Sel Afetinde Mahsur Kalan Dokuz Kişi Kurtarıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
06 Haziran, 2014 13:21 tarihinde yayınlandı
0
0

Sel Afetinde Mahsur Kalan Dokuz Kişi Kurtarıldı

ZONGULDAK ’ın Ereğli ilçesindeki sel felaketinde bir çiftlik ile piknik alanında mahsur kalan dokuz kişi saatler sonra kurtarılabildi. Kdz. Ereğli ilçesinde aşırı yağış sonucu oluşan sel felaketi Süleymanbeyler köyündeki iki çiftlikle Aydınlar köyündeki piknik alanını sular altında bıraktı. Süleymanbeyler köyündeki Güneşli deresinin karşı tarafındaki çiftlikte mahsur kalan altı kişi ile Aydınlar köyünde bulunan piknik alanı çalışanların üç kişi yapılan yoğun çalışmalar sonrası zodiak botla kurtarıldı. Sel nedeniyle sular altında kalan piknik alanındaki bazı hayvanlar telef oldu. Piknik alanının sahibi Özcan Sarı, sel nedeniyle üç işçisinin çatıda mahsur kaldığını ve uzun süre onları kurtarmak için yetkililere ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. Piknik alanının tamamen yok olduğunu dile getiren Sarı, tek sevinçlerinin cay kaybı yaşanmaması olduğunu ifade etti. Sarı gazetecilere yaptığı açıklamada, şöyle konuştu: “Burada piknik alanı olarak halkımıza hizmet veriyorduk. Sabah saat 07.30 gibi gece bekçimiz aradı, dere yükseldi sular taşmak üzere diye. Hemen buraya geldim, çocuklar içeride masa ve sandalyeleri kurtarmaya çalışıyorlardı. İçeride bir metreye yakın su vardı. Tabi baktık her şey sele kapıldı gidiyor bırakmalarını istedim her şeyi. 7-8 kişi dışarı çıkarttık, sular bir anda yükselince 3 çocuk içeride kaldı. Alamaz duruma geldik. Onlara çatıya çıkmalarını söyledik. Bu olay saat 08.00-08.30 civarında oldu. Saat 11.00’e kadar jandarma komutanımız, kaymakamlık, Erdemir ve AKUT’u aradık. Jandarma komutanı alay komutanını aramış. Helikopter istedik çocukları kurtarmak için. Yarım metre daha yükselse onları kaybedecektik. Sonunda AKUT’un zodiak botu geldi. Onlarla beraber mahsur kalan çocukları kurtardık. Hayvanlarımızdan maymunlarımızı ve tavuklarımızı kaybettik. Keçilerimiz ve atlarımızın iplerini çözdük kendilerini yüzerek kurtardılar. Bizim için önemli olan çocukları kurtarmaktı. Tek sevincimiz o” Kurtarma çalışmalarına yardım eden köy sakinlerinden İsa Genç de bölgeye geldiğinde her tarafın sular altında olduğunu gördüğünü belirterek, çatıda mahsur kalan üç kişinin kurtarma ekipleri tarafından zodiak botla kıyıya alındığını söyledi. Süleymanbeyler ve Aydınlar köyü civarında su seviyesi giderek azalırken yetkililer suların yeniden yükselme ihtimaline karşılık vatandaşları dere kenarına yanaşmamaları konusunda uyardı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w 3
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
30 Nisan, 2026 13:06 tarihinde yayınlandı
0
0

500 TL, 1000 TL VE 5000 TL LİK PARALARIN BASILMAMASININ ARDINDAKİ NEDENLER.

Türk Lirasının alım gücü daha ne kadar düşecek?
En büyük banknotumuzun alım gücüne bakın, neye yetiyor? İlkokul çocuğuna harçlık olarak veriyorsunuz, beğenmiyor.
Bazı nedenlerle ve inatla daha büyük banknotlar basılmıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 TL, 1000 TL, 5000 TL gibi daha büyük banknotları basmamasının nedeni;
* Yeni ve daha büyük bir banknotun piyasaya sürülmesi, halk nezdinde enflasyonun kalıcı olduğu ve paranın değer kaybının resmileştiği şeklinde algılanacağı endişesidir. Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele kararlılığını göstermek ve bu olumsuz psikolojik algıyı tetiklememek için mevcut 200 TL’lik sınırı korumayı tercih etmektedir.
* Büyük banknotların eksikliği, fiziksel olarak büyük miktarda nakit taşımanın zorluğu nedeniyle vatandaşları ve işletmeleri kredi kartı, FAST ve diğer dijital ödeme yöntemlerini kullanmaya yönlendirmektedir.
* Büyük kupürlü banknotlar, yüksek miktardaki paraların fiziksel olarak transferini ve saklanmasını kolaylaştırdığı için kara para aklama ve kayıt dışı faaliyetlerde kullanılma riski taşır. Mevcut yapının korunması, finansal işlemlerin şeffaflığını artırmayı hedefler.
* Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, banknot kupür değerlerinin teknik analizler ve ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiğini, bir ihtiyaç oluşması halinde gerekli kararların alınabileceğini ifade ediyor.

* Şu anki tabloya göre, tedavüldeki banknotların adet olarak yaklaşık %60’ını, değer olarak ise %87’sini en büyük kupür olan 200 TL oluşturmaktadır.

Bana göre, vatandaşdaki asıl algı ve eziklik şu; “En büyük paramız 200 TL. Onunla 1 kilo domates, 250 gram kıyma bile alamıyoruz.”
* Vatandaşı enflasyonun kalıcı olduğu algısına düşürmeyelim derken, dünyanın en değersiz parasını kullanma ezikliğini yaşatıyoruz.
* Kayıp kaçağı, kredi kartı kullanımını artırarak belli bir oranda kontrol altına alıyoruz. Fakat gözden kaçırdığımız önemli bir konu var. Kredi kartları alış verişlerinden kesilen yüzde 2.5 komisyon.
Ülkemizdeki bankaların yüzde 90’ının yabancı olduğunu düşündüğümüzde milyarlarca lira yurt dışına, ırmak misali akıyor.

Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yüksek enflasyon ve aşırı arz nedeniyle paranın değeri düşmüş ve Almanlar, bir somun ekmeğin 201 milyon Mark’a çıktığı 1923 yılında ekmek almak için fırına el arabası ile para götürür hale gelmişlerdi.

Adamlara ders olmuş ki, şimdi dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri oldular.

Bu gidişat hiç iç açıcı değil. Aman! Allah korusun! Almanların 2. Dünya savaşındaki durumuna düşmeyelim.

Paramız hiç bu kadar değersiz olmamıştı.
200 TL, piyasaya ilk olarak 1 Ocak 2009’da sürülmüştü. Piyasaya çıktığında dolar kuru 1.52 idi. Yani 200 TL 131 dolara karşılık geliyordu. Şimdi ise 200 TL 4.4 dolara tekabül ediyor.
TL deki erime maalesef her geçen gün hızla artıyor.

10 yıl önce D segment lüks bir otomobil 60-70 bin TL ye alınabiliyordu. Şimdi 6-7 milyon TL

bir ülke ekonomisi ne kadar verimli, güvenli ve ihracat odaklı olursa, para birimi de döviz karşısında o kadar değerlenir.

Daha büyük paralar basmayacaksanız, söyleyin, el arabalarını hazır edelim.

İlyas Erbay