Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
31 Mayıs, 2017 13:40 tarihinde yayınlandı
0

Tarihi Çarşıdaki SAKEM’de İftar Bereketi

 

Tarihi Çarşı SAKEM’de verilen iftar yemeği Safranbolu’daki en kalabalık iftar yemeklerinden birisi olurken, Belediye  Başkanı Necdet  Aksoy’a vatandaşlar tarafından gösterilen ilgi de gözlerden kaçmadı. İftar programının beklenilenin iki – üçö katı daha kalabalık olmasını vatandaşlar Ramazan Bereketi olarak yorumlarken, iftar sonrası edilen duaların ardından kısa bir konuşma yapan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ; “Böylesine güzel bir akşamda bizlerle bir arada olduğunuz, iftarımıza teşrif ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Cenabı Hakkın izni ile çok güzel bir Ramazan ayını hep birlikte huzur içerisinde yaşıyoruz.

Belediyemiz tarafından yeniden düzenlenen SAKEM bahçesinde sizlerle birlikte orucumuzu açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Değerli hemşerilerim, modern belediyecilik anlayışı ile sizlerin talepleri doğrultusunda çalışmalarımız tüm hızı ile devam etmektedir. Beyaz Masa’dan Fen İşleri Müdürlüğümüze kadar tüm birimlerimiz 24 saat sizlerin hizmetinde. 2009 yılında nasıl bir heyecan ve şevkle işe koyuldu isek bu gün de aynı heyecanla çalışıyoruz. İnşallah mübarek ramazan ayında da Yüce Rabbimin verdiği kuvvetle mahallelerimizde hiçbir sorun yaşanmaması için çabalıyoruz. En büyük desteğimiz ise sizlerin duaları, Bununla birlikte yine her yıl olduğu gibi bu güzel iftarların verilmesine vesile olan hayır severlerimize de teşekkür ediyorum“dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin