Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Haziran, 2014 07:12 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’nin ‘Taşkın’ Bilançosu

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş: “20 Yılda Ülkemizde 800’e Yakın Taşkın Meydana Gelmiş, Bu Taşkınlarda 650’den Fazla Vatandaşımız Hayatını Kaybetmiştir”

BARTIN Üniversitesi’nde yapılan toplantıya katılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, “Son 20 yılda ülkemizde 800’e yakın taşkın meydana gelmiş ve bu taşkınlarda 650’den fazla vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Taşkın riskinin azaltılması için gereken önemli tedbirlerden birisi de ağaçlandırmadır” dedi. Bartın Üniversitesi’nde Türkiye’de Taşkın Direktifinin Uygulanması için Kapasitenin Geliştirilmesi Projesi Taşkın Riski Yönetim Planı Paydaş Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Bartın Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Naci Tankut, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikret Kocabaş, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, Uluslararası Su Ofisinden Proje Lideri Pierre Henry de Villeneuve ile kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş toplantıda yaptığı konuşmada, “2040’lı ve 2050’li yıllarda yağış oranının bugünlere oranla yüzde 10-15 oranında artacağı, anlık ve şiddetli yağışların artacağı belirtilmektedir. Türkiye dünya ölçeğinde küresel iklim değişikliğine bağlı olumsuzluklardan en fazla etkilenecek üç ülkeden birisi olarak gösterilmektedir. Son 20 yılda ülkemizde 800’e yakın taşkın meydana gelmiş ve bu taşkınlarda 650’den fazla vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Taşkın riskinin azaltılması için gereke en önemli tedbirlerden birisi de ağaçlandırmadır” dedi. Proje Lideri Pierre Henry de Villeneuve ise, “Burada Batı Karadeniz havzasının taşkın riski yönetim planlarının hazırlanmasının çalışması Fransız, Romanyalı ve Türk uzmanların ortak çalışması olarak hazırlanmış olup Türkiye için önemli bir adım teşkil etmektedir” dedi. Toplantıda ayrıca Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nden Buğra Fındık, ‘Taşkın Direktifi’ Işıl Taşkın, ‘Taşkın Riski’ yönetim planı hakkında konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yuksekten suya atlamak kulak zarinin yirtilmasina neden olabilir u4qgCmVx
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 00:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir

Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçirmiş kişilerin yüksekten suya atlamalarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yüksekten suya atlayış sırasında oluşan basıncın kulak zarına zarar verebileceğini ifade eden Tekat, bu durumun kulak zarında yırtılmaya neden olabileceği uyarısında bulundu.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açıldı. Suyla temasta kulakların çok hassas bir dokuya sahip olduğunu ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle yüksekten suya atlamanın kulak zarına zarar verebileceğine dikkat çekti.

“Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir”

Daha önceden kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin suya yüksekten atlayış yapmasıyla kulak zarına zarar verebileceğini söyleyen Tekat, “Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar. Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir. Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir. Bu nedenle hastalarda kulakta dolgunluk, baş ağrısı ya da denizden çıktıktan sonra eğildiklerinde burundan su gelmesi gibi durumlar görülebilir. Burnu kapatmanın temel nedeni de bu basınç etkisini azaltmaktır” dedi.

“Yapay zekaya inanarak tedavi yapmak doğru değil, hekimin görmesi gerekir”

Bir hekime başvurmadan yapay zekadan elde edilen bilgilerle tedavi yapılmasının doğru olmadığını da hatırlatan Prof. Dr. Tekat, “Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Burada ayırıcı tanının önemi çok büyüktür. Yapay zekâ size ancak verdiğiniz bilgilere göre cevap verebilir. Ancak hastalığın gerçekten ne olduğunu değerlendirebilmesi mümkün değildir. Çünkü bunun için muayene gerekir. Bu nedenle sadece yapay zekâdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir” diye konuştu.

“Kulağa zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmak ciddi sorunlara yol açabilir”

Ağrı veya herhangi başka bir durumda kulak içine zeytinyağı, soğan ve sarımsak suyu akıtmanın doğru olmadığını ifade eden Tekat, ayrıca şunları söyledi:

“Halk arasında kulak ağrılarında, tıkanıklıklarda veya benzeri durumlarda sarımsak suyu, soğan suyu ve benzeri maddelerin kulak yoluna uygulandığını biliyoruz. Bunları yumuşatmak amacıyla zeytinyağı da kullanılabiliyor. Ancak kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle kulak zarının durumu bilinmeden bu tür işlemlerin yapılması doğru değildir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin