Tokat şehir içi halk otobüslerinde teknolojik dönüşüm başladı - Karabük Haber Postası
tokat sehir ici halk otobuslerinde teknolojik donusum basladi uFR4pwGd
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Mayıs, 2025 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Tokat şehir içi halk otobüslerinde teknolojik dönüşüm başladı

Tokat’ta kent içi halk otobüslerinin 1 Haziran’da dijital sisteme geçmesiyle ulaşımda yeni bir periyot başlayacak.

Tokat kent içi halk otobüsleri vatandaşlara daha inançlı, süratli ve konforlu bir ulaşım hizmeti sunmak gayesiyle kapsamlı bir yenilik sürecine girdi. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun takviyesiyle başlatılan bu dönüşüm, çağın gereksinimlerine uygun birçok teknolojik sistemi kapsıyor.

“Yeni sisteme 1 Haziran itibariyle büsbütün geçmiş olacak”

Şehir içi otobüslerinde dijital dönüşümün 1 Haziran itibariyle başlayacağının muştusunu veren S.S. 3 Nolu Tokat Halk Otobüsleri Kooperatifi Başkanı Şükrü Süer, “Yapılan yatırımlar kapsamında yolcuların can ve mal güvenliğini sağlamak hedefiyle araçlara online kamera sistemi ve panik butonları yerleştirildi. Böylelikle olması mümkün olaylara anlık müdahale imkânı sağlandı. Ayrıyeten kredi ve banka kartlarıyla ödeme sistemi devreye alınarak, kent dışından gelen yolcular için de büyük kolaylık sağlandı. Yeni oluşturulan taşınabilir uygulama üzerinden kart bakiyesi sorgulama, online yükleme, güzergâh bilgileri, durak krokileri ve otobüs pozisyonları üzere tüm ayrıntılara ulaşılabiliyor. Uygulamayı kullanamayan yolcular için ise kentin birçok noktasına yerleştirilen akıllı duraklar sayesinde araçların geliş-gidiş saatleri anlık olarak takip edilebiliyor. Tıpkı vakitte kentin çeşitli bölgelerine kurulan otomat dolum aygıtları ile vatandaşlar 24 saat boyunca bakiye yükleyebilecek. Yeni sistem 1 Haziran itibariyle tam manasıyla devreye alınması planlanıyor. Bu tarihten itibaren eski aygıtlar kapatılacak ve eski kartların kullanımı sona erecek. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması ismine, yeni kartlarını en yakın bayilerden temin etmeleri kıymetle rica ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.