TOKİ’den Muhtaç Ailelere Konut Satışı - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Nisan, 2015 14:30 tarihinde yayınlandı
0
0

TOKİ’den Muhtaç Ailelere Konut Satışı

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü tarafından muhtaç aileler için Bulak Köyü sınırları içinde yaptırılan 2+1 66 adet konutun satışı için başvurular başladı.
Konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada; “Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü tarafından muhtaç aileler için Bulak Köyü sınırları içinde 2+1 nitelikte inşa ettirilen 66 adet konut Vakıf Mütevelli Heyetinin 13.04.2015 tarih ve 2015-14/12 nolu kararı gereğince satışa sunulacaktır.
2+1 Konutların maliyeti 35.100-TL olup fayda sahipleri 270 ay sabit taksit ile geri ödemelerini gerçekleştirecektir. Başvuru sayısının satışa sunulan konut adedinden fazla olması durumunda, daha sonra belirlenecek yer ve tarihte noter huzurunda kura çekimi yapılacaktır.
Karabük Merkez İlçe mahalle ve köy sınırları içerisinde en az 1 (bir) yıldır ikamet edenlerin söz konusu konutlara başvurularını 15.04.2015-15.05.2015 tarihleri arasında Valilik binası giriş katında bulunan Tek Adımda Hizmet Bürosuna şahsen yapmaları gerekmektedir.
Başvuru şartları ve istenilen belgeler;
BAŞVURU ŞARTLARI
Başvuru sahiplerinin aşağıda yer alan özellikleri taşıması gerekmektedir.
TC vatandaşı olmak, 21 yaş ve üzerinde olmak, ancak eşi vefat etmiş olan çocuklu dul kadınlarda yaş şartı aranmaz, Kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmamak, 3294 sayılı Kanun’a uygunluğu ilgili SYD Vakfı tarafından tespit edilmek ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarından yardım alıyor veya alabilecek durumda olmak, Konutların bulunduğu yerde(il ya da ilçe ise o il ya da ilçe; büyükşehir olan yerlerde İl Vakfınca başvuru alındığı durumlarda büyükşehir belediye sınırları içerisinde yer alan ilçelerde) en az bir yıldır ikamet etmek, Kendisi ile eşinin velayeti altındaki çocuklarının mülkiyetinde herhangi bir konutu bulunmamak, Bir hane halkı adına (yani kişinin kendisi, eşi ve velayeti altındaki çocukları adına) yalnızca bir adet başvuru yapmak, TOKİ konutlarından satın almamış olmak ve TOKİ konut kredisi kullanmamış olmak.
BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER
Başvuru sahipleri: Nüfus cüzdanı fotokopisini, İkametgâh ilmühaberini (Konutların yapılacağı yer sınırları içerisinde en az 1(Bir) yıldır ikamet ettiğine dair), T.C. Kimlik Numaraları (bütün aile bireylerinin), Ayrıca, engelli vatandaşlarımız engelli kimlik kartının fotokopisini veya tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış sağlık heyet raporunu(en az %50 engelli olduğuna dair) İbraz edeceklerdir.
Başvuru sahibi ayrıca başvuru formunda istenilen diğer belgeleri vermekle yükümlüdür. Eksik evrak ibraz edenler kuraya katılma haklarını kaybedeceklerdir.
Yukarıda yer alan başvuru şartlarına sahip olan; 1. Kategori olan “En az %50 engelli vatandaşların” 2. Kategori olan ” Diğer alıcı adaylarının”
Başvuruları ayrı olarak 2 kategoride kabul edilecektir.
3294 sayılı kanun kapsamında bulunan engelli vatandaşlar için söz konusu il/ilçede yapılacak toplam konut sayısının %10’una kadar kontenjan ayrılacaktır. Yüzde hesaplaması sonunda 0,1’lik artış bile engellilerin lehine bir üst tam sayıya tamamlanır.
HAK SAHİPLERİNİN BELİRLENMESİ
Başvuruların yapılmasının ardından Vakıf tarafından hakkında 3294 sayılı kanun kapsamında olduğuna dair Vakıf Mütevelli Heyet Kararı alınanlar arasından konut hak sahiplerini belirlemek üzere TOKİ tarafından belirlenecek yer ve tarihte, asil ve yedek fayda sahipleri kurası noter huzurunda çekilecektir. Kurada % 50 oranında yedek liste belirlenecektir” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
sumela manastirinda kritik hat mercek altinda IWztNjG7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Nisan, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Sümela Manastırı’nda kritik hat mercek altında

Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Vadisi’nde bulunan tarihi Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme olayları ve yaralanmaların ardından, özellikle yürüyüş güzergâhındaki risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik 300-400 metrelik ulaşım hattını kapsayan kapsamlı bilimsel inceleme başlatıldı.

Türkiye’nin önemli inanç ve kültür turizmi merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme ve yaralanma olaylarının ardından yürüyüş güzergahındaki risklerin azaltılmasına yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Trabzon Valiliği ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen projede, manastır çevresinde yıllar içinde yapılan kaya ıslahı ve restorasyon çalışmalarına rağmen özellikle 300-400 metrelik ulaşım yolunun risk analizi yapılacak.

Bölgede daha önce kapsamlı bir müdahale yapılmayan bu güzergahta, geçmişte yaşanan olayların yeniden gündeme gelmesi üzerine detaylı mühendislik incelemeleri başlatıldı. Çalışmalar kapsamında lidar uçuşları ile arazi taranacak, bitki örtüsü temizlenerek riskli kaya blokları tespit edilecek. Elde edilecek veriler doğrultusunda üç boyutlu modellemeler hazırlanacak, olası kaya düşmelerinde blokların hareket yönü, hızı ve enerjisi hesaplanacak. Bu analizlerin ardından bölgede uygulanacak kaya ıslah yöntemleri belirlenecek.

Prof. Dr. Hakan Ersoy: “Önlem alınmayan yer ulaşım yoluydu”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme olayları ve yaralanmaların ardından yürütülen risk azaltma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ersoy, manastır çevresinde uzun yıllardır kaya düşme vakalarının görüldüğünü, bu kapsamda son 10 yılda çeşitli önlem projelerinin hayata geçirildiğini belirtti. Özellikle yaklaşık 300-400 metrelik ulaşım yolunda yeterli çalışma yapılmadığını ifade eden Ersoy, “Sümela Manastırı’nda bundan önceki yıllarda birkaç vaka yaşanmış. Bu vakalarda yaralanmalar olmuştu. Valiliğimizle birlikte Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi olarak olaya el attık. Yıllardan beri Sümela Manastırı’nda kaya düşme vakaları yaşanıyordu. 10 yıllık süreç içerisinde önlem projeleri alındı. Önlem alınmayan yer ulaşım yoluydu. Sümela manastırını tamamen risklerden arındırmaya çalıştık ama oradaki yaklaşık 300-400 metrelik ulaşım yolunda problemler olabiliyor. Bu çalışmalara üniversite olarak da el attık ve Valiliğimizle birlikte bir proje aşamasındayız. Restorasyon sürecinde kaya ıslahı da yapıldı. Türkiye’ye örnek olacak projeler orada yapıldı ama hiçbir problem olmadığı için ve geride kaldığı ulaşım güzergahında çalışmalar gerçekleştirilmedi. Aslında gözden kaçmış gibi de görünüyor. Geçtiğimiz yıllarda orada bir vaka yaşandı ve bu gündeme geldi. Çünkü burası dünyanın gözünün önünde olan bir bölge ve küçücük bir hataya mahal vermez” dedi.

“Lidar uçuşları yapacağız”

Yürüyüş yolunun yüksek riskli bir alan olmadığını belirten Ersoy, “Yürüyüş yolu çok riskli bir bölge değil. Orada can kaybına neden olacak büyük bir risk beklemiyoruz. Lokal önlemlerle orası geçilebilir ama bizim amacımız oradan geçecek insanların başına küçücük bile bir şey gelmemesidir. Kamuoyunun sürekli takip ettiği bir alan olduğu için uluslararası arenaya da açık bir bölge. Dolayısıyla küçücük bir olaya bile mahal vermemesi açısından önemli. Çünkü biz kaya düşme projelerinin projelendirirken mühendislik açısından baktığımız kadar önemli olan insan mevcudiyetidir. Riskli bir bölge insan mevcudiyetinden farklı puan alır olmayınca farklı puan alır. Dolayısıyla bu anlamda Sümela Manastırı’nın olduğu bölge tamamıyla dünyayı açılan kapı olduğu için risk potansiyeli yüksek. Biz burada hataya mahal vermemeliyiz. Kaya ıslah projelerinde çelik ağ uygulamalardan biri ama bizim onu anlayabilmemiz için orada lidar uçuşları yapacağız. Bitki örtüsünü arındırarak riskli blokları tespit edeceğiz. Özellikle kaynak kaya niteliğindeki blokları tespit ettikten sonra üç boyutlu modeller var oradaki ölçümler neticesinde meydana gelebilecek blokların yolunu, enerjisini, hızını biz ortaya üç boyutlu olarak koyabiliyoruz. Bunlar belirlendikten sonra hangi ıslah çalışmalarının yapılması gerektiği tartışılmalı. Bizim analizlerden elde edeceğimiz sonuçlar bize neyi uygulamamız gerektiğini söyleyecek. Belki de oradaki mevcut duvarı 1 metre yukarıya yükseltmekle bile riski bertaraf edebiliriz. Öngörümüz var ama mühendislik anlamında sayısal konuşmalıyız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin