Şimdi Ne Olacak? - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
dev
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 27.01.2026 16:20
0
0

Şimdi Ne Olacak?

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye genelinde deprem riski görece düşük olan 14 ilde büyük ölçekli Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) kurulacağını açıkladı.

Fay hattı üzerinde yer aldığı için Karabük bu iller arasında bulunmazken, komşu il Kastamonu söz konusu 14 il arasında yer aldı. Ancak Kastamonu’nun il sınırlarının yüzde 46’sı I. derece, yüzde 22’si II. derece, yüzde 24’ü III. derece ve yüzde 8’i IV. derece deprem bölgesinde yer alıyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, 14 İlde kurulması planlanan devasa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesinin detaylarını paylaşırken, aralarında Karabük’ün de bulunduğu 45 İl deprem fay hattında bulunduğu için kapsam dışı bırakıldı. Bu gelişme, Eskipazar ilçesinde kurulan ve binlerce kişiye istihdam sağlaması planlanan OSB’nin geleceğine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Karabük’ün deprem riski nedeniyle yeni planlanan dev OSB projeleri dışında kalması, mevcut yatırımların etkilenip etkilenmeyeceği sorusunu gündeme taşıdı. Ancak yeni ve devasa ölçekte planlanan sanayi yatırımlarında, yer seçimi kriterleri arasında deprem riskinin daha belirleyici hale geldiği ifade ediliyor. Bu durum, Eskipazar OSB’nin geleceğinde daha sıkı risk analizleri, ek güvenlik önlemleri ve yeni planlama kriterlerinin gündeme gelebileceği şeklinde yorumlanıyor.

AYNI FAY HATTI, FARKLI TERCİH

Öte yandan, 14 il arasında yer alan komşu il Kastamonu’nun deprem haritası da dikkat çekiyor. Kastamonu il sınırlarının yüzde 46’sı I. derece, yüzde 22’si II. derece, yüzde 24’ü III. derece ve yüzde 8’i IV. derece deprem bölgesinde bulunuyor. Kastamonu’nun Karabük ile aynı fay hattı üzerinde yer aldığı gerçeği göz önüne alındığında, Türkiye’de ilk ağır sanayinin temellerinin atıldığı, sanayinin başkenti olarak anılan Karabük’ün neden bu iller arasında yer almadığı kamuoyunda merak konusu oldu.

KARABÜK HEP KAYBEDİYOR

Diğer yandan Bölge Müdürlüklerinin büyük bölümü Zonguldak’ın yanı sıra Kastamonu da bulunurken, geçtiğimiz aylarda da PTT Başmüdürlüğü Zonguldak Bölgesine bağlanarak Karabük’ün elinden kayıp gitmişti ve buna siyasiler başta olmak üzere hiç bir kesimden herhangi bir açıklama gelmemişti. Şimdi ise kamuoyunda, “14 ilde kurulması planlanan dev OSB’ler arasında neden ağır sanayinin başkenti Karabük değil de Kastamonu yer alıyor?” sorusu daha yüksek sesle dile getiriliyor. Birçok kesim, iktidarın Karabük’teki temsilcilerinin bu süreçte yeterli girişimde bulunup bulunmadığını sorgularken, her zaman olduğu gibi Karabük’ün yine oyun dışında bırakılması tepkilerin artmasına neden oluyor.

Bakanlık tarafından devasa organize sanayi bölgesi kurulacağı açıklanan 14 İl ise şu şekilde sıralandı. Kastamonu, Samsun, Ankara, Amasya, Eskişehir, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Konya, Niğde, Karaman, Mersin.

Türkiye Gazetesinin haberine göre; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır Milletvekillerine yaptığı sunumda 14 İlde kurulması planlanan devasa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesinin detaylarını paylaştı. Türkiye’de deprem riskinin görece düşük olduğu şehirler üzerine yapılan planlama ile milyonun üzerinde istihdam yaratılması ve İstanbul’un üzerindeki sanayi ağırlığının kaldırılması planlanıyor.

Son yıllarda Anadolu’daki bir çok ilin nüfusunda ciddi düşüş görülürken, Türkiye nüfusunun önemli bölümü başta İstanbul olmak üzere orantısız şekilde büyükşehirlere yığılmış durumda.

Bu durumu tersine çevirmek ve olası bir İstanbul depreminde ekonominin durmasına engel olmak amacıyla hazırlanan “Güvenli Gelecek” planında son aşamaya gelindi.

Marmara Bölgesinde muhtemel bir afetin Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesine zarar vermemesi için sanayi yatırımlarının düşük deprem riski taşıyan bölgelere yönlendirilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Marmara bölgesindeki aşırı yoğunlaşmanın azaltılması, muhtemel bir depreme karşı tedbir alınması ve ülke genelinde dengeli bir sanayi dağılımı sağlamak maksadıyla İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere farklı sanayi havzaları oluşturulacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, milletvekillerinin bu konudaki sorularını cevaplarken, 64 ilde yürütülen 166 Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesi ile sanayinin Marmara dışında dengeli olarak yayılması, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi ve yerel istihdamın artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.

Bakanlığın hazırladığı, ‘Ulusal Sanayi Alanları Master Planı’ ile de metropollerde ve afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin Anadolu’ya dengeli şekilde yayılması amaçlanıyor.

RİSK ANALİZLERİ YAPILIYOR

Ayrıca, İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 OSB’nin yanı sıra büyük sanayi tesisleri, ulaşım ve enerji altyapısı açısından kritik görülen altyapıların, depremlere karşı risk durumlarının tespit edilmesine yönelik bir çalışma başlatıldı. Ortaya çıkacak veriler ışığında, sanayi bölgeleri planlamasında yer seçimi açısından dikkate alınması gereken hususları içeren bir rehber hazırlanacak. Bu çalışma Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanemi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülecek.

Öte yandan Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) tarafından yürütülen bir başka çalışma ile Kayseri, Sivas ve Yozgat gibi illerin üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor, Aynı proje ile sanayi yapısının güçlendirilmesi ve bölgenin ulusal lojistik ağlara entegre edilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirildi.

45 İL FAY HATTINDA

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) üç ay önce yayınladığı diri fay hatları raporunda tehlikeye dikkat çekmişti. Buna göre, 45 il ve 110 ilçe aktif fay hattı üzerinde yer alıyor.

Uzunluğu 1.200 kilometre olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, 24 şehrin merkezinden geçiyor. Bu hatta 7 ve üzeri büyüklüğünde depreme sebep olabilecek faylar bulunuyor.

Batı Anadolu Fay Hattı ise Muğla, Aydın, İzmir, Manisa ve Denizli gibi büyük şehirleri içine alıyor. İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş, Hakkâri, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt, Türkiye’nin en riskli illeri.

İzmir; Star Rafineri, Aliağa Tüpraş, Petkim, İzmir Demir Çelik gibi sanayi devlerini barındırıyor. İzmir’den 40, Manisa’dan 23, Denizli’den 10, Balıkesir’den 5 firma 500 dev sanayi kuruluşu arasında bulunuyor.

Fay üstünde kurulu Bursa, Türkiye’nin en çok OSB bulunan ili. En büyük sanayi kuruluşlarının 79’u da birinci deprem bölgesinde yer alan Kocaeli’de bulunuyor.

Bursa’da bu rakam 37. İstanbul da ikinci deprem bölgesinde. OSB sayısında Bursa’dan sonra gelen Tekirdağ, ikinci derece deprem riski taşıyor.

Karabük Demir Çelik’e ev sahipliği yapan Karabük en riskli illerden. Adana, Kahramanmaraş, Eskişehir ve Samsun ikinci derece deprem riski taşıyor. Deprem riskinin en az olduğu dördüncü ve beşinci grupta yer alan şehirler ise Sinop, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Kırklareli, Ankara, Edirne, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya ve Karaman.

Bizi sosyal medyadan takip edin
cinayetle sonuclanan kavganin saniklari mahkemede aileye bassagligi diledi Ez9bNSz3
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Nisan, 2026 04:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Cinayetle sonuçlanan kavganın sanıkları mahkemede aileye başsağlığı diledi

Kastamonu’da 1 kişinin öldüğü, 1 kişinin yaralandığı olayla ilgili tutuklanan 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunma yapan sanıklar, ölen vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, yaşanan olaydan dolayı pişman olduklarını söylediler.

Olay, 13 Aralık 2025 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Kuzeykent Pazaryerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önce husumetli oldukları öğrenilen iki grup arasında çıkan kavga sırasında bıçaklanan berber Cihan Çalışır ile darp edilen kardeşi Cüneyt Çalışır yaralandı. Sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan yaralılardan berber Cihan Çalışır hayatını kaybederken, kardeşi Cüneyt Çalışır ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde kavgaya karıştıkları belirlenen M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç., polis ekiplerince gözaltına alınarak tutuklandı.

Olayın ardından M.C.B., H.E.G., V.Y.B. ve Z.C.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “kasten öldürme” suçundan dava açıldı. Davanın görülen ilk duruşmasında sanıklar, müşteki sanık Cihan Çalışır, taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan H.C.Ç., hayatını kaybeden vatandaşın ailesine başsağlığı dileyerek, “Kapalı pazar yerine gittik. A.E.D.’nin kim olduğunu sorduk. Ben bir şey olduğunu düşünüp yanıma sopa aldım. Bu sırada tartışma çıktı. Cihan, birden V.Y.B.’nin üzerine koştu ve küfür ediyordu. ’Ağabey yapma’ dememin üzerine A.ED. arkadan bana saldırdı. Cüneyt ile birlikte beni sıkıştırdı. Ben de kendimi korumaya çalıştım. Cihan’ın bıçaklandığını görmedim. Pişmanım, adaletinize güveniyorum” dedi.

“Çok pişmanım”

Yaşanan olaydan ötürü çok pişman olduğunu söyleyen ve aileye başsağlığı dileye M.C.Ç. ise, “Cihan’ın bacak bölgesine bıçakla vuran benim, bıçağı baldır bölgesine vurdum. Öldürücü bir darbe vurmadım, tahliyemi istiyorum. Çok pişmanım. Bu durumda karşınıza çıkmak istemezdim. Cüneyt’ten de şikayetçiyim. Olayın buralara gelmesini istemezdim. Mekanı cennet olsun, tahliyemi istiyorum.Cihan’a zarar vermek istemedim. Cüneyt’e ise hafif şekilde tekmeyle vuruyorum” ifadelerini kullandı.

“Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım”

Tutuklu sanık V.Y.B. de, “Öncelikle karşı tarafından ailesinden özür diler, olayın buralara gelmesini istemezdim. Olay günü H.E.G., ben ve kız arkadaşımla geziyorduk. Kimseyle husumetim yoktu. Z.C.Ç., H.E.G.’yi arayarak ’olayı tatlıya bağladık’ dedi. Biz de arabayı pazaryerine park ettik. Eren’i aradık. Maktul, ’Eren yok, ben varım’ dedi. Z.C.Ç. ile Eren’in konuştuğunu gördüm. Maktul, bağırarak tezgahın altından bir şeyler alıyordu. Ben olayı ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Çok pişmanım. Ben, kardeşimde bıçak olduğunu bilmiyordum. Bilseydim ayırırdım. Cihan ve Cüneyt’i hayatımda ilk defa gördüm. Ben, Cüneyt’e 4-5 kez vurdum, Cihan’a vurmadım. Benim futbol hayatım var, onun bitme ihtimali var. Ben, ayırmaktan başka bir şey yapmadım. Alkol ve madde etkisinde oldukları için olay buralara kadar geldi. Pişmanım, tahliyemi ve beraatımı istiyorum” şeklinde konuştu.

“Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım”

Tutuklu sanık Z.C.Ç. ise, “İş merkezinde kafede oturuyorduk. Can’ın çalıştığı dükkana gittik. Diğer sanıklarla buluşacaktık. Pazaryerinde tuvalete gittik. Üzerimizi düzeltiyorduk. H.E.G., A.E.D. ve Cihan’ın tartıştığını gördük. Cihan üstünde montu çıkarıp arkalarından gitti. Cüneyt, elinde bıçakla üzerimize geldi. H.E.G. ile Eren’in arasında boğuşma gerçekleşti. Cihan küfür ederek silahı istedi. Cüneyt, ’Cihan benim kardeşim, küfür de eder, silah da çeker’ dedi. Bizden kimse küfür etmedi. Cihan arkadaşıma vurdu, ben de ona karşılık verdim. Yaralandığını ya da bıçaklandığını polis arabasına binince öğrendim. Pişmanım, ben sadece Cihan ile arbede yaşadım. Cüneyt’e dokunmadım. Cüneyt’ten şikayetçiyim. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim” diye konuştu.

“Sopayı çıkarıp araca canice saldırdılar”

Müşteki sanık C. Çalışır ise kardeşiyle pazaryerine balık almak için gittiklerini belirterek, Kardeşim tuvalete gitmişti, bağrışını duydum. Arkadaş koynunda sopayla geldi, sopayı çıkarıp araca saldırdılar. Sanıklar iftira atıyorlar, yemin ediyorum, tehdit etmedim. Polis gelince kardeşimi bıraktılar. ’Üzerimde bıçak var’ dedim ve polis memuruna verdim. Balık için taşıyordum. Bıçak üzerimde olduğu halde orada çıkarmadım. Onlar kafama, sırtıma, her yerime vurdular. Hepsinden ayrı ayrı şikayetçiyim. Burada masumu oynuyorlar. Ben sadece kardeşimin ve kendi canımı kurtarmak için ne yaptıysam yaptım. Ben de kardeşim de daha önceden kullandık. Benim elimde bıçak yoktu, olsa biri yaralanırdı. Kullansam cebime koymazdım. Emniyette de vermezdim” dedi.

“Önümüzü kesip Cihan abiye vurmaya çalıştılar”

Tanık olarak dinlenen A.E.D. de, “Tuvalette bizim önümüzü kestiler, Cihan ağabeye sopayla ve bıçakla vurmaya çalıştılar. Ben ayırmaya çalıştım, belimde babamın ruhsatlı tabancası vardı, düştü. Babama kayıtlı olan silahtı, kendimi korumak için aldım. Silahın içi boştu. Cihan ağabey, ’silahı ver, korkutayım da herkes dağılsın’ dedi ama ben silahı vermiş gibi yaptım ama yine de vermedim. Kimse de dağılmadı. H.E.G., sopayla indi, diğerinde de bıçak gördüm. Sadece V.Y.B.’de bir şey görmedim” diye konuştu.

Avukatların savunmasını da dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe ertelerken, sanıkların tutukluluğunda devamına karar verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin