Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Mayıs, 2023 15:53 tarihinde yayınlandı
0

SGK Başuzmanı Karakaş: ‘Temmuz ayında asgari ücret 12 bin lirayı geçecek’

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başuzmanı İsa Karakaş, “Temmuz ayındaki asgari ücretin sadece enflasyon geçilme endeksi ve verilecek refah payıyla kalmayacağı, bütün dengelerin yeniden sağlanması, çalışma barışı ve huzurunun sağlanması açısından 12 bin lirayı geçeceğini söyleyebiliriz” dedi.

Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin ardından kamu işçilerinin maaşlarına ilk 6 ay için yüzde 45 oranında zam yapılırken, kamu işçilerinin alacağı brüt maaş netlik kazanmış oldu. Bu durumda en düşük kamu işçisi ücreti 15 bin liraya yükseldi. Son zamların ardından ise gözler temmuz ayında yapılacak olan asgari ücret zammına çevrildi. Zamla ilgili beklentiler artarken, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asgari ücret artışından memur ve emekli maaş zammına bu konuda yılbaşında gerçekleştirdiğimiz çalışmaların devamını getireceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyon farkı ve refah payı esasına dayanan hazırlıkların da olduğunu belirtti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ise asgari ücrette 500 dolar vurgusu yaptı. Bu çerçevede SGK Başuzmanı İsa Karakaş, asgari ücretin temmuz ayında ne kadar olabileceğini değerlendirdi.

“Temmuz ayında kamuda asgari ücret 25 bin 12,5 liraya yükselecek”

Asgari ücreti belirlerken yapılacak işlemlerin temmuz ayında son derece farklı olacağının altını çizen Karakaş, “Sadece enflasyon farkını, refah payını baz aldığımız zaman asgari ücret beklentilerin çok altında olacaktır. Keza hepimiz biliyoruz 700 binden fazla kamu işçisine verilen zamlar ve temmuz ayında yapılacak olan zam artışı beklentileri yükseltti. Kamuda çalışan işçilere verilen zamlar domino etkisi yapacaktır. Kamu işçilerine yapılan en son zamları göz önünde bulundurduğumuz zaman kamuda asgari ücretin 21 bin 750 lira olduğunu söyleyebiliriz. Tekrar altını çizmek gerekirse bugün itibarıyla kamuda çalışan bir işçinin en düşük maaşı, sosyal yardımlar ve almış olduğu ikramiyeler hariç 21 bin 750 lira. Buna ek olarak da temmuz ayında yüzde 15’lik bir zam daha gelecek. Yani temmuz ayında kamuda asgari ücret 25 bin 12 buçuk liraya yükselecek. 25 bin lirayı aşan kamudaki asgari ücret domino etkisi oluşturacak ve çalışma barışının barışı ve huzuru açısından hem asgari ücretin hem emekli maaşlarının hem de memurların maaşının, kamudaki en düşük işçi maaşı göz önünde bulundurulup yeniden dengelerin tesis edilmesinin elzem olduğunu tesis edebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Yüzde 35’lik bir artış olursa eğer asgari ücretin 11 bin 483 lira yükseleceğini görüyoruz”

Temmuz ayında asgari ücretin ne kadar olacağını değerlendiren Karakaş, “Ocak ve nisan aylarındaki enflasyona baktığımız zaman yüzde 15,21 olduğunu görüyoruz. 6 aylık beklentileri de göz önünde bulundurduğumuzda yüzde 21’lik bir enflasyon ve refah payı ile beraber yüzde 35 civarında bir artıştan söz edebiliriz. Yüzde 35’lik bir artış olursa eğer asgari ücretin 11 bin 483 lira yükseleceğini görüyoruz. Ancak bu rakamın son derece yetersiz olduğunu söyleyebiliriz. Hem mihenk olarak ele alacağımız kamudaki asgari ücret hem de döviz kurlarındaki artışı göz bulundurduğumuz zaman bu rakamın son derece yetersiz olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda yüzde 40’lık bir artış olursa 11 bin 908 lira, yüzde 45’lik bir artış olduğu vakitse 12 bin 333’e yükselmesi ihtimal dahilinde” değerlendirmesinde bulundu.

“Asgari ücret belirlenirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 500 dolar civarında söylediği rakam, açlık sınırı ve kamudaki asgari ücret göz önünde bulundurulup belirlenmeli”

Asgari ücret belirlenirken yoksulluk ve açlık sınırlarının her ay belirlendiğini sözlerine ekleyen Karakaş, şöyle devam etti:

“Nisan ayı itibarıyla açlık sınırı 10 bin 135 lira olarak belirlendi. Şu anda da asgari ücret 8 bin 506 lira olduğuna göre açlık sınırının çok altında kaldığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla asgari ücret belirlenirken bir yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 500 dolar civarında söylediği rakam, bir yandan açlık sınırı ve bir yandan da kamudaki asgari ücret göz önünde bulundurulup dengelerin yeniden belirlenmesinin elzem olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda benim tahminim asgari ücrete en az yüzde 45 oranında bir zam yapılarak 12 bin 330 lira seviyesine çekilmesi yönünde olacaktır.”

“İşveren kesimi ihracat ve uluslararası rekabet açısından asgari ücretin 500 doları aşmasına son derece karşı”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in asgari ücretin 500 dolar bazında olacağını belirttiğini hatırlatan Karakaş, “500 doları göz önünde bulundurduğumuz zaman biliyorsunuz ki döviz kurları sürekli hareket halinde. Aynı şekilde ocak ayı içerisinde asgari ücret yürürlüğe girdiği zaman dolar bazında asgari ücretin 455 dolar olduğunu görüyoruz. Bugün itibarıyla dolar kurunun 20 liraya ulaştığını da göz önünde bulundurduğumuz zaman 427 dolara düştüğünü söyleyebiliriz. Dolayısıyla temmuz ayındaki dolar kurunda da değişiklik olabileceğini düşünürsek temmuz ayında asgari ücretin 12 bin 500 lira civarında olabileceğini söyleyebiliriz. 500 dolar işverenler için bir kırmızı çizgidir. Çünkü işveren kesimi ihracat ve uluslararası rekabet açısından asgari ücretin 500 doları aşmasına son derece karşı” diye konuştu.

“Asgari ücretin dengelerin yeniden oluşması, çalışma barışı ve huzurunun sağlanması açısından 12 bin lirayı geçeceğini söyleyebiliriz”

Karakaş, asgari ücretin kamudaki asgari ücrete göre dengeli bir artışının olacağını belirterek, “Kısacası kamudaki asgari ücretin temmuz ayında 25 bin 12,5 lira olacağını varsayarsak temmuz ayındaki asgari ücretin sadece enflasyon geçilme endeksi ve verilecek refah payıyla kalmayacağı, bütün dengelerin yeniden sağlanması, ayrıca çalışma barışı ve huzurunun sağlanması açısından 12 bin lirayı geçeceğini söyleyebiliriz” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
s 25
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mayıs, 2026 12:42 tarihinde yayınlandı
0

HANİ, ANAYASA MADDE 79’A GÖRE YSK KARARLARI KESİNDİ !

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve ilgili ilçe/il seçim kurulları, CHP’nin 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın ardından yasal süreçleri işletmiş ve kurultay sonuçlarını tescil ederek resmiyet kazandırmıştır.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararları kesindir ve başka bir idari veya adli mahkemeye (Danıştay, Yargıtay veya İdare Mahkemeleri) taşınamaz.

Neden Taşınamaz?
YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARLARI ANAYASA İLE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞTIR.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 79. maddesi gereğince, YSK’nın kararları aleyhine başka hiçbir mercie veya kanun yoluna başvurulamaz.
Seçimlerin yargı denetimini ve genel yönetimini tek başına YSK yürütür ve verdiği son kararlar kesindir.
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru hakkı vardır, ancak YSK’nın seçimlere ilişkin kararları Anayasa tarafından yargı denetimi dışında tutulduğu için AYM’nin bu kararları iptal etme veya değiştirme yetkisi bulunmamaktadır.
Benzer şekilde, YSK kararları doğrudan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önüne de götürülemez.

Buna rağmen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

İlginç ve düşündürücü olan şu;
CHP, mutlak butlak kararının ardından Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) itiraz başvurusu yapmıştı. Dilekçede mutlak butlan kararının ‘madden ve hukuken icrasının imkansız’ olduğu belirtilmiş ve 2025’te yapılan kurultay ve kongrelerde seçilen yöneticilere verilen mazbataların geçerliliğinin tespiti talep edilmişti.
YSK bu itirazı reddetti.

80 yıllık çok partili Türk siyasi tarihinde, bu güne kadar görmediğimiz olaylara tanık oluyoruz. Siyasi hayatı üstün başarılarla dolu(!) CHP eski genel başkanı Mahkemenin Mutlak Butlan kararı ile partiye geri dönüyor. CHP yi kimse tutamaz artık. İlk genel seçimlerde oyları siler süpürür tek başına iktidar olur!

Mutlak butlan; borçlar hukuku, ticaret hukuku, idare hukuku, medeni hukuk gibi alanlarda sıkça kullanılan bir terim. Bir işlem veya olayın gerçek dünyada gerçekleşmiş olsa bile taşıdığı şartlar gereği hukuken hiç gerçekleşmediğini ifade ediyor.

Kurultaydan 3 yıl sonra, alınan “MUTLAK BUTLAN” kararı ile
– Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrar görevi başına dönmesine karar verildi.
– O tarihten sonra yapılan tüm kurultayların iptal edilmesi gerekiyor.
– O tarihten sonra İstanbul İl Başkanlığı’nda yapılan tüm kurultayların da iptaline karar verildi.

Şimdi sorulması gereken şu;
– Aldığı kararlar geçersiz olacaksa, YSK ne için var?
– CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı, Şubat 2025 tarihinde eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı kurultay delegelerinin açtığı iptal davasıyla mahkemeye taşındı.
– Kurultayı mahkemeye taşımak bu beylerin 2 yıl sonra mı akıllarına geldi?
Geçersiz sayılan 38. kurultaydan sonra parti 2 kurultay daha yaptı ve bir takım kararlar alındı. Şimdi hepsi iptal öyle mi?

CHP li vekillerin işi çok zor. Bu işin seyri nereye varır diye kestirip ona göre pozisyon alacaklar. Ö.Ö. mi, K.K.mı?
Kendi iradelerini bile açıklayamayıp, havayı kokluyorlar. CHP bölünmenin eşiğine gelmiştir. Oyun kurucuların amacı da buydu zaten.

81 İl Başkanı ortak bir basın açıklaması yaparak tepkisini ortaya koydu ve tarafını belli etti. Bu net tavır ne yazık ki partinin millet vekillerinde yok! KK nın yanında yer alan ciddi sayıda vekil var. Bunların çoğu önceki genel başkanlığında partiye monte ettiği isimler.
Korkarım, bundan sonraki süreçte ülkenin kaderini de bunlar belirleyecek.

Bu nasıl bir görev aşkıdır ki,
K.K. Türk siyasi tarihine en çok nefret edilen isim olarak geçmeyi göze alabiliyor.

Kimsenin şüphesi olmasın.
CHP bu ülkenin kurucu partisidir. Asırlık geçmişinde ne badireler atlatmıştır. Bu süreçten de güçlenerek çıkacaktır.

İlyas Erbay