Trafik kazasında hayatını kaybeden meclis üyesi toprağa verildi - Karabük Haber Postası
hamza jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Haziran, 2024 11:09 tarihinde yayınlandı
0
0

Trafik kazasında hayatını kaybeden meclis üyesi toprağa verildi

Kastamonu’nun Araç ilçesinde nakliye kamyonunun bariyerlere çarparak devrildiği kazada hayatını kaybeden AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Hamza Rengi, son yolculuğuna uğurlandı.

Kaza, Araç ilçesi Karabük-Kastamonu karayolu Akgeçit mevkiinde meydana gelmişti. İstanbul’dan Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesine inşaat malzemesi ve hırdavat taşıyan AK Parti Doğanyurt İl Genel Meclis Üyesi Hamza Rengi idaresindeki 34 VN 1898 plakalı IVECO marka nakliye kamyonu, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde refüjdeki bariyerlere çarpmıştı. Bariyerlerin üzerinde yan yatarak yaklaşık 50 metre sürüklenen kamyonun sürücüsü Rengi, araç içerisinde sıkışarak hayatını kaybetmiş, kamyonda bulunan Hakkı Yılmaz ise ağır yaralanmıştı. Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Hakkı Yılmaz, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Hayatını kaybeden AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Hamza Rengi, Doğanyurt ilçesine bağlı Başköy köyünde gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kaymakam Yusuf Ercan Yalçınöz, çok sayıda partili ve köy halkı katıldı.

AW236739 02 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay