Reklam
Reklam
66e6adc96f510 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Eylül, 2024 12:50 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’nin ilk cam seyir terasından 6 milyon 145 bin TL gelir sağlandı

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki İncekaya Kanyonu üzerine yapılan cam seyir terası yılın ilk 8 ayında 164 bin 841 kişiyi ağırlarken, 6 milyon 145 bin TL gelir sağladı.

Karabük’ün Safranbolu ilçesinde 12 yıl önce İncekaya Kanyonu üzerine inşa edilen Türkiye’nin ilk cam seyir terası misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Doğa ile iç içe seyir keyfi veren 11 metre uzunluğa sahip, 75 ton yüke dayanıklı teras 2024 yılının ilk 8 ayında yerli ve yabancı olmak üzere 164 bin 841 kişiyi ağırladı.
2021 yılından sonra işletmeciliği İl Özel İdaresi tarafından yapılan cam seyir terası 6 milyon 145 bin TL gelir sağladı.
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen, “Cam teras Safranbolu turizmini gerek yerli turist gerekse yabancı turistler bazında Safranbolu’yu ziyaret eden her turistimizin ilçemizi ziyaret eden herkesin uğramak, görmek, bir fotoğraf almak istediği önemli bir cazibe merkezi haline geldi” dedi.
2021 yılından sonra cam seyir terasın İl Özel İdaresi tarafından çalıştırılmaya başlandığını belirten Sözen, kiracının çalıştırdığı yılda 23 bin 200 kişinin cam terası ziyaret ettiğini ifade etti.
Kiracıyla biten sözleşmenin ardından İl Özel İdaresi’nin asıl kazancının başladığını anlatan Sözen, “2021 yılında 23 bin 200 ziyaretçisi olan cam teras 2022 yılında 158 bin 423’e ulaştı. 139 bin TL geliri olan cam teras bir yıl sonra 1 milyon 541 bin TL’lik gelire ulaştı. Daha sonra biz bundan çok olumlu verim aldığımız da rakamlardan da anlaşılacak. 2023 yılına geldiğimizde cam teras 230 bin 366 ziyaretçi ağırladı. Gelir olarak da 4 milyon 694 bin lira gibi bir gelire ulaştı. Bu yılın ilk 8 ayında da cam terası 164 bin 841 kişi ziyarette bulundu ve elde edilen gelir 6 milyon 145 bin lira oldu” diye konuştu.

“Hedef 10 milyon TL gelir”
Sözen, yaklaşık 4 yılda cam terası toplam 586 bin 830 kişinin ziyaret ettiğini ve buradan 12 milyon 520 TL gelir elde edildiğini söyledi.
Bu yılsonu itibarıyla cam terasta 300 bine yakın ziyaretçiyi ağırlamayı hedeflediklerini kaydeden Sözen, 10 milyon TL gelir beklediklerini aktardı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin