karabuk
İmsak 05:45
Güneş 07:10
Öğle 13:06
İkindi 16:17
Akşam 18:52
Yatsı 20:11
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
uzman dr gun asiri sicaklara karsi uyardi J7iGc2qA
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Temmuz, 2025 20:45 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 2dk

Uzman Dr. Gün, aşırı sıcaklara karşı uyardı

Zonguldak Vilayet Sıhhat Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, son günlerde Zonguldak ve etrafında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak hava dalgası ve artan nem oranına dikkat çekerek vatandaşları uyardı.
Uzm. Dr. Gün yaptığı açıklamada, çok sıcakların çeşitli sıhhat sorunlarını beraberinde getirdiğini vurguladı. "Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak beden ısısı yükselmekte, metabolizma bu yeni duruma ahenk sağlamaya çalışmaktadır. Olağanda terleme yoluyla beden ısısı dengelenir lakin çok sıcaklarda bu kâfi olmayabilir" diyen Gün, bilhassa yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olan bireylerin bu süreçte daha fazla risk altında olduğunu belirtti.
Risk grubundakilere dikkat çekti
Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen kümelerin yalnız yaşayan 65 yaş ve üzerindeki bireyler, dört yaşından küçük çocuklar, gebeler, çok kilolu şahıslar ve kronik hastalığı bulunanlar olduğunu söz eden Gün, bilhassa yalnız yaşayan yaşlı bireylerin en riskli küme olduğunu söyledi.
Uzm. Dr. Gün, aşırı sıcaklara karşı alınması gereken tedbirleri şu biçimde sıraladı:
"Günün en sıcak saatlerinde (10.00-16.00) mecburî olmadıkça dışarı çıkılmamalı. Dışarı çıkılması gerekiyorsa açık renkli, hafif ve sık dokunmuş giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava alabilen şapkalarla güneş gözlüğü kullanılmalı. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde denize girilmemeli ve güneşlenilmemeli. Fizikî aktivite ve spor sabah ya da akşam saatlerinde yapılmalı; her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalı.
Risk kümesindeki yetişkinler ve yaşlılar günde en az iki kere sıcak çarpması açısından denetim edilmeli, bebekler daha sık izlenmeli. Beden ısısının dengelenmesi için sık duş alınmalı; mümkün değilse ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı ya da silinmeli."
Sıvı tüketiminin kıymetine de değinen Uzm. Dr. Gün, "Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı alınmalıdır. Kahvaltıda az yağlı peynir, zeytin ve taze sebzeler tercih edilmeli. Kafeinli içecekler yerine süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu üzere bitki çayları içilmelidir" dedi.
Gün ayrıyeten, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, "Kafein, alkol ve fazla şeker içeren içecekler bedenden daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir" sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
bagimlilik bir kereden bir sey olmaz ile basliyor 5p91eKcD
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mart, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

Bağımlılık ‘bir kereden bir şey olmaz’ ile başlıyor

Yeşilay Haftası kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen etkinlikte uzmanlar, bağımlılığın beyindeki etkilerini ve toplumsal sonuçlarını anlattı. Konuşmacılar, "bir kereden bir şey olmaz" düşüncesiyle başlayan sürecin zamanla ciddi bağımlılıklara dönüşebildiğini belirterek, bu mücadelede ilk adımın sigaradan uzak durmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını artırmak olduğunu vurguladı.
Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar etkinliği OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlendi. Etkinlik kapsamında bağımlılıkla mücadelenin bireysel ve toplumsal boyutları ele alındı. Bilim İletişim Ofisi tarafından organize edilen "Sağlıklı Yaşam İçin Bağımlılıkla Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar" etkinliğinde konuşan OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, "Bağımlılık yapan maddelerin ilk anda vermiş olduğu yalancı bir haz vardır. Bunun oluşturduğu bir algı var. Çevremizdeki insanlar bunu kullanıyor ve tavsiye ediyorsa biz de bu algıya kapılarak maalesef ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek o maddeyi kullanıyoruz. Bir kişi A maddesini ilk defa kullandığında örneğin 100 birim dopamin salınımı gerçekleşiyor. Kişi normal bir olayda mutlu olduğunda, örneğin dersten geçtiğinde ya da yemek yediğinde 5 birim dopamin salınımı oluyor ve tekrar sıfıra geri geliyor. Ancak kişi A maddesini kullandığında 100 birim salgılanıyor, daha sonra o sıfıra geri inemiyor. Artık eksiye düşüyor. Eksi 10’a düştüğünde anksiyete, kaygı, huzursuzluk ve yoksunluk sendromları ortaya çıkmaya başlıyor. Beyniniz size oyun oynamaya başlıyor ve ‘tekrar bu maddeyi kullanırsan bu hâlden kurtulursun’ diyor. Kişiler de o hâlden kurtulmak için tekrar kullanıyor. Ancak artık 100 birim salgılanmayacak. Eksi 10’da olduğu için 90 birim salgılanacak ve kişi bu sefer eksi 20’ye düşecek. Daha sonra o kişi o maddeden haz alamaz hâle geliyor. Haz alamadığı için maddenin dozunu artırmaya başlıyor. Sonra yine lezzet alamaz hâle gelince maddeyi değiştirmeye başlıyor. Bu süreçte en büyük sorun, bağımlının ‘ben bağımlıyım’ dememesidir. ‘Ben istesem bırakırım’ düşüncesi ortaya çıkıyor. Bu şekilde bağımlılık artarak devam ediyor. Öncelikli olarak mücadelemizi sigarayla vermemiz gerekiyor. Bunu üstüne basa basa söylüyorum. Bağımlılığa giden yollara baktığımızda en başta sigara geliyor. Bir kişi sigara içmeden kolay kolay diğer maddeleri kullanmaz. Sigara bu işin emekleme safhasıdır. Hayatımızda güzellikleri artırmamız lazım. Öncelikli olarak spor yapmamız gerekiyor" dedi.

"Konuşmadığımız zaman, dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz"
Yeşilay Samsun Şubesi Başkanı Emre Güneş, "Durağan bir hayatımız varsa, bu durum ister istemez bizi teknolojiye itiyor. Hiç yoksa film izlerken bir şeyler atıştırıyoruz. Bu da sağlığımızı bozabiliyor. Samsun’da Yeşilay Spor Kulübü’nü kurduk. Çocukları, gençleri ve aileleri spora teşvik etmek için çalışmalar yürütüyoruz. Aslında konuşmadığımız ve dokunmadığımız zaman bağımlılığımızın çok farkına varmıyoruz. Bu noktada dikkat etmemiz gerekiyor. Sonrasında çok büyük zararlar verebiliyor. Örneğin Dubai çikolatası ilk çıktığında ‘Almamız lazım’ dedik. İlk defa yediğimizde çok büyük haz aldık. Ancak sonraki yemelerimizde o haz yok. İşte bağımlılık böyle bir şey" diye konuştu.
Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Hasan Arslan ise öğrencilere bağımlılığın tehlikelerini ve özgür birey olmanın önemini anlattı. Gençlerin hayat hikâyelerini kendi ellerinde tutmaları gerektiğini belirten Arslan, bağımlılığın hem bireyleri hem de ailelerini etkilediğini vurguladı. Ayrıca narkotik maddelerin beyindeki etkilerini ve davranış kontrolünü nasıl bozduğunu örneklerle açıkladı. Arslan, kendi deneyimlerini de öğrencilerle paylaştı.
Program kapsamında öğrenciler, narkotik arama köpeği Hector ile tanışma fırsatı da buldu. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bilgilendirme stantları açıldı
Öte yandan, OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi, 1–7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Halk Sağlığı Hemşireliği İntörn Uygulaması dersi alan öğrenciler ve Yeşilay Gönüllüleri ile birlikte üniversitenin çeşitli yerleşkelerinde bilgilendirme stantları açtı. Stantlarda bağımlılık konusu ele alındı. Dağıtılan materyaller ve yapılan bilgilendirmeler; tütün ve alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı ile kumar ve sanal kumar bağımlılığı konularını kapsayarak sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının kazandırılmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Türkçe ve İngilizce hazırlanan broşürler aracılığıyla katılımcılara bilgilendirme yapılarak öğrencilerin soruları cevaplandırıldı. Etkinlik bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulması hedefiyle tamamlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin