Reklam
Reklam
trabzonspor kis transfer doneminde 4 oyuncu aldi 9 oyuncu gonderdi pNv61mNd
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Şubat, 2025 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Trabzonspor, kış transfer döneminde 4 oyuncu aldı, 9 oyuncu gönderdi

Trendyol Muhteşem Lig’de 13 Ocak’ta başlayan orta transfer devrinde Trabzonspor 4 oyuncuyu takımına katarken, 9 oyuncu ile de yollarını ayırdı.

Bordo-mavili grup, orta transfer periyodunda takımını güçlendirmek ismine 4 yeni oyuncuyu renklerine bağladı. Ukraynalı forvet Danylo Sikan, 6 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer edildi. Tıpkı halde Ukraynalı kanat oyuncusu Oleksandr Zubkov da 6 milyon Euro karşılığında kadroya katıldı. Bunun yanı sıra Mustafa Eskihellaç 400 bin Euro, Tim Jabol Folcarelli ise 1 milyon Euro bedelle Trabzonspor’a transfer oldu.

9 oyuncuyla yollar ayrıldı

Trabzonspor, takımında değişime giderek 9 oyuncusuyla vedalaştı. Mısırlı futbolcu Mahmoud Trezeguet, 1.6 milyon Euro karşılığında kadrodan ayrıldı. Savunma oyuncusu Eren Elmalı 4 milyon Euro, orta saha oyuncusu Umut Güneş ise 2.3 milyon Euro bonservis bedeliyle öbür ekiplere transfer oldu. Karadeniz grubu bu oyuncuların transferlerinden 8 milyon Euro gelir elde etti.

3 oyuncuyla fesih yaptı

Trabzonspor, Umut Bozok, Enis Bardhi ve Mislav Orsic’in kontratlarını ise fesh etti. Borna Barisic, Poyraz Efe Yıldırım ve Serkan Asan ise dönemin ikinci yarısında farklı kadrolarda kiralık olarak gönderildi.

Trabzonspor’un takımında yapılan transferler ve giden oyurcuların akabinde takımda istikrar sağlandı. Karadeniz grubunda 14 yerli ve 14 yabancı oyuncu yer aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin