Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Nisan, 2023 12:05 tarihinde yayınlandı
0

Sosyal Güvenlik Başuzmanı Karakaş: ‘Nisan ayında emekli olan bir EYT’li 9 ödeme alma imkanına sahip olacak’

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, bayram ikramiyeleri ve promosyonları da hesaba katınca EYT çerçevesinde emekli olan bir vatandaşın 9 ödeme alma imkanına sahip olacağını dile getirdi.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin yasalaşmasının ardından ilk emekli maaşları ve bayram ikramiyeleri 14 Nisan’da ödenmeye başlandı. Düzenleme çerçevesinde yaklaşık 1 milyon 500 bini aşkın başvurudan işlemi tamamlanan yaklaşık 250 bin vatandaşın aylıkları hesaplarına yattı. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, mart ayında başvuran EYT’liler arasında kimlerin daha erken maaşlarını alabileceği ve EYT işlemlerinin ne zaman biteceği hakkında açıklamalarda bulundu.

“1,5 milyon olan başvuru sayısının 1 milyon 200 bine kadar düşmesi söz konusu”

Karakaş, mart ayı içerisinde yaklaşık 1,5 milyon kişinin başvuru yaptığını ve bu sayıda mutlak bir düşüşün yaşanabileceğini belirterek “Şöyle ki e-Devlet üzerinden başvurulara baktığımız zaman aynı kişinin birçok kez başvuruda bulunduğu, bunlara ilave olarak da SGK’ya posta yoluyla veya elden başvuruda bulunduğunu görüyoruz. Buna çok somut örnekler de verebiliriz. Anadolu’da bazı şehirlerimizde bazı EYT’lilerin birden fazla başvuru yaptıkları görülmektedir. e-Devlet üzerinden tam 183 kez başvuruda bulunan EYT’li vatandaşımız var. Hatta 183 başvuru da yetmemiş, ayrıca gidip SGK’ya şahsen başvurmuş. Dolayısıyla bu kadar mükerrer başvuruyu göz önünde bulundurduğumuzda benim kendi yaptığım hesaplamalara göre bu 1,5 milyon başvurunun önemli ölçüde düşeceğini tahmin etmekteyim. En az yüzde 15 ila yüzde 20 oranında bir düşüş olabileceği muhtemeldir. Bu 1,5 milyon kişinin 1 milyon 200 bine kadar düşmesinin söz konusu olabileceğini söyleyebiliriz. Keza sadece mükerrer başvurularla sınırlı kalmıyor. Sistem ilk başta borçlu olanların da başvurusunu kabul ettiğinden dolayı bunlar da eleneceğinden sayı epeyce düşecektir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki SGK uygulamasında borcu olanlar, özellikle Bağ-Kur borcu olanlar, borçlarını ödemediği müddetçe emekli olamıyor. Dolayısıyla bu borçluları da elediğimiz zaman sayı bir hayli düşüyor” açıklamasında bulundu.

41746 aw870137 04

“İşlemi tamamlananlar 14 Nisan’dan itibaren maaşlarını almaya başlayacaklar”

Burada mart ayında yapılan başvuruların önem taşıdığını sözlerine ekleyen Karakaş, “SGK öncelikle mart ayı içerisinde başvuru yapanların işlemlerini sonuçlandırmaya çalışıyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi 3 Mart ile 31 Mart arasında başvuruda bulunan bütün EYT’liler nisan maaşını alabilecekler. Nisan ayında da başvurular oldu fakat nisanda başvuranların mayıstan önce maaş alamayacakları belliydi. Dolayısıyla biz burada mart ayında başvuruda bulunanları göz önünde bulunduracak olursak, işlemi tamamlananlar 14 Nisan’dan itibaren maaşlarını almaya başlayacaklar” diye konuştu.

Karakaş şöyle devam etti:

“EYT’lilerin büyük bir çoğunluğunu SSK’lılar oluşturmakta. Dolayısıyla ilk maaş alacak olanlar SSK’lılar. Tahsis numarasına göre 14 Nisan’da başlayacak, 15-16 Nisan itibarıyla da SSK’lılar hem emekli maaşlarını alacaklar hem de bayram ikramiyelerini alacaklar. SSK’lıların aylık ödeme işlemleri biter bitmez sıra Bağ- Kurlulara geliyor. Bağ-Kurlular da 17 Nisan ile 18 tarihleri arasında emekli maaşlarını ve ikramiyelerini almış olacaklar. En son da emekli sandığına tabii olanlar, memur emeklileri 19 Nisan günü itibarıyla emekli maaşlarını ve ikramiyelerini alacaklar.”

“Çalışmasının tamamı SSK kapsamında veya Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında olan vatandaşların işlemleri daha hızlı bir şekilde sonuçlanmakta”

Çok sayıda EYT’linin mart ayında başvurmalarına rağmen aylıklarının neden bağlanmadığı hakkında sorular yönelttiğini dile getiren Karakaş, “Her şeyden önce çalışmasının tamamı SSK kapsamında veya Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındaysa, farklı illerde de çalışması yoksa bu vatandaşların işlemleri daha hızlı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Yine hem SSK kapsamında hem de Bağ-Kur kapsamında çalışması olan vatandaşın, çalışması da çakışmışsa onun emekli aylığı geç yatabilir. Bunların akabinde çalışma hizmetlerinde sorun varsa; örneğin işe başlaması ile prim ödemelerinde bir karmaşıklık varsa bunların da emeklilik maaşı daha geç bağlanmış olabiliyor. Farklı sigorta statülerinde çalışan EYT’lilerin çalışması varsa ve bu vatandaşlar zamanında hizmet birleştirmesi yapmamışsa bunların da emeklilik maaşları verilebilmektedir” açıklamasında bulundu.

Karakaş, hükümet tarafından EYT işlemlerinin eylül ayına kadar sarkabileceği açıklamasını hatırlatarak, iller bazında değerlendirme yapıldığı zaman bunun daha erken bitebileceğini dile getirdi. Bu çerçevede sigortalı sayısı az olan illerde mart ve nisan aylarında emeklilik işlemleri için başvuranların en geç mayıs ayı sonuna kadar bitmesinin imkan dahilinde olduğunu sözlerine ekleyen Karakaş, çok büyük olan ve sigortalı sayısının yüksek olduğu şehirlerde ise işlemlerin daha uzun olabileceğini ifade etti.

65969 aw870137 03

“Bir EYT’li toplam 9 ödeme alma imkanına sahip olacak”

EYT çerçevesinde nisan ayında emekli olmaya hak kazanan bir vatandaşın birden çok ödeme alabileceğini söyleyen Karakaş, “EYT’lilerin alacağı ödemelere baktığımız zaman bir SSK’lı EYT’li işten ayrıldığı zaman bir yıldan fazla çalışması varsa her şeyden önce kıdem tazminatını alacak, kullanmamış olduğu yıllık izni varsa onu alacak, tekrar çalışma hayatına girecek olursa hem iş yerinden maaşını alacak hem de SGK’dan emekli maaşını alacak, birikmiş aylığını alacak, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı ikramiyesi de alacaklar. Bunların dışında emeklilere promosyon ödeniyor. EYT’li bir vatandaş ilk maaşını aldıktan sonra banka değiştirebilecek ve emekli aylığından dolayı promosyonu alacak. Ayrıca kamu kurumları, birçok büyük firmalar çalışanların maaşları dolayısıyla promosyon almasına olanak tanımakta. Bu da mümkün olursa bir EYT’li toplam 9 ödeme alma imkanına sahip olacak” değerlendirmesinde bulundu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
unlu estetikci acikladi yuz genclestirme ameliyatlari ile 30 yil genclesmek mumkun psVZWWfF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2026 16:30 tarihinde yayınlandı
0 0

Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.

“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”

Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.

“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”

Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”

Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.

“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”

Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:

“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin