Reklam
Reklam
gq2 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
27 Nisan, 2026 15:33 tarihinde yayınlandı
0

TARİHİ BİNA BOŞALTILMAYA BAŞLANDI

Karabük Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan takas protokolü kapsamında Safranbolu’daki tarihi taş binanın boşaltılma süreci başladı. Bina, Safranbolu Devlet Hastanesi’nin idari birimleri ve bazı sağlık hizmetleri için kullanılacak

Safranbolu’da uzun süredir gündemde olan tarihi taş bina için devir sürecinin tamamlanmasının ardından somut adımlar atılmaya başlandı. Karabük Üniversitesi mülkiyetinde bulunan ve Safranbolu Devlet Hastanesi’nin arka kısmında yer alan tarihi Taş Bina, yapılan protokol kapsamında Sağlık Bakanlığı’na devredilmişti. Devir işlemlerinin resmiyet kazanmasının ardından binanın boşaltılması süreci de başladı.

Bilindiği üzere, söz konusu devir karşılıklı bir takas anlaşması çerçevesinde gerçekleşti. Karabük Üniversitesi kampüs alanı içerisinde bulunan ve Sağlık Bakanlığı’na ait olan yaklaşık 63 dönümlük arsa üniversiteye devredilirken, bunun karşılığında Safranbolu’daki tarihi Taş Bina Sağlık Bakanlığı’na bırakıldı. Bu düzenleme ile hem üniversitenin kampüs alanı genişletilmiş hem de sağlık hizmetleri için yeni bir alan oluşturulmuş oldu.

Son gelişmelere göre, tarihi binada bulunan mevcut birimlerin tahliyesine başlanmış durumda. Boşaltma işlemlerinin tamamlanmasının ardından binanın, Safranbolu Devlet Hastanesi bünyesinde kullanılmak üzere yeniden düzenleneceği öğrenildi. Planlamaya göre, hastanenin idari birimleri ile bazı sağlık hizmet bölümleri bu tarihi yapıya taşınacak.

Bu taşınmanın hastane hizmetlerine de doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. Safranbolu Devlet Hastanesi ana binasında boşalacak alanların, özellikle artan ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniden değerlendirileceği belirtiliyor. Yetkililerden edinilen bilgilere göre, bu alanlarda ilave yoğun bakım ünitesi kurulması planlanırken,  ayrıca bazı servislerin yeniden düzenlenerek daha verimli hale getirileceği ifade edildi.

Yapılan değişikliklerin fiziki kapasitenin artırılması ve sağlık hizmetlerinin daha etkin sunulması açısından önem taşıdığı, özellikle yoğun bakım kapasitesinin genişletilmesinin bölgedeki sağlık hizmetleri için kritik bir gelişme olduğu vurgulandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
turkiyede her 3 eriskinden 1i hipertansiyon hastasi Znd7qT7d
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Mayıs, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Türkiye’de her 3 erişkinden 1’i hipertansiyon hastası

Samsun’da düzenlenen “5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi”nde konuşan Prof. Dr. Erdinç Yavuz, sessiz ilerleyen hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini artırdığına dikkat çekti. Türkiye’de her 3 erişkinden 1’inin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, hastaların büyük bölümünün ise hastalığının farkında olmadığını ifade ederek düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin 24 farklı şehrinden yaklaşık 300 hekim ve akademisyen, “5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi” kapsamında Samsun’da bir araya geldi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen kongrede hipertansiyon, yapay zekânın aile hekimliğindeki yeri, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği ve güncel sağlık sorunları ele alındı. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) organizasyonunda gerçekleştirilen kongrede Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve 5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yavuz, hipertansiyon konusunda toplumdaki farkındalığın yetersiz olduğuna dikkat çekti.

“Düzenli ölçüm yapmak gerekiyor”

Hipertansiyonun bazen belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Yavuz, “Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduğunun farkında olmayabiliyor. Yapılan araştırmalar, tansiyon hastalarının yalnızca yarısına yakınının hastalığını bildiğini gösteriyor. Farkında olup ilaç kullananların da sadece yarısına yakınının tansiyonu kontrol altında bulunuyor. Oysa tansiyon kontrol altında olmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarına yakalanma riski artıyor. Vatandaşların düzenli olarak tansiyon ölçümü yaptırması gerekiyor. Özellikle kayıtlı oldukları aile sağlığı merkezlerinde düzenli kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşıyor. Evinde tansiyon aleti bulunan vatandaşlarımızın da düzenli ölçüm yapmaları, yükseklik tespit etmeleri halinde aile hekimlerine başvurmaları gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’de tuz tüketiminin halen çok yüksek seviyelerde olduğunu dile getiren Yavuz, “Ekmekte bile yüksek oranda tuz bulunuyor. Peynirimiz, zeytinimiz tuzlu. Bu nedenle tansiyonu kontrol altına almak zorlaşıyor. Tuz tüketiminin azaltılması, yürüyüş yapılması, egzersiz ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“3’te 1’i tansiyon hastası”

Türkiye’de erişkinlerin yaklaşık üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu kaydeden Yavuz, hipertansiyonun artık yalnızca ileri yaş grubunda değil, obezitenin yaygınlaşmasıyla birlikte 30’lu yaşlarda da görülmeye başladığının altını çizdi. Sağlık Bakanlığının önerisinin 18 yaş üzerindeki her bireyin yılda en az bir kez tansiyon ölçtürmesi yönünde olduğunu vurgulayan Yavuz, hipertansiyonun uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Hipertansiyon uzun bir maratondur ve ömür boyu sürecek bir tedavi gerektirir. İzlem, en az tanı koymak kadar önemlidir” şeklinde konuştu.

“Kongrenin ana teması yapay zekâ çağında aile hekimliği”

Kongrenin bilimsel içeriğine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Erdinç Yavuz, Karadeniz Bölgesi’nde aile hekimliği alanında akademik üretkenliği ve saha deneyimini bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kongrenin; akademisyenler, uzmanlık öğrencileri ve sahada aktif görev yapan aile hekimleri arasında bilimsel bilgi paylaşımını, deneyim aktarımını ve mesleki dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform haline geldiğini ifade eden Yavuz, her yıl artan katılımcı sayısının daha nitelikli bilimsel programlar hazırlama konusunda kendilerine motivasyon sağladığını söyledi. Bu yıl kongrenin ana temasını “Yapay Zekâ Çağında Aile Hekimliği” olarak belirlediklerini aktaran Yavuz, dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkileri ile yapay zekâ uygulamalarının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yerini bilimsel açıdan değerlendirdiklerini belirterek, “Amacımız katılımcılarımıza klinik uygulamalarına doğrudan katkı sağlayacak güncel ve uygulanabilir bilgiler sunmaktır” ifadelerini kullandı.

Kongrede alanında uzman 30 farklı hekim sunum yaptı. Kongre 18 Mayıs günü son bulacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin