Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Haziran, 2017 11:53 tarihinde yayınlandı
0

Tarihi Çarşıda Bayram Coşkusu

Safranbolu’da Tarihi Çarşıda yapılan bayramlaşma törenine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

Safranbolu Kaymakamı/Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer’in ev sahipliğinde gerçekleşen bayramlaşma töreninde Safranbolu Protokolü de hazır bulundu.

Protokol üyeleri ve vatandaşlarla bir süre sohbet eden Ürkmezer, Gerek kaymakamlık gerekse Belediyenin bu güzel dokuyu yaşamaya gelenlere yine bu dokuya uygun misafirperverlikle  hizmet edeceğini söyledi.

Kaymakamlık ve Belediyedeki kapıların tüm siyasi partilere, Sivil Toplum Kuruluşlarına, esnafa ve özellikle vatandaşlara sonuna kadar açık olduğunu kaydeden Ürkmezer, “Amacımız Safranbolu’ya ve Safranbolu halkına en güzel hizmeti vermek. Bu nedenle daha öncede söylediğim gibi bu hizmetleri hep birlikte gerçekleştireceğiz. Ben bir kez daha bayramınızı en içten duygularımla kutluyor, Bayramın tüm Ülkemize ve İslam Alemine hayırlar getirmesini niyaz ediyorum” dedi.

Kaymakam/Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer’in konuşmasının ardından geleneksel bayram ziyaretlerine geçildi.

İlçe Jandarma Komutanlığı ile başlayan ziyaretler sırası ile Garnizon Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü ve Yetiştirme yurdu ile devam etti

Yetiştirme yurdundaki gençlerle bir süre sohbet eden Ürkmezer burada gençlere harçlık dağıttı.

Bayram ziyaretleri programı Safranbolu Devlet Hastanesi ile son buldu.

Burada yetkililerden hastane hakkında bilgi alan Safranbolu Kaymakamı/Belediye Başkanı Fatih Ürkmezer, yatan hastaları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin