Reklam
Reklam
tuzdan zengin gidalarla beslenmek tas hastaliginin riskini artiran en onemli faktor 9lJ69PPw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Nisan, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0

Tuzdan zengin gıdalarla beslenmek taş hastalığının riskini artıran en önemli faktör

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenmenin taş hastalığı riskini artıran en önemli faktörler olduğunu söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, taş hastalığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Genetik yatkınlığın yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da taş hastalığında etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, “Üriner sistem taş hastalığı ya da böbrek taşı olarak bilinen hastalık, toplumda ve dünyada oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Ortalama görülme oranı dünyada yüzde 11-15 civarındadır. Türkiye’de de benzer oranlara ulaşılmıştır. Sıklıkla Orta Anadolu Bölgesi gibi kurak geçen bölgelerde daha fazla görülmektedir. Çünkü kişinin sıvı alımı az, sıvı kaybı fazla olabilir. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak üriner sistem taş hastalığı sıklıkla karşımıza gelir. Birçok sebebi vardır üriner sistem taş hastalığının. Başta genetik sebepler gelir. Anne, baba ya da akrabalarında taş hastalığı olan bir kişide bu hastalığın görülme ihtimali yüksektir. Bir kişi taş hastalığına yakalanmışsa, 5 yıl içerisinde yüzde 30 ila 50 oranında tekrar yakalanma ihtimali vardır. Beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenme taş hastalığının riskini artıran en önemli faktörlerdir” dedi.

“Taş hastalığı çok sık karşılaşılan ve önemsenmesi geren bir hastalıktır”

Taş hastalığının enfeksiyonlarla birlikte seyredebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bolat, “Taş, önce küçük kristaller şeklinde üriner sistemin herhangi bir yerine yerleşir. Burada birikir ve giderek üzerine küçük kristaller eklenerek önce kum parçası haline gelir, sonra bir çekirdek oluşturur ve bunun üzerine yine kristallerin çökmesiyle taş halini alır. Bu taş bazen kaz yumurtası büyüklüğüne kadar ulaşabilir, hatta böbreğin neredeyse tamamını doldurabilir. Böbrek taşı, kanalı tıkamadığı sürece ağrı yapmaz. Genellikle hiçbir semptom vermez. Ancak kanalı tıkarsa, idrar yolu tıkandığı için geriye doğru basınç artar ve böbrek kapsülünün gerilmesine bağlı olarak şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve eğer kapalı idrar yolu enfeksiyonu da buna eklenirse hayati riskli septik durumlara da yol açar. Dolayısıyla çok ciddi bir hastalıktır ve önemsenmesi gereken bir durumdur. Çünkü böbrekteki fonksiyon kaybı geri döndürülemez ve kaybedilen fonksiyon tekrar kazanılamaz. Bu nedenle zamanında teşhis ve tedavi son derece önemlidir” diye konuştu.

“Böbrek taşının en önemli semptomu ağrı”

Böbrek taşının en önemli semptomunun ağrı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bolat, “Böbrek taşının en önemli avantajı, yakalandığı zaman günümüzdeki teknolojik imkanlarla hastayı neredeyse yüzde 100’e yakın oranda hastalıktan kurtarabilmemizdir. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Taş; böbreğin çıkışında, böbrek içerisinde, böbrekle mesane arasındaki kanalda ya da mesanede bulunabilir. Bazı hastalarda ise idrar yolunun en uç kısmında bulunarak idrar akımının kesilmesine neden olabilir. Hastayı en sık doktora getiren belirti ağrıdır. Bunun dışında idrarda kanama, yüksek ateş, şiddetli ağrıya eşlik eden bulantı ve kusma da görülebilir. Eğer hasta tek böbreğe sahipse ve bu böbreğin kanalı tıkanmışsa, en önemli klinik bulgu idrarın aniden kesilmesidir. Bu durum ürolojik bir acildir ve hastanın hızla bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektirir” şeklinde konuştu.

“Taş, günümüzde minimal invazif tedavi yöntemi ile yüzde 100’e yakın bir başarı oranı ile tedavi edilebiliyor”

Yeni tedavi yöntemlerinin hastalığın giderilmesinde büyük öneme sahip olduğuna değinen Bolat, “Kliniğimizde de dünyadaki birçok merkezde olduğu gibi taş hastalıklarını minimal invazif yöntemlerle tedavi ediyoruz. Bu yöntemlerle başarı oranı neredeyse yüzde 100’e yakındır. Hastaları genellikle bir gün hastanede yatırıyor ve ertesi gün taburcu ediyoruz. Ancak taşın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Tekrar oluşumunu engellemek için hastanın yaşam tarzını düzenlemesi gerekir. Hastanın susuz kalmaması çok önemlidir. Özellikle proteinden zengin gıdalar tüketilirken dengeli beslenilmeli, tuz tüketimi azaltılmalı ve susuzluktan kaçınılmalıdır. Bunlar değiştirilebilir faktörlerdir ancak genetik yatkınlık değiştirilemez. Aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir. Susuz kalmamak, hareketsiz kalmamak, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak ve tuz tüketimini sınırlamak son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
IMG 5234
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
29 Mayıs, 2026 17:31 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

CHP’de MUTLU SON, AKAY’ı da HARCADILAR

Bayram denildiğinde ilk akla; birlik, beraberlik gelir.

Ama görünen o ki Karabük’teki CHP bayramlaşmasında ne bayram vardı ne de birlik-beraberlik havası…

CHP’de Bayramlaşma değil, Hesaplaşma vardı…

Günlerdir parti içinde kaynayan kazan, bayramın ikinci günü iyice taşmış oldu. Herkesin gözü bir kişiye çevrildi;

Karabük Milletvekili Cevdet Akay’a…

İşin garibi şu…
Ankara’da çıkıp ekonomi konuşurken, bütçe açığını anlatırken, hükümete yüklenirken alkışlanan Akay, iş parti içi meseleye gelince bir anda hedef tahtasına kondu. Dün omuz omuza yürüyenler bugün dönüp oklarını Akay’a çevirdi.

Karabük siyasetini bilen bilir…
Bu şehirde adamı önce sırtına vurup överler, sonra sessiz sessiz ayağının altındaki taşı çekiverirler…

Bayramlaşma programında yaşanan görüntü de tam olarak buydu.

Sanki önceden hazırlanmış bir senaryo vardı.
Bir taraf vitrine çıkarıldı, bir taraf ise eleştiri oklarının hedefinde kaldı.

Özgür Özel’in övgüler dizdiği Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin ön plana çıkarılması tesadüf değildi. Verilen fotoğraf da verilen mesaj da çok açıktı. Parti içinde yeni bir denge kuruluyor, eski hesaplar yeniden açılıyor.

Hali hazırda; birkaç gün önce eski il başkanlarından Erdoğan Dinçel’in çıkıp milletvekilini hedef alan sözleri boşuna değildi. O açıklamalar bugün yaşananların adeta fragmanıymış.

Aslında Karabük CHP’de biz bu senaryoyu 2023 seçimleri öncesinde de seyrettik.

2023 seçimleri öncesinde kimlerin kimlere çelme taktığını, kimlerin birbirinin kuyusunu kazdığını herkes gördü. Şimdi aynı filmin yeni sahnesi oynanıyor.

Ama burada sorulması gereken esas soru şu:

Parti gerçekten iktidarla mı mücadele ediyor, yoksa kendi içinde birbirini mi yiyor?

Çünkü vatandaş pazardaki yangını konuşuyor, emekli geçim derdini konuşuyor, genç işsizliği konuşuyor…

CHP’de ise hâlâ koltuk hesabı, ekip kavgası, adam harcama operasyonu konuşuluyor.

CHP genel merkezinde bugün yaşanan Kılıçdaroğlu – Özel koltuk savaşının yansımasını Karabük CHP fırsat bildi, Cevdet AKAY’ın yukarıdan dayatma ile gönderildiği iddia edenler ve Milletvekilliğini hazmedemeyenler adam yeme operasyonuna başladı.

Başardı mı?

Kesinlikle başardı…

Bugün AKAY’ı HARCADILAR, şimdi sıradaki KİM?