Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
ugur korkmaz bu hizla gidersek gelecek nesillere yasanabilir bir cevre birakamayacagiz gHcAksWm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Uğur Korkmaz: “Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek “Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız” dedi.

Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Trabzon Sıfır Atık” çalıştayı gerçekleştirildi.

KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek “İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.

Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, “Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise “Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

“Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz”

Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek “Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0

SİYASET YENİLENECEK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
       Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…