Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Şubat, 2024 04:36 tarihinde yayınlandı
0

Sofralarda mayonez ve ketçabın yerini sarımsak püresi alacak

Kastamonu’da Taşköprü sarımsağından üretilen püre, tüp şeklindeki ambalajıyla ketçap ve mayonez gibi sofralarda yer almaya başladı. Ayrıca yıllanmış Taşköprü sarımsağı ekstraktı da, kalp krizi, kolesterol, damarlarda yağlanma gibi birçok hastalığı önlediği gibi hastalıklara karşı insan vücudunu dinç tutuyor.

İstanbul’dan Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde gelerek coğrafi işaretli ve dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağı ile katma değerli ürün üretmeye başlayan Yılmaz çiftinin yaptığı sarımsak ekstraktı ile sarımsak püresi vatandaşlardan yoğun rağbet görüyor. Sofraların vazgeçilmez sosu olan mayonez ve ketçap gibi sarımsak püresinin de kullanımı kolaylaştırmak için çeşitli ambalaj çalışmalarında bulunan Yılmaz çifti, yaptıkları ambalaj ile bu amaçlarına ulaştı. Tüp şeklinde yaptıkları ambalaja sarımsak püresini sığdıran Yılmaz çifti, hiç el değmeden sarımsak püresini sos şeklinde kullanmak isteyenler için büyük kolaylık sağladı. Yeni ambalajıyla sarımsak püresi, mayonez ve ketçap gibi sofraların vazgeçilmek sosu haline geldi.

Bunun yanı sıra Yılmaz çifti, püre haline getirilen sarımsağın limon, sirke ve su ile karıştırılması ile “sarımsak ekstraktı” elde etti. Yıllanmış Taşköprü sarımsağı ekstraktı, yurtdışından yoğun ilgi görürken, Türkiye’de de zamanla bilinirliği artmaya başladı. Yıllandıkça değeri artan ve kalp krizi, kolesterolün önlenmesine, damarlardaki yağlanmanın azalmasına katkı sağlayan sarımsak ekstraktının tanıtımı için çalışmalarını sürdüren Yılmaz çifti, özellikle kış mevsiminde çeşitli virüsler sebebiyle vücut direncinin düşmesi ve hastalıkların artmasına büyük oranda engel olan sarımsak ekstraktının tüketilmesini tavsiye ediyor. Yıllanmış sarımsak ekstraktıyla vücudun direnç kazanarak hastalıklara karşı da güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturuyor.

“Sarımsaktan elde ettiğimiz püreyi, sofralarımızda mayonez ve ketçap gibi tüketmeye başlayacağız”

Ürettikleri sarımsak marmelatı ile ilgili bilgi veren Belkıs Yılmaz, “Sarımsak püremizi özellikle Taşköprü sarımsağından yaptığımız için bilinen bir ürün. Çünkü Taşköprü sarımsağının aroması, lezzeti diğer sarımsaklara göre çok daha farklıdır. Diğer sarımsaklardan üç diş koyarsınız fakat Taşköprü sarımsağının bir dişi yeterli oluyor. Sarımsak pürenizi de yemeklerinizde kullanmanız yeterli olur. Ürünlerimizi genellikle sarımsakla mayonez yapanlar, sarımsaklı ekmek yapmak isteyenler tercih ediyor. Sarımsak nerelerde kullanılıyorsa bütün aşçıların ve şeflerin kullanmak istediği ve tercih ettiği bir ürün haline geldi. Son 10 yıldır sarımsak püresi tercih edilir hale geldi. Türkiye’de büyük zincir marketlerine tedarik sağlıyoruz. Ambalaj çeşitlerimiz var, her eve ya da her mutafa girebilecek ambalajlar yaptık. Türkiye’de daha öncesinden hiç olmayan bir ambalaj yaptık. Tüp ambalajda sıkma şeklinde kolaylıkla sarımsak püresini tüketebilirsiniz. Ketçap ya da mayonez nasıl sofralarınızda kolaylıkla kullanılabiliyorsa sarımsağı da püre haline getirerek bu şekilde kolaylıkla kullanabiliyorsunuz. Elimize bulaştırmadan soframızda yemeklerimize sos olarak kullanabiliyoruz. Son yıllarda kadınlar iş hayatında yer almaya başladı. Bu yüzden mutfakta kadınlar çok az zaman geçirmeye başladılar. Bizlerde bu ürünü yaparak çalışan kadınların hayatını kolaylaştırmış olduk. Sarımsak püresi, sarımsağın kullanıldığı her yerde rahatlıkla kullanılıyor. Fast-food mutfaklarında olsun, tavuk mutfaklarında, çiğ köfte dükkanlarında olsun bütün mutfaklarda sarımsak püresi kullanılıyor. Büyük bir talep olduğu için bizlerde bu yönde üretimimizi yapma zorunluğu geldi. Aslında biz millet olarak ketçap ve mayonezin dışında pek fazla sos yemeklerimizde kullanmıyoruz. Ama sarımsak püresi de bundan sonra her sofrada sosların yanında muhakkak bulunacak olan bir ürün haline geldi” dedi.

“Sarımsak ekstraktı yıllandıkça değer kazanıyor”

Ürettikleri ürün ile ilgili bilgi veren Abdullah Yılmaz ise, “Taşköprü sarımsağının en büyük özelliğinden bir tanesi içerisinde barındırdığı sülfürlü birleşikler ve selenyumdur. Toprağımızda selenyum denilen madde bulunuyor yüksek miktarda. Bu selenyum denilen madde insan vücuduna çok faydalı oluyor. Kükürtlü bileşiklerde vücuda girdiğinde insana çok büyük faydalar sağlıyor. Ürünlerimiz 3-5-10 yıllıktır. Sarımsak ekstraktında 14 yıla kadar gidebilen ürünümüz bulunuyor. Bu ürünün en büyük özelliği yıllandıkça değer kazanması ve 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl raf ömrünün olmasıdır. Bu ürün dünya çapında bir üründür. Türkiye’de bu ürünün tanınması biraz zaman aldı ama Dünyaca bu ürün tanınıyor. Bu ürünün tanıtılması gerekiyor, şu anda bu yönde çalışmalarımız sürüyor. Yurtdışında özellikle fuarlarda bu ürünün tanıtılması gerekiyor. Talepte gelişmediği için Türkiye ile alışveriş zayıf, ürünlerimizi tanıtamıyoruz, geliştiremiyoruz, milletvekilleri başta üst düzey kamuda çalışanlar Kastamonu’yu Türkiye çapında tanıtmakta ve anlatmakta ne yazık ki yeterli değiller” diye konuştu.

“Yıllanmış sarımsak ekstraktı, vücuda direnç kazandırarak hastalıklara karşı koruyor”

Yıllanmış sarımsak ekstraktının sarımsak, sirke ve limon karışımıyla elde edildiğini söyleyen Abdullah Yılmaz, “En büyük özelliği yıllandıkça değerinin ve kalitesinin artmasıdır. Bunun insanlar üzerindeki faydası ise yıllandıkça damar tıkanıklığı, hipertansiyon, kolesterol, insan vücudunda damarlardaki tıkanmaları tedavi edici veya yağlanmaları geçiştirici özelliği var. Kandaki yağ oranının düşmesine fayda sağlıyor. Yıllanmış sarımsak ekstraktının da bir diğer özelliği de vücuda direnç vermesidir. Kanı sulandırıp hızlandırıyor, devir daim yapmasını sağlıyor. Vücuttaki kan dolaşımı hızlandığı için insan hareketlerinde insanlara katkı sağlıyor. Vücuda dinçlik veriyor. Vücuda hareket kazandırıyor. 30-40 yaşından sonra benim vücudumda hafif kirlenmeler başlıyor, vücudumda problemler hissediyorum derseniz ömrü hayatınızda yapmanız gereken küllerden bir tanesi yıllanmış sarımsak ekstraktıdır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce bir yemek kaşığı yenmelidir. Düzenli kullanacaksınız, aç karnına tüketeceksiniz. Vücut emilimi sağlayacak ve yiyen kişiye fayda sağlayacak. Özellikle 30-40 yaşından sonra erkeklerin ömrü hayatında bir kere yapması gereken küllerden bir tanesidir. İlk yaptığımız ürünler 2008-2009 yılından başlıyor. Diğerlerinden farkı yıllandıkça kalitesinin artmasıdır. 30-40 yaşından sonra erkeklerde yağlanmaya bağlı damarlardaki kireçlenme ve kalp krizi riski ihtimalini yıllanmış sarımsak ekstraktı ile bunu önleyebiliriz. Mutlaka bir kere kullanmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin