blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mart, 2024 00:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanından Ramazan uyarısı: “Sahurda öğün atlanmaması gerekiyor”

Ramazan’da doğru beslenme yöntemleri ile ilgili bilgi veren Diyetisyen Gizem Bakar, Ramazan ayında iftar öğününde şişkinlik yaşanılmaması için mutlaka ‘laktozsuz yoğurt’ tüketilmesi gerektiğini be sahur da öğün atlanmaması gerektiğini vurguladı.
Ramazan ayında doğru beslenme ile bağışıklığın korunması için önerilerde bulunan diyetisyenler, iftar ve savurda yenilmesi gereken besinlere dikkat çekiyor. Özel Kastamonu Anadolu Hastanesi’nden Diyetisyen Gizem Bakar, iftar saatinde şişkinlik yaşanılmaması için laktozsuz yoğurt tüketilmesini tavsiye etti. Sahurda da karbonhidrat, yağ ve protein içeriğine dikkat edilmesi uyarısında bulunan Bakar, artan tatlı tüketiminin kilo alımına sebep olacağını söyledi. Sıvı kaybının metabolizmanın yavaşlamasına sebep olabileceğine dikkat çeken Bakar, dengeli sıvı tüketimi ve beslenmenin önemine vurgu yaptı.
Ramazan ayında karbonhidrat, yağ ve protein içeriğine dikkat edilmesi tavsiyesinde bulunan Gizem Bakar, “Ramazan döneminde doğru öğünleri soframızda yer ederek sağlıklı kilo vermek mümkün. Fakat davetlerde ve iftar öğünlerinde tatlı ve hamur işleri tüketimi arttığında kilo alımı da söz konusu bu sebeple; beslenme düzenine dikkat edilmeli” dedi.

“Sahur öğünü atlanmamalıdır, iftarda da yoğurt tüketilmelidir”
Sahurda mutlaka sağlıklı bir şekilde beslenilmesi gerektiğini kaydeden Bakar, “Ramazan dönemini sağlıklı geçirmek için sahur öğünü atlanmamalıdır. Öğün tabaklarında karbonhidrat, yağ ve protein içeriğine dikkat edilmelidir. Uzun açlık sonrası kan şekeri dengesi için oruç, 1 adet hurma veya 2 adet zeytin ile açılmalıdır. İftar öğününe 1 su bardağı ılık su ve az yağlı çorba ile başlanmalıdır. Mide şişkinlikleri yaşamamak için 10 dakika dinlendikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketimine dikkat edilmelidir. İftar öğününde şişkinlik yaşamamak için ’laktozsuz yoğurt’ tercih edilmelidir. İftardan 1 saat sonra mutlaka orta tempoda egzersiz yapılarak hareket arttırılmalıdır” diye konuştu.

Ramazan ayında en önemli öğünün sahur olduğunu vurgulayan Diyetisyen Bakar, “Sahur öğününde, kaliteli proteinlerden olan yumurta, haşlanmış veya yağsız omlet formunda mutlaka tüketilmelidir. Yanına beyaz peynir, zeytin, söğüş yeşillik ve 1 dilim çavdar veya tam tahıllı ekmek eklenerek sağlıklı ve tok tutucu bir sahur öğünü iyi bir tercih olacaktır. Aynı zamanda Oruç tutarken sahur öğünü atlandığında, iftar öğününde yoğun açlık ve susuzluk ile iştah artışı olmaktadır. Bu sebeple iftar öğününde besin tüketim durumu arttığından kilo artışları söz konusu olur. O yüzden mutlaka sahur öğünü yapılmalıdır” şeklinde konuştu.

"Hareketsiz kalmak mide hastalıklarını tetikler"
İftar sonrasında egzersiz yapılması gerektiğini kaydeden Bakar, “İftar sonrasında hareketsiz kalmak ve uyumak reflü, gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarını tetikler. Sindirim ve hazımsızlık problemleri yaşamamak için iftar sonrası mutlaka 45-60 dakika arasında yürüyüş yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Sahur ve iftar menüleri ile ilgili tavsiyelerde bulunan Diyetisyen Gizem Bakar, “Sağlıklı bir sahur ve iftar menüsüne örnek verebiliriz. Sahur menüsünde 1 adet haşlanmış yumurta, 3 yemek kaşığı lor peyniri veya 1 dilim beyaz peynir, 5-6 adet tuzsuz siyah zeytin, söğüş yeşillik, 1 ince dilim çavdar veya karabuğday ekmeği yer alabilir. İftar menüsünde de 1 kepçe beyaz unlu çorbalar olmamak şartıyla çorba, 100-120 gram et, tavuk veya köfte, 3 yemek kaşığı yoğurt veya cacık, 1 kase bol yeşillikli salata, 1 adet hurma, 1 ince dilim çavdar veya karabuğday ekmeği tercih edilebilir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.