Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu - Karabük Haber Postası
tezgahlarda hamsi ve istavrit bollugu LVyHe7FC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Aralık, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Karadeniz’de bu dönem fırtınalı geçen av dönemi nedeniyle fiyatı inişli çıkışlı bir grafik izleyen hamsinin satış fiyatı 200 TL’den 100 TL’ye geriledi.

Son yılların en bereketli dönemi yaşanırken bu bolluk orta ara devam ediyor. Döneme bol ölçüde palamut avı ile başlayan balıkçılar sonrasında hamsi ile yüzleri gülerken, hamsinin apansız kesilmesiyle büyük ıstırap yaşadılar.

Trabzon Balık Hali’nde bugün itibariyle tezgâhları yüklü olarak hamsi ve istavrit süslerken dün kilosu 200 TL’den satılan hamsinin fiyatı yarı yarıya gerileyerek 100 TL’ye kadar düştü.

Hamsinin yanı sıra istavritte de bariz bir bolluk yaşanırken kilosu 100-125 TL ortasında değişiyor. Balıkçılar hamsinin orta sürpriz yaptığını belirtirlerken umutlarının bundan sonra bol avlanması tarafında olduğunu söylediler.

Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin dün kilosu 200 TL iken bugün 100-125 TL ortasında değiştiğini belirterek “Hamsi bugün bol geldi dün azdı. Dün kilosu 200 TL iken bugün fiyatı 100-125 TL ortasında değişiyor. Dün genelde Trabzon dışından, Sinop taraflarından gelen hamsiden sonra Trabzon açıklarında avlanması bizim için büyük sürpriz oldu. Karadeniz’in vazgeçilmezi hamsi. Vatandaş, genelde hamsi ve istavritin fiyatları düşmesi durumunda bu balıklara daha çok talep gösteriyor. İstavrit daha evvel 125-150 TL civarında idi onun da fiyatı geriledi 100 TL’ye indi. Bugün istavritte bol hamsi de bol. Hamsi bundan sonra fazla görüneceğini zannetmiyorum fakat bu türlü ortada bir sürpriz yapma talihi çok” dedi.

Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, hamsinin orta ara kaybolduğunu kaydederek “Dün hamsi pek yoktu bugün tekrar görünmeye başladı. Dün hamsinin kilosu 200-250 TL iken şu anda 150 TL’ye satıyoruz. Hamsi iki gün evvel pek görünmedi bugün daha bol. Hamsi bu türlü orta ara kaybolur orta ara gelir. Balık çeşitlerimizin fiyatı ise istavrit 125 TL, çinakop 300 -350 TL, barbun 200-400 TL, sargan 250 TL, mezgit 200-400 TL” diye konuştu.

Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, ise “Tekneler 4-5 gündür denize çıkamadığı için kesilmişti. Bugün bol geldi kilosu 100 TL civarında satılıyor. Dün hamsinin fiyatı 200 TL idi. İstavritin kilosu 100-125 TL ortasında. Bundan sonrası için hamsinin 15-20 gün daha devam etmesini umuyoruz. Havalar yeterli gittiği sürece hamsi olabilir” halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay