Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Nisan, 2020 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Vefa Sosyal Destek Grubu Şehit ailelerini unutmadı

Safranbolu Kaymakamlığı Vefa Sosyal Destek Grubu, Safranbolu’da yaşayan şehit ailelerini yalnız bırakmadı.
Yeni tip korona virüs (Covid-19) tedbirler kapsamında 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan, kimsesi olmayan vatandaşların banka, eczane ve alışverişleri gibi birçok hususta onları yalnız bırakmayan Vefa Sosyal Destek Grubu, hal ve hatırlarını sorarak, ihtiyaçlarını gidermek için Safranbolu’daki şehit ailelerini ziyaret etti.
Safranbolu Kaymakamı Fatih Ürkmezer, vatanı, bayrağı ve milleti uğruna canlarını feda eden şehitlerin ailelerinin, Türk milletine, devletine ve kendilerine emanet olduğunu söyledi.
Salgın sürecinde tedbirler sonucu evinden çıkamayan vatandaşların hiçbirini mağdur etmediklerini ifade eden Ürkmezer, “Vefa Grubumuz gece gündüz demeden görevlerinin başında vatandaşlarımıza hizmeti aksatmıyor. Şehitlerimizin bizlere emaneti, hiçbir şekilde haklarını ödeyemeceğimiz o değerli ailelerini de Vefa Grubumuzla yalnız bırakmadık. Şehit ailelerimizin hem bir ihtiyaçlarının olup olmadığını sormak hem de onlara moral olmak için ziyaret ettik. Her zaman olduğu gibi devletimiz ve bizler tüm kurumlarımızla, bu süreçte de Şehit Ailelerimizi yalnız bırakmayarak onlara hizmet edeceğiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
zonguldakta 18 yillik cinayet davasinda 4 sanik hakim karsisina cikti HsEWLDGD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 04:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ta 18 yıllık cinayet davasında 4 sanık hakim karşısına çıktı

Zonguldak’ta 18 yıl önce kaybolan ve 2 sene sonra Ulutan Barajı’nda iskeleti bulunan şahsın ölümüyle ilgili davada 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesinde, sanıklardan birinin 18 yıllık sessizliğini bozarak yaptığı kan donduran itiraflar duruşmaya damga vurdu. Duruşmaya tutuklu sanıklar T.Y. ve K.A. ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. ve ev hapsindeki E.İ. katıldı. Öldürülen Ahmet Yılmaz’ın eski eşi D.D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Hakkında müebbet hapis cezası istenen 4 sanıktan K.A. susma hakkını kullanırken, İ.E. ise suçlamalar ve aleyhindeki tanık beyanlarının husumet kaynaklı olduğunu öne sürerek reddetti.

“Arka koltukta boğarak öldürdü”

Olay gecesi aynı otomobilde bulunduğunu itiraf eden sanık T.Y., cinayet anını tüm detaylarıyla anlattı. Olay günü birlikte alkol aldıklarını ve öldürülen Ahmet Yılmaz’ın sonradan yanlarına geldiğini belirten T.Y., aracı kendisinin kullandığını ifade etti. Arka koltukta oturan ve 2018 yılında vefat eden B.İ. ile ön koltuktaki Ahmet Yılmaz arasında tartışma çıktığını aktaran T.Y., “B.İ. bir anda arkadan Ahmet’i boğmaya başladı. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. B.İ., Ahmet’i boğunca panikle arabadan dışarı atladım. Sonra cesedi B.İ. bagajdan aldığı çuvala koyarak, atıl durumdaki bir kaçak ocağa bıraktı. Benim olayla başka bir ilgim olmadı, daha sonra Bursa’ya gittim” şeklinde konuştu.

“Kardeşinin üzerine atıp kurtulmaya çalışıyor”

Kendisinin sadece bir hurdacı olduğunu ve kamuoyunda yansıtıldığı gibi mafya olmadığını savunan sanık E.İ. ise, ortada bir cinayet olduğunu ve bunu kendisine B.İ.’nin anlattığını iddia etti. Ağabeyini korumak için 18 yıl boyunca sustuğunu belirten E.İ.’nin bu sözlerine maktulün eski eşi D.D. sert tepki gösterdi. E.İ. ile eski kocasının geçmişte birlikte hırsızlık yaptıklarını ve çalıntı malları paylaşamadıkları için aralarında husumet bulunduğunu ileri süren D.D., “Eşim, E.İ’yi emniyete şikayet etmekle tehdit ediyordu ve bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Şimdi suçu ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

D.D. ayrıca, sanıklardan K.A.’nın geçmişte kendisine eski eşinin E.İ. ile baraja gittiğini ancak E.İ.’nin tek başına döndüğünü söylediğini belirterek, korktuğu için iki çocuğunu alıp şehri terk ettiğini söyledi.

İtirafçı geri adım attı

Duruşmada dinlenen 4 tanıktan biri olan C.M., cezaevinde E.İ. ile aynı koğuşu paylaştığını belirterek, maktul ile sanıklar arasında para mevzusundan doğan bir anlaşmazlık olduğunu iddia etti. C.M., hayatını kaybeden B.İ.’nin cezaevindeyken cinayeti ima eden söylemlerde bulunduğunu kaydetti.

Dosyanın yeniden açılmasını sağlayan kilit isimlerden olan itirafçı H.P. ise şaşırtıcı bir ifade vererek, soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmının duyumlara dayandığını söyledi. H.P., olayın kapatılmaması için duyduklarını bizzat yaşamış gibi kurgulayarak anlattığını, aslında cinayet anında orada olmadığını itiraf etti.

Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasının henüz alınmamış olması sebebiyle tutuklu sanıklar T.Y. ile K.A.’nın tutukluluk hallerinin ve E.İ.’nin ev hapsi kararının devamına hükmetti. Heyet, İ.E. hakkındaki adli kontrol şartını kaldırarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin