Reklam
Reklam
trabzonspor avci ile deplasmanda daha fazla puan topladi FHgQpXSK jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Nisan, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
0

Trabzonspor, Avcı ile deplasmanda daha fazla puan topladı

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, bordo-mavili takımın başına ikinci kez geldiği dönemde en çok puanı dış sahada topladı. Avcı, deplasmanda 21, evinde ise 19 puan aldı.

Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Konyaspor ile deplasmanda karşılaşan Trabzonspor, sahadan 3-1’lik galibiyetle ayrılarak moral buldu. Bordo-mavililer, bu galibiyetle birlikte Abdullah Avcı’nın ikinci kez takımın başına geldiği dönemde iç sahaya göre dış sahada daha çok puan topladı.

Karadeniz ekibi, Avcı yönetiminde oynadığı 23 maçın 11’ini evinde, 12’sini ise deplasmanda oynadı. Avcı’nın öğrencileri söz konusu maçlarda 12 galibiyet, 4 beraberlik ve 7 mağlubiyet aldı. İç sahada oynanan 11 maçta 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 19 puan kazanan deneyimli çalıştırıcı, deplasmanda ise 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 3 mağlubiyetle 21 puanı hanesine yazdırdı.

Trabzonspor, Abdullah Avcı ile deplasmanda Fenerbahçe, Gaziantep FK, İstanbulspor (hükmen), MKE Ankaragücü, Pendikspor ve Konyaspor’u mağlup etti. Fatih Karagümrük, Sivasspor ve Antalyaspor ile berabere kalan bordo-mavililer, Çaykur Rizespor, Beşiktaş ve Alanyaspor deplasmanlarında ise puan alamadı.

Trezeguet, deplasmanları daha çok seviyor

Trabzonspor’da bu sezon attığı 10 golle takımın en skorer oyuncusu olan Trezeguet, bu gollerden 6’sını deplasman müsabakalarında kaydetti. Mısırlı oyuncunun deplasmanda gol attığı maçlarda ise bordo-mavililer mağlubiyet olmadı ve söz konusu maçlarda 13 puan elde etti.

29 yaşındaki futbolcu dış sahada Gaziantep FK ağlarını 2 kez sarsarken Sivasspor, İstanbulspor, Pendikspor ve Konyaspor karşılaşmalarında da 1’er gol buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin