ZONGULDAK ’ın Ereğli ilçesindeki sel felaketinde bir çiftlik ile piknik alanında mahsur kalan dokuz kişi saatler sonra kurtarılabildi. Kdz. Ereğli ilçesinde aşırı yağış sonucu oluşan sel felaketi Süleymanbeyler köyündeki iki çiftlikle Aydınlar köyündeki piknik alanını sular altında bıraktı. Süleymanbeyler köyündeki Güneşli deresinin karşı tarafındaki çiftlikte mahsur kalan altı kişi ile Aydınlar köyünde bulunan piknik alanı çalışanların üç kişi yapılan yoğun çalışmalar sonrası zodiak botla kurtarıldı. Sel nedeniyle sular altında kalan piknik alanındaki bazı hayvanlar telef oldu. Piknik alanının sahibi Özcan Sarı, sel nedeniyle üç işçisinin çatıda mahsur kaldığını ve uzun süre onları kurtarmak için yetkililere ulaşmaya çalıştıklarını söyledi. Piknik alanının tamamen yok olduğunu dile getiren Sarı, tek sevinçlerinin cay kaybı yaşanmaması olduğunu ifade etti. Sarı gazetecilere yaptığı açıklamada, şöyle konuştu: “Burada piknik alanı olarak halkımıza hizmet veriyorduk. Sabah saat 07.30 gibi gece bekçimiz aradı, dere yükseldi sular taşmak üzere diye. Hemen buraya geldim, çocuklar içeride masa ve sandalyeleri kurtarmaya çalışıyorlardı. İçeride bir metreye yakın su vardı. Tabi baktık her şey sele kapıldı gidiyor bırakmalarını istedim her şeyi. 7-8 kişi dışarı çıkarttık, sular bir anda yükselince 3 çocuk içeride kaldı. Alamaz duruma geldik. Onlara çatıya çıkmalarını söyledik. Bu olay saat 08.00-08.30 civarında oldu. Saat 11.00’e kadar jandarma komutanımız, kaymakamlık, Erdemir ve AKUT’u aradık. Jandarma komutanı alay komutanını aramış. Helikopter istedik çocukları kurtarmak için. Yarım metre daha yükselse onları kaybedecektik. Sonunda AKUT’un zodiak botu geldi. Onlarla beraber mahsur kalan çocukları kurtardık. Hayvanlarımızdan maymunlarımızı ve tavuklarımızı kaybettik. Keçilerimiz ve atlarımızın iplerini çözdük kendilerini yüzerek kurtardılar. Bizim için önemli olan çocukları kurtarmaktı. Tek sevincimiz o” Kurtarma çalışmalarına yardım eden köy sakinlerinden İsa Genç de bölgeye geldiğinde her tarafın sular altında olduğunu gördüğünü belirterek, çatıda mahsur kalan üç kişinin kurtarma ekipleri tarafından zodiak botla kıyıya alındığını söyledi. Süleymanbeyler ve Aydınlar köyü civarında su seviyesi giderek azalırken yetkililer suların yeniden yükselme ihtimaline karşılık vatandaşları dere kenarına yanaşmamaları konusunda uyardı.


Sel Afetinde Mahsur Kalan Dokuz Kişi Kurtarıldı
TÜRKİYE BU YIL SUYA DOYDU
Mayıs ayında etkili olan yağışlar, İstanbul, Ankara ve Bursa başta olmak üzere birçok büyükşehirde baraj doluluk oranlarını yükseltti. Bursa’da barajlar neredeyse tam kapasiteye ulaşırken, İstanbul ve Ankara’da da su seviyelerinde dikkat çeken artış yaşandı.
Türkiye genelinde ilkbahar boyunca etkili olan yağışlar, büyükşehirlerin su kaynaklarına nefes aldırdı. İSKİ, ASKİ ve BUSKİ tarafından açıklanan 24 Mayıs 2026 tarihli verilere göre, İstanbul, Ankara ve Bursa’daki baraj doluluk oranlarında önemli yükselişler kaydedildi.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) verilerine göre megakente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 71,64 olarak ölçüldü. Kentte en yüksek seviyeler Ömerli Barajı’nda yüzde 96,16, Elmalı Barajı’nda yüzde 96,04 ve Darlık Barajı’nda yüzde 92,03 olarak kaydedildi. Buna rağmen Sazlıdere Barajı yüzde 44,17, Istrancalar Barajı ise yüzde 34,40 seviyesinde kaldı.
Başkent Ankara’da ise ASKİ verilerine göre toplam baraj doluluk oranı yüzde 46,58’e yükseldi. Aktif kullanılabilir su oranı yüzde 40,37 olarak açıklanırken, Kesikköprü ve Kargalı barajlarının tamamen dolduğu görüldü. Akyar Barajı yüzde 82,99, Eğrekkaya Barajı yüzde 80,99 seviyesine ulaşırken, Ankara’nın en önemli su kaynaklarından Çamlıdere Barajı yüzde 40,64 seviyesinde kaldı.
Bursa’da ise yağışların etkisi çok daha belirgin hissedildi. BUSKİ tarafından açıklanan verilere göre kentteki baraj doluluk oranı yüzde 97,18’e ulaştı. Son aylarda kritik seviyelere kadar gerileyen su rezervlerinin, ilkbahar yağışlarıyla birlikte büyük ölçüde toparlandığı belirtildi.
Uzmanlar, baraj seviyelerinde yaşanan yükselişin yaz ayları öncesinde sevindirici olduğunu ancak su tasarrufunun sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

