KASTAMONU Taşköprü Belediyesi’nin bu yıl 18-21 Ağustos tarihlerinde 30.’sunu düzenlemeye hazırlandığı Uluslararası Kültür ve Sarımsak Festivali’nin iptal edildiği açıklandı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, 15 Temmuz 2016 akşamı asker kıyafeti giymiş silahlı teröristler aracılığıyla bir alçak darbe girişimine kalkışıldığını hatırlatarak, “Aziz milletimizin demokrasiye sahip çıkan destansı duruşu ve Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın sağlam iradesi ile hükümetimizin ve siyasi partilerimizin demokrasiye sahip çıkmadaki tereddütsüz kararlılığı sayesinde darbe girişiminde bulunan bu ihanet çetesi kısa zamanda püskürtülmüş, darbeciler müstahak oldukları cezalara çarptırılmak üzere adalete teslim edilmişlerdir. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulumuz üç ay süreliğine “Olağanüstü Hal” kararı almıştır” dedi. Taşköprü Belediye başkanlığı olarak, devletin kalbine, milli iradenin tecelligahı olan TBMM’ye ve millete silah çeken bu ihanet şebekesini bertaraf edilme sürecinin devam ettiğini ifade eden Başkan Arslan, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuk düzeni, demokrasi ve ekonomik istikrar ile kamu düzenimizin korunması için azami özen göstereceğimizden bütün vatandaşlarımız emin olsunlar. Bu süreçte demokrasimize ve istikrarımıza sahip çıkan bütün vatandaşlarımıza, siyasi partilerimize, medyamıza, iş dünyamıza ve sivil toplum örgütlerimize bir kez daha şükranlarımızı arz ediyoruz” diye konuştu Başkan Arslan, bu kapsamda bu yıl 18-21 Ağustos tarihleri arasında 30.’su düzenlenecek olan Uluslararası Taşköprü Kültür ve Sarımsak Festivali ve Pompeiopolis Antik Kenti Tanıtım Etkinliklerinin iptal edildiğini açıkladı.


Taşköprü Sarımsak Festivali iptal edildi
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

