Trabzon Kültür Yolu Festivali sona erdi - Karabük Haber Postası
trabzon kultur yolu festivali sona erdi 3vSnJT8q jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Temmuz, 2024 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Trabzon Kültür Yolu Festivali sona erdi

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Trabzon Kültür Yolu Festivali sona erdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Türkiye Kültür Yolu Festivali” kapsamında organize edilen “Trabzon Kültür Yolu Festivali” sona erdi. Festivalin son gününde Trabzon Büyükşehir Belediyesi Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde piyanist ve besteci Tuluyhan Uğurlu’nun “Güneş Ülke Anadolu” konseri yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi aynı zamanda, “Türk Halk Müziği Solistler Geçidi 8 Saz 8 Solist” konserine de ev sahipliği yaptı. Sivas Devlet Türk Halk Müziği Korosu Orkestrası’ndan “Tulum ve Kemençe ile Karadeniz Ezgileri” etkinliğinde kemençede Rıza Can Özel, tulumda ise Mustafa Gökay Ferah’ın performansı Trabzon Devlet Tiyatrosu Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde Trabzonlularla buluştu. Fazlı Çoban & Naci Bülbül & Gülnihal Musiki Topluluğu’nun konseri ve M. Ali Tuncer ve Hüseyin Yazan’ın “Gönülden Gönüle Hoş Bir Seda” sohbeti Ayasofya Cami’nin etkileyici atmosferinde gerçekleşti.

Çocuklar için festival

Hüseyin Avni Aker Millet Bahçesi’ne kurulan “Çocuk Köyü”nde birbirinden renkli aktiviteler, atölye çalışmaları, sahne gösterileri, tiyatrolar, oyun alanları ve daha birçok etkinlik yer aldı. Çocuklar festivalin son gününde, “Kavuklu ile Pişekar” ve “Maşa ile Koca Ayı” sahne şovuyla eğlenceli saatler yaşadı.

Trabzonlular Ebru Yaşar ile coştu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Trabzon’da düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin son gününde sahne sevilen sanatçı Ebru Yaşar’ın oldu. Ebru Yaşar, şarkılarını on binlerce Trabzonluyla hep bir ağızdan söyledi.

Trabzon Kültür Yolu Festivali kapsamında Fuar Merkezi’nde kurulan sahnede hayranlarıyla buluşan Ebru Yaşar’a Trabzonlular büyük ilgi gösterdi. Sevilen şarkılarıyla beraber Karadeniz türkülerini de seslendiren sanatçı, İçime Ata Ata şarkısında vokalisti Mete ile de bir düet gerçekleştirdi. Hayranının hazırladığı dövize imza attığı anlar ise büyük alkış aldı. Ebru Yaşar sahnede yaptığı konuşmada, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’na çok teşekkür ediyorum, bizi sizlerle buluşturuyorlar” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.