Selden Zarar Gören Evlerin Yıkımı Sürüyor - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Ağustos, 2022 12:14 tarihinde yayınlandı
0
0

Selden Zarar Gören Evlerin Yıkımı Sürüyor

Yenice ilçesinde sel afeti nedeniyle hasar gören evlerin yıkım işlemleri devam ediyor.
İlk etapta ağır hasar gören 4 ev yıkılırken boşaltılma kararı verilen 8 evin de yıkım işlemleri gerçekleşiyor.
Batı Karadeniz Bölgesinde Haziran ayının son haftasında meydana gelen sel afetinden en çok etkilenen ilçelerden biri de Karabük’ün Yenice ilçesi olmuştu. İlçeye bağlı Tır köyünde yapılan hasar tespitlerinin ardından köyde bulunan 4 ev ilk etapta yıkıldıktan sonra dere yatağına yakın alanda yer alan 8 ev için de yıkım kararı verilerek evlerin boşaltılması istenmişti. Ekipler 8 evin yıkım işlemlerini de gerçekleştiriyorlar.
Afetten en çok en çok etkilenen yerlerden olan ilçeye bağlı Tır köyünde yaşayan ve yıkım işlemleri gerçekleşen 8 evden birinin sahibi olan Şevket Çenesiz, 1976 yılında inşa ettiği evi için üzgün olduğunu belirterek, “Daha önce 1991 ve 1998 yıllarında da sel gördük ama 1998 yılında evin temeline kadar çıkmıştı. O zaman bu evi bu şekilde yıksalar zoruma gitmezdi ama 2022 yılındaki sel buraya ulaşmadı. Tüm gençliğimizi, emeğimizi bu eve verdik” dedi.
Yıkılan evinin iki katlı olduğunu ve dört dairede dört ailenin yaşadığını ifade eden Çenesiz, “Kardeşlerimin hepsi dışarda çalıştıkları için burada bir tek ben vardım. Yenice’den zemin kattan bir daire aldım ama orada da oğlum oturuyordu. Bu iş başımıza gelince oğlum kiraya çıktı ben de oraya taşındım” şeklinde konuştu.
Çenesiz yeni yapılacak evin yerleri için ise “Kaymakamımız bir toplantı düzenlemişti ve Cami Yanı Deposu diye demişti. Onu biliyoruz. Başka bir bilgi yok şu anlık” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
28 Nisan, 2026 13:02 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜKETİCİYİ KİM KORUYACAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Ekonomik kriz ve bölgedeki savaş ortamı nedeniyle gerilen Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı, halk ve tüketiciler aleyhine büyük kırılganlık ve dengesizlik göstermekte…

Enflasyon, büyüme, istihdam, çalışan ve emekli maaşları, üretim, tüketim, fiyat artışları gibi açıklanan rakamsal değerler, ülkenin sosyo-ekonomik yapısını göstermeli…

Ancak gerçek sosyo-ekonomik yapı ile açıklanan rakamsal değerleri gösteren sosyo-ekonomik yapı arasındaki uçurum oldukça büyük…

Sanayi kesimi, hükümetin finansal desteğinden memnun olmazken, düşük artışlarla desteklenen çalışan ve emekli kesimi ise siyasetten ümidin kesmiş durumda…

ABD-İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, dünya ekonomisinde büyük kayıplara yol açarken, ekonomi yönetimi, akaryakıt fiyatlarındaki astronomik artışları eşel-mobil sistemi ile dengelemeye çalıştı…

Akaryakıt zamlarının eşel-mobil sistemi ile dengelenmesine son verilirken, belki de tarihin en büyük akaryakıt zamları ile karşılaştı Türk halkı…

Doların artışını durdurmak için merkez bankası milyarlarca dolar harcarken, çalışan ve emeklilerin de gelir dağılımındaki adaletsizlikten kurtarılması için merkez bankası eşel-mobil sisteme finansal destek vermeli…

Çalışma hayatı ile ilgili artışların düşük kalması durumunda da eşel-mobil sistemi ile desteklenerek çalışan ve emeklilerin de ekonomik kriz ortamından daha az etkilenmeleri sağlanmalı…

Sanayi kesimine yapılan vergi indirimleri ve vergilerin silinmesiyle destek çıkılan sektörlere, artışları enflasyonla engellenen çalışma hayatı ve emekliler de eklenmeli…

Ekonomi yönetimi, çalışan ve emekli kesimlere yapılacak artışların ekonomik programı ve enflasyonu etkileyeceğini ifade ederek karşı çıkmakta…

Siyasi iktidar çalışan ve emekli kesime arkasını dönmemeli…

Seçim dönemlerinde çalışan ve emekli kesime art arda yapılan zamlar dikkate alınmalı ve kesimlerin mağduriyeti giderilmeli…

Sektörler ve bazı kesimler finansal desteklerden yararlanırken, çalışma hayatı ve emekli kesimleri de maaşlarına artış yapılmak suretiyle desteklenmeli…

Desteklenen kuruluşlarda çalışanlar da ülkenin ekonomik koşulları altında sıkıntı çekmekte.

Kısaca patronlar desteklenirken çalışanlar ve emekliler de desteklenmeli ki, gelir kazanımında ve üretiminde de adaletli dağılım olsun…

Çalışma hayatı ve emekli kesimde, ücret artışında mevcut sistemin korunmasının doğru olacağını belirten sanayici örgütleri, mevcut sürecin muhafaza edilmesinin makul olacağını ifade etmekte…

Yani sanayiciler ihracat-ithalat ve kur politikalarında güncelleme, finansal destek talep ederken, siyaset de kendi istikbali için patronları desteklemekte…

Toplumun, üretim-tüketim, sosyal dengelerin ve uluslararası ve stratejik ilişkilerin korunması için siyasi istikbal düşünmeden karar vermeli ekonomi yönetimi…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…