Reklam
Reklam
141
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
17 Haziran, 2025 12:31 tarihinde yayınlandı
0

Tıp Fakültesi Mezunları Hekimliğe İlk Adımını Attı

Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi 147 mezun verdi. Altı yıllık eğitimin ardından diplomalarını alan tıp öğrencileri hekimliğe merhaba dedi.

Karabük Üniversitesi 2024–2025 Akademik Yılı mezuniyet törenleri kapsamında, Tıp Fakültesinin mezuniyet programı Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende mezuniyet coşkusunu yaşayan öğrenciler, uzun ve zorlu bir eğitim sürecinin ardından hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı.

Törene; Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Ak, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ahmet Taylan Çebi, fakülte dekanları, akademik ve idari personel, öğrenciler ile aileleri katıldı.

“SAĞLIK ALANINDA DÜNYA BİRİNCİLİKLERİ KAZANIYORUZ”

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık törende yaptığı konuşmada, Karabük Üniversitesinin bilimsel başarılar bakımından Türkiye’nin önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri hâline geldiğini belirtti.

Sağlık bilimleri alanında kazanılan başarıların üniversitenin eğitim kalitesini ortaya koyduğunu vurgulayan Rektör Kırışık, şu ifadeleri kullandı:

“Üniversite olarak hem sağlık bilimlerinde hem de fen ve sosyal bilimlerde ciddi başarılar elde ediyoruz. Türkiye birincilikleri yakalıyor, dünya birinciliklerini şehrimize ve ülkemize kazandırıyoruz. Sağlık bilimleri alanında elde edilen bu başarılar, tıp fakültemizde sunduğumuz eğitimin dünya çapında bir kaliteye sahip olduğunu açıkça göstermektedir.”

“SAĞLIKFEST, ÜNİVERSİTEMİZİN SAĞLIK ALANINDAKİ YETKİNLİĞİNİ DÜNYAYA İLAN ETTİ”

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, konuşmasının devamında 6–7 Kasım 2024 tarihlerinde Karabük Üniversitesinde gerçekleştirilen Sağlık Bilimleri Festivali “Sağlıkfest”e de değinerek şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’de ve hatta dünyada ilk kez yapılan Sağlık Bilimleri Festivali, üniversitemizin sağlık alanındaki yetkinliğini ve bilimsel altyapısını tüm dünyaya ilan etti. Bu tür yenilikçi ve vizyoner etkinliklerle Karabük Üniversitesi, sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası alanda da adından söz ettirmektedir.”

“KARABÜK ÜNİVERSİTESİ MEZUNU OLMANIN ONURUNU TAŞIYIN”

Rektör Kırışık, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmasında ise şunları kaydetti:

“Karabük Üniversitesi mezunu olmanın gururunu, onurunu, saygınlığını ve itibarını her ortamda taşıyın. Göğsünüzü gere gere ‘Ben Karabük Üniversitesi mezunuyum’ deyin ve bunu her yerde savunun. İnşallah siz değerli mezunlarımızla, ailelerinizle ve tüm milletimizle birlikte, Türkiye’de bilimin yüzyılını kuracak bir vizyonu tüm dünyaya hâkim kılacağız.”

“TIP EĞİTİMİ, BİLGİ KADAR SABIR VE ŞEFKATLE ÖRÜLMÜŞ BİR YOLCULUKTUR”

Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Ak ise öğrencilerin tıp eğitim sürecini büyük bir azimle tamamladıklarını belirterek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Öncelikle tıp yolculuğunuzun en zirvesine ulaştığınız için her birinizi tebrik ediyorum. Sayısız gece nöbetleri, karmaşık tıbbi terimler, ilk klinik dokunuşlar… Bu yolculuk sadece bilgi edinmekle değil sabır, dayanıklılık, şefkat ve insanlığa hizmet aşkını öğrenmekle ilgiliydi. Tıp, insanlığın en eski ve en kutsal mesleklerinden biridir. Hipokrat’ın yeminindeki o saklı olan bilgelik artık sizin de yol haritanızdır. Yolunuz açık, bilginiz derin, yüreğiniz insan sevgisiyle dolu olsun. Hepinizi tekrar tebrik ediyor, meslek hayatınızda başarılar diliyorum.”

“HEKİMLİK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan da konuşmasında, mezun olan öğrencilerin artık meslek hayatına adım attıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

“Sizler altı yıl önce bir meslek değil, bir yaşam biçimi seçtiniz. Hekimlik, yaşam boyu öğrenmeyi gerektirir. Beyaz önlüğün getirdiği sorumluluğu taşımalı, hasta ve hekim arasına vicdan dışında hiçbir şeyin girmesine izin vermemelisiniz.”

“HEKİMLİK, BİRÇOK ZORLUĞU GÖĞÜSLEYEREK YAPILAN BİR MESLEKTİR”

Fakülteyi birincilikle bitiren Fatma Zehra Kılınç ise mezuniyetin sadece bir son değil aynı zamanda yeni başlangıçların habercisi olduğunu ifade etti. Kılınç, şu sözlerle duygularını paylaştı:

“Tıp Fakültesi sadece bilgiyle değil, sabırla, uykusuz gecelerle, gözyaşlarıyla ve fedakârlıkla örülmüş bir yolculuktur. Hekimliğin yalnızca sınavlardan ibaret olmadığını, hastalığın değil hastanın var olduğunu öğrendik.” Konuşmaların ardından dereceyle mezun olanlara başarı belgeleri takdim edildi. Fakülte birincisi Fatma Zehra Kılınç, ikincisi Gökçe Keskin ve üçüncüsü İrem Nas oldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin