karabuk
İmsak 05:48
Güneş 07:13
Öğle 13:06
İkindi 16:16
Akşam 18:50
Yatsı 20:09
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
gegege 1
Mustafa Akgün tarafından
04 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” Geleneği Yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

vq2
Asuman Doğan tarafından
04 Mart, 2026 14:59 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

DOĞDU: “ATATÜRK, TÜRK MİLLETİNİN YÜCE DEĞERİDİR”

Sosyal medya platformu X'te paylaştığı bir videoda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında "İslami yönü iyi değil", "İslam'ı yok etmiş" ve "İslam düşmanı" gibi yakışıksız ifadeler kullanan Sağlık-Sen Karabük Şubesi Başkan Yardımcısı Nurettin Çamlıca, kent gündeminde infial yarattı. Gazetemizde yer alan haberin ardından Karabük kamuoyundan tepkiler peş peşe geldi.

“ATATÜRK, TÜRK MİLLETİNİN YÜCE DEĞERİDİR”

Kamu-Sen Karabük İl Temsilcisi Sadık Doğdu, yaptığı yazılı açıklamayla Çamlıca’yı ve bağlı bulunduğu sendikayı kınadı. Doğdu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Karabük'te, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili bir sendika temsilcisinden ağza alınmayacak sözler sarf edilmiştir. Kamu-Sen İl Temsilciliği olarak bu arkadaşımızı ve bu sendikayı şiddetli bir şekilde kınıyoruz.

Atatürk demek; inanmış bir insan, üstün nitelikli bir dava adamı demektir. Atatürk demek; vatan ve milletin saadeti ve selameti demektir. Atatürk demek; Milli Mücadele'nin başı, Cumhuriyet'in başı ve Türkiye'nin banisi demektir. Aziz Atatürk, emperyalizmle vuruşa vuruşa, imparatorluğumuzun enkazı altında tomurcuklanmış yeni Türk Devleti'ni iman ve irade gücüyle ortaya çıkarmıştır. Selanik'te pembe boyalı ahşap evde doğup, Türk vatanını zulmün pençesinden kurtararak Cumhuriyet'in doğuşunu sağlamıştır.

Atatürk, Türk Milleti'nin yüce bir değeridir, kurucu bir liderdir, ilk Cumhurbaşkanımızdır. Türk Devleti'ni kuran ecdadımız neyse, Türk Milleti'nin gönlündeki yerleri nasılsa; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk de tıpkı onlar gibidir.

Sevmeyeni sevmeyiz. Ne kirli ellerin dokunmasına, ne de kötü bir söz söylenmesine müsaade ederiz, buna tahammülümüz yoktur. Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir. Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Sahibi ve mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Aziz Türk Milleti'dir. Ne Mutlu Türküm Diyene!"

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.