Reklam
Reklam
gqgqgqgq
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Ocak, 2026 13:23 tarihinde yayınlandı
0

Sis ve yağışa rağmen Keltepe’ye akın ettiler

Karabük’ün 2 bin rakımlı Keltepe Kayak Merkezi, sisli ve yağışlı havaya rağmen yoğun ilgi görüyor.

Sömestr tatili öncesinde etkili olan yoğun kar yağışıyla birlikte kar kalınlığının 2 metreye ulaştığı kayak merkezine, çevre iller Zonguldak ve Bartın’dan da çok sayıda ziyaretçi geldi.

Hafta sonu yoğunluğunun yaşandığı Keltepe Kayak Merkezi’nde ziyaretçiler, sis altındaki pistlerde kayak ve kızak keyfi yaşadı. Yoğunluk nedeniyle zaman zaman kazalar da meydana geldi. Kızakla kayarken düşen genç bir kızın omzu çıktı. Acı içinde yerde kalan genç kızın yardımına kar motorlarıyla Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve sağlık ekipleri koştu. Sedyeye alınan yaralı, kar motoruyla sağlık merkezine, ardından ambulansla  Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Türkiye’nin 53’üncü kayak merkezi olarak 2020 yılında hizmete giren ve günübirlik olarak faaliyet gösteren Keltepe Kayak Merkezi, Karabük’e 28 kilometre, tarihi kent Safranbolu’ya ise 37 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Yeni sezon öncesinde 2 metre kar kalınlığıyla kapılarını açan tesiste, 5 bağımsız pist, 875 metre uzunluğunda telesiyej, 500 metre uzunluğunda teleski ve baby lift yer alıyor. Her geçen gün artan ziyaretçi sayısıyla Keltepe, bölgenin önemli kış turizm merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin