek çatı altında yönetilmesinin Türkiye’ye stratejik avantaj sağlayacağını ifade etti. Karadeniz’de yürütülen enerji çalışmaları ile Somali açıklarındaki arama faaliyetlerine dikkat çeken Maden, üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi ve jeofiziği ile uluslararası deniz hukuku alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini sözlerine ekledi.

“Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önemlidir”

Mavi Vatan Yasası ile ilgili açıklamalarda bulunan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı’ndan sonra Mavi Vatan Yasası’nın Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınması önemli olmuştur. Ancak bu yasanın 2026’da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek “Bahriye Nezareti” yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir. Bu nedenle Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önem taşımaktadır. Mavi Vatan’daki egemenlik haklarımızın uluslararası hukuka uygun şekilde kayıt altına alınması da oldukça önemlidir. 1974’ten itibaren Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yaşanan 6 mil-12 mil karasuları sorunu bizi çok fazla yormuştur. Bu durum uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kaybolmasına neden olmuştur” dedi.

“Deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak”

Yasayla birlikte egemenliği devredilmemiş adaların da önemli hale geleceğinin altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ’Yunanistan’ın egemenlik hakları mevzu bahis olduğunda onların yanında yer alacağız’ sözü manidardır. Buradaki asıl konu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındıkları tavırdır. Doğu Akdeniz’de Meis Adası nedeniyle Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne Sevilla Haritası’yla mahkûm edilmesine karşı en büyük duruş, Mavi Vatan doktrini ve Mavi Vatan Yasası’dır. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında ortaya atılan Mavi Vatan doktrini ile Türkiye’nin çevre denizlerindeki hakları ortaya konmuştur. Bugün de bunun sonucu olarak Mavi Vatan Yasası gündeme gelmiştir. Bu yasayla deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak, egemenliği devredilmemiş adalarımız ismen zikredilecektir. Ayrıca yasa, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bunlara destek veren Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş olacaktır” diye konuştu.

“Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız”

Doğu Akdeniz’deki enerji varlığının önemine de değinen Prof. Dr. Nafiz Maden, “2000’li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’deki enerji varlığı büyük devletlerin ilgisini artırmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan, İsrail ve Mısır’la yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yapmıştır. İsrail doğal gazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan EastMed projesinin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçmesi nedeniyle Libya anlaşmasının lağvedilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır. Biz Ege ve Adalar Denizi’ni Anadolu’nun doğal uzantısı olarak görüyoruz. Yunanistan’ın adaları silahlandırması da uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası da bu süreçte önemli hale gelmiştir. Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarımızı daha net görecek ve Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin