Türkiye’nin en büyük GES projesi elektrik üretmeye başladı - Karabük Haber Postası
turkiyenin en buyuk ges projesi elektrik uretmeye basladi bmgce6am jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Mart, 2024 20:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Türkiye’nin en büyük GES projesi elektrik üretmeye başladı

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin, kamu eliyle orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali (GES) projesinin yapımı tamamlanarak elektrik üretmeye başladı. 45 KW üretim gücüne sahip GES, güneş enerjisinden yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek.

Enerji birim fiyatlarındaki yüksek maliyetleri azaltmanın yanı sıra kentteki toprak, hava, su kirliliğini minimuma indirmeyi hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, Ladik ilçesi Büyükalan Mahallesi’nde kamu eliyle orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük GES projesine imza attı.

Yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek

850 dönüm alan üzerine kurulan GES projesi kapsamında sahaya 121 enerji nakil hattı direği dikilirken, 6 bin 600 metre uzunluğunda orta gerilim kablosu çekildi. Alana toplam 125 bin 901 adet güneş paneli monte edildi. Yapımı tamamlanan GES, geçen hafta itibariyle elektrik üretimine başladı. Üretilen elektrik, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin ana sistemine aktarılıyor. 45 KW üretim gücüne sahip GES güneş enerjisinden yılda 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek.

Kurum bütçesinden yılda 250 milyon tasarruf sağlayacak

Büyükşehir Belediyesi’nin SASKİ kanalizasyon terfi merkezleri, içme suyu arıtma tesisleri, hafif raylı sistem tramvayları, beton santralleri, konkasör tesisleri başta olmak üzere birçok tesisinin orta düzeyde tükettiği elektrik maliyetlerini büyük oranda düşürecek GES projesi, elektrikli otobüslerin enerji tüketimi ihtiyacını da karşılayacak. Proje, kurum bütçesine yılda yaklaşık 250 milyon TL tasarruf sağlayacak. Projenin kurum bütçesine sağlayacağı katkılarla yaklaşık 4 yılda kendini amorti edeceği belirtildi. Proje kapsamında 22 Şubat 2023’te yüklenici firmaya yer teslimi yapıldıktan sonra Projelendirme ve fizibilite çalışmalarının ardından Haziran 2023’te sahada çalışmalara başlandı.

125 bin 901 adet güneş paneli yerleştirildi

Ladik’te faaliyete geçen GES projesinin önemini anlatan Samsun Büyükşehir Belediye Fen İşleri Dairesi Başkanı Nurettin Özbey, “45 MW’lık tesisimizde enerji üretimine başladık. Yıllık yaklaşık 90 milyon kilovatsaat elektrik üretecek. Bu 36 bin hanenin enerjisinin üretilmesi demek. Alan yerli ve mili üretim olan 125 bin 901 adet güneş paneli ile kaplandı. Paneller güneşin açısına göre yön değiştiren bir hareketli sisteme sahip. Bu da bize diğer sabit sistemlere göre yüzde 15-20 arasında daha fazla üretim yapma imkanı sağlayacak. GES projemiz ile yapılan tasarrufla kurum bütçemize yılda yaklaşık 250 milyon liralık bir kazanım sağlanacak. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak çevreci bir belediyeyiz. Ciddi oranda çevreye duyarlı özel çalışmalarımız var. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelen bir vizyon içerisinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bunu en önemli ve büyük örneklerinden birisi de hayata geçirdiğimiz GES projeleridir” dedi.

“Samsun’a katma değer sağlayacak”

Fen İşleri Dairesi Başkanı Nurettin Özbey şunları söyledi:

“GES projemiz ile yılda 43 bin ton karbondioksit salınımının önüne geçmiş oluyoruz. Eğer bu tesis olmasaydı bu enerjiyi karşılamak için yılda 13 bin ton kömür kullanmak zorunda kalınacaktık. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak burada ciddi anlamda kentimize katma değer sağlayacak bir yatırımı gerçekleştirdik. Burada ürettiğimiz enerjiyi doğrudan biz vermiyoruz. Burada ürettiğimiz elektriği biz Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin sistemine devrediyoruz. Direk enerji olarak bu sisteme dahil oluyor. Biz de kendi diğer tesislerimizde tükettiğimiz enerji ile ürettiğimiz eklektiği mahsuplaşıyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.