Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Aralık, 2022 13:36 tarihinde yayınlandı
0

Şehit Babasına Verilen Söz Tutuldu

1993 yılında Hakkari’de şehit olan Şehit J. Er Mustafa Arık’ın babası Hasan Arık’ın şehit oğlu adına Kehler Köyü Kırıklar Mahallesinde bulunan kendi arazisine köy sakinlerinin de desteği ile yaptırdığı Cami, Köy Odası ve İmam Lojmanının çevre düzenlemesi için  Vali Fuat Gürel’den yardım talebinde bulunmuştu.

Şehit Ailelerine gerçekleştirdiği ev ziyaretleri esnasında Hasan Arık’ın kendisine ilettiği talebinin en kısa sürede yerine getirileceği sözünü veren Vali Fuat Gürel, İl Özel İdaresi ve Safranbolu Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından tamamlanan çevre düzenlemesini yerinde inceleyerek yetkililerden bilgiler aldı.

Safranbolu Kaymakamı Şaban Arda Yazıcı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun, İl Genel Meclis üyeleri Nuri Kırımlı ve Mustafa Ünal ile birlikte cami, köy konağı ve imam lojmanını gezerek incelemelerde bulunan Vali Fuat Gürel, “Bu güzel tesisi köyümüze kazandıran Aziz Şehidimiz Mustafa Arık’ın babası Hasan Arık amcamız başta olmak üzere köy sakinlerine ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Hasan Amcamız bu güzel bir camiyi ve tesisleri kazandırdı, bizden de çevre düzenlemesi için talep de bulundu. Şehitlerimizin, Devletimize ve bizlere bıraktığı kutsal emanetlerinin talebini yerine getirmek için ekiplerimizi görevlendirdik ve onlarda kısa sürede bu talebi yerine getirerek Hasan Amcamıza vermiş olduğumuz sözü yerine getirmiş olduk. Başta Şehidimiz Mustafa Arık olmak üzere tüm şehitlerimize bir kez daha rahmet diliyorum, şehitlerimizin geride bıraktığı aileleri Devletimiz için, bizler için kutsal emanetler, onlar için ne yapsak şehitlerimize olan borcumuzu ödeyemeyiz.”diye konuştu. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin