Türk futbolunun efsane golcüleri Tanju Çolak ve Hami Mandıralı, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan Düzyurt İlkokulu ve Ortaokulu’nda öğrencilerle bir ortaya geldi.
Okulda öğrencilerle bol bol fotoğraf çektiren Çolak ve Mandıralı, tertibe öncülük eden iş insanı Necati Kazaz’ın armağan ettiği formaları da imzaladı.
Trabzonspor’un eski futbolcusu ve teknik yöneticisi Hami Mandıralı, ziyaretin büsbütün spontane geliştiğini belirterek, “Trabzon’un değerli iş insanlarından sevgili kardeşimiz Necati Kazaz’ın önderliğinde Düzyurt İlköğretim Okulu’nu ziyarete geldik. Çocuklarla bir ortaya geldik, fotoğraf çekildik, imza verdik. Artık gideceğiz, öteki vazifelerimiz var, onları yerine getireceğiz” dedi.
Türk futbolunun unutulmaz golcülerinden Tanju Çolak ise çocuklarla kucaklaşmaya büyük kıymet verdiklerini tabir ederek, “Çocuklar bizim en değerli, en özel varlıklarımız. Yarınları onlara bırakacağız. O yüzden buraya gelelim, kucaklaşalım, sevgimizi verelim, hürmetimizi gösterelim istedik. Birebir havayı soluyalım diye bu türlü bir hoşluk yaptık. Herkesi keyifli etmeye çalışıyoruz. Kıymetli olan bu hoş sevgiye layık olmak. Düzgün ki varsınız” diye konuştu.
Organizasyonu düzenleyen iş insanı Necati Kazaz da duyduğu memnunluğu lisana getirerek, “Tüylerim diken diken oldu, ben de çok memnunum. Efsanelerimizi çocuklarımızla buluşturalım istedik, çok da hoş oldu. Çocukların heyecanı, memnunluğu gözlerinden okunuyordu. Onları görünce biz de keyifli olduk. Türkiye’nin iki büyük efsanesi burada ve çocuklar onlardan imza alma fırsatı buldu. Futbol bizim için çok büyük bir paha. Trabzonspor bizim için çok büyük bir kıymet. Tanju hocamız da geldi, bizi kırmadı; o da bizim için büyük bir bedel. Spor dostluk ve barış gerektirir; futbol da bunun kıymetli paydaşlarından biri. İnşallah Türk futbolu daha yeterli yerlere gelir, çocuklara da örnek oluruz” tabirlerini kullandı.


Tanju Çolak ve Hami Mandıralı öğrencilerle buluştu
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


