Reklam
Reklam

Süt soğutma tankları hak sahiplerine teslim edildi

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2023 08:00 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu’da Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından hazırlanan yüzde 75 hibe destekli “Kastamonu Süt Üretimi ve Kalitesini Artırma Projesi” çerçevesinde satın alınan süt soğutma tankları, mobil süt konteynırları ve süt nakil aracı hak sahiplerine teslim edildi.

Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından hazırlanan “Kastamonu Süt Üretimi ve Kalitesini Artırma Projesi”, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nca (KUZKA) desteklenmeye layık görüldü. Bu çerçevede yüzde 75 hibe destekli projede 14 adet süt soğutma tankı, 2 adet mobil süt konteyneri,1 adet süt nakil aracı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından finanse edilerek temin edilen 8 adet süt soğutma tankı ile toplam 22 adet tank, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne teslim edildi.

Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği de gerekli şartları sağlayan yetiştiricilere teslim alınan tankları hak sahiplerine teslim etti.

Teslim programına Kastamonu Tarım ve Orman İl Müdürü Bekir Yücel Tanrıkulu, İl Müdür Yardımcısı Özcan Gazioğlu, Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Burak Eminoğlu, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan ile hak sahipleri ve yetiştiriciler katıldı.

Teslim töreninde konuşan Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, 14 adet süt soğutma tankı, 2 adet mobil süt konteyneri,1 adet süt nakil aracı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından finanse edilerek temin edilen 8 adet süt soğutma tankı ile toplam 22 adet tankın Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine teslim edildiğini ve kendilerinin de gerekli şartları sağlayan yetiştiricilere düzenledikleri program ile teslim ettiklerini söyledi.

“Kastamonu Süt Üretimi ve Kalitesini Artırma Projesi” ile sütün daha hijyenik, planlı ve organize bir şekilde dağıtılmasının sağlanacağını belirten Pehlivan, “Hazırladığımız proje ile birlikte yetiştiricilerin süt işleyen firmalar arasında bir köprü görevi üstlenerek sütün daha hijyenik, planlı ve organize bir halde dağıtılması ve pazarlanmasına imkan sağlayacak. Halihazırda üretilen sütlerin soğuk zincire dahil edilerek pazarlanmasıyla çiftçilerimizin hayvancılıktan elde ettikleri kazancın artırılması ve yine bu proje ile satın alınan süt taşıma aracıyla pazara ulaşmak kolaylaşacaktır. Bu sayede bölgemizin tarımsal kalkınmasının sağlanması kırsal alanda üretilen özellikle soğuk zincire dahil edilemeyen sütlerin kalite parametrelerini tespit ederek üreticilerimizin devlet desteklerinden azami oranda faydalanabilmelerinin sağlanması kaliteli ve daha fazla gelir getirici süt elde etmek hedeflenmektedir. Proje ile Kastamonu’da tarımsal faaliyetlerde ilerleme sağlanacaktır. Bölge nüfusunun büyük bir kısmı kırsalda yaşadığı ve gelir kapısının tarım olduğu düşünüldüğünde etkilerinin de fazla olacağı düşünülmektedir. Proje ile hayvancılığın geliştirilmesinde pozitif etki olacaktır. Özellikle süt üretimi ve kalitesini artıracak ve üreticilerin gelirleri artacaktır. İlimize ve yetiştiricilerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin