Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Şubat, 2024 04:12 tarihinde yayınlandı
0

‘Sarımsakçı Milletvekili’nden CHP’ye eleştiri

Çin sarımsağına, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde eline aldığı Taşköprü sarımsağı ile savaş açan 22. Dönem CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, 2 yıldır akciğer kanserine karşı verdiği mücadele sırasında CHP Milletvekili ve Kastamonu Belediye Başkan adayı Hasan Baltacı ve CHP İl Başkanlığı yönetiminin kendisini telefonla dahi arayarak ’geçmiş olsun’ dileğinde bulunmadığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kastamonu Milletvekili olarak 22’nci Yasama Dönemi’nde görev alan ve görev süresi boyunca Taşköprü Sarımsağı ve Kastamonu’nun yöresel ürünlerini Türkiye gündemine taşıyarak üreticiye destek sağlamak amacıyla seferber olan Mehmet Yıldırım, 2 yıldır kanser hastalığı ile mücadele ediyor. Kastamonu’daki evinde tedavisi devam eden Yıldırım, İHA muhabirine konuştu. 44 yıllık siyaset hayatı boyunca Kastamonu’nun gelişmesi için mücadele verdiğini ve siyasi hayatının bu amaç doğrultusunda şekillendiğini söyleyen Yıldırım, Kastamonu ve Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Milletvekilliği görevi sırasında Çin sarımsağına savaş açan ve memleketinin dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağını eline alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çıkması ile yıllarca gündemde kalan Yıldırım, 2 yıldır gördüğü kanser tedavisi sırasında ise tam 40 yıl hizmet verdiği partisi tarafından yalnız bırakıldığını ifade etti.

“Seçim zamanı ile geçim zamanını birbirine karıştırmadık”

Siyaset hayatı boyunca öğretmeninin verdiği görevleri yerine getirmeye çalıştığını belirten Yıldırım, “Ben milletvekili adayı olduğumda öğretmenim, Taşköprü’de, ‘öğrencim geliyor, öğrencim. Elime sarımsağı, sırtına kendirin bağını bağlayıp meclise göndereceğim. Eğer onların hakkını hukukunu, üreticinin hakkını hukukunu korumazsa ona öğretmenlik hakkımı helal etmem demişti. Ben de o görevi mecliste yerine getirdim. 1983 yılından itibaren aktif siyasete girdim ve 2002’ye kadar 40 yıllık emek var. SODEP’in il başkanlığı görevini üstlendiğim zaman 80 darbesi olmuştu ve kimse siyasi görüşünü açıklayamıyordu. Ben cımbızla eski Cumhuriyet Halk Partisi üyelerini toplayarak harekete geçtim. Mücadele ettik. Dönemin belediye başkanı Ali Köse ile karşı karşıya mücadele ettik, birbirimizi hiç kırmadık, saygısızlık etmedik. O seçimi kazandı, benim de projem olan toplu konut projesi ile Kuzeykent’i beraber yaptık. Seçim zamanı ile geçim zamanını birbirine karıştırmadık. Şimdi aynı partinin milletvekilleri birbirini yiyor. Bırakın aynı bölgenin milletvekillerini, aynı partiden milletvekilleri birbiriyle çekişiyor” dedi.

“İktidarı paylaştık”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Taşköprü sarımsağı için verdiği destekten dolayı teşekkür eden Yıldırım, “Ben milletvekili olduğumda 5’inci oturumda elimde kürsüye sarımsakla çıktım. O gün o sarımsaktaki mücadele farklıydı. Ben Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum. O da bana destek verdi. Hemşehrimiz dönemin bakanlarından Murat Başesgioğlu, o günün diğer milletvekilleri de destek verdiler. Beraber çalıştık. İktidarı paylaştık. Ben dile getirdim, Murat Başesgioğlu, Cumhurbaşkanı onay verdi” diye konuştu.

“Ben bu hastalığa yakalanalı bir gün geçmiş olsun dileğini duymadım”

2 yıl boyunca kanser tedavisi görmesine rağmen CHP Milletvekili Hasan Baltacı ve CHP Kastamonu İl Başkanlığı yöneticilerinin kendisini telefonla dahi aramadıklarını belirten Yıldırım, “Ben kimseye dargın değilim. Hasan Bey ile karşılaştığımızda selam veriyorum, lakin bunların kafasında başka şeyler var, evimin 100 metre uzağında oturuyor. Ben bu hastalığa yakalanalı bir gün ’geçmiş olsun’ dediğini duymadım. Benim bir kırgınlığım yok ama üzüldün” şeklinde konuştu.

“Şu an parti bütünlüğü var mı, bence yok”

CHP’nin Afyon’daki genel kurulu sırasında CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, CHP Kastamonu eski il başkanı Hikmet Erbilgin ile Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal arasında yaşanan ve Türkiye gündemine oturan tartışmayı da değerlendiren Yıldırım, “Misafir olarak gelmiş olan milletvekili ve il başkanına o şekilde davranılması bardağı taşıran son damladır. Ama aralarında ne yaşandı bilmiyorum. İncelemeyi bile kayda almam. Ama doğru değil. Beni incitti. Orada, ‘çıkın dışarı, hırsızlar dışarı ’demek Kastamonuluları kovalamaktır, beni, Hasan Beye oy veren herkesi kovalamaktır. Ama doğru bulmam, orada sizin ne işiniz var? Davet edilmediğiniz yeri karıştırmaya ne hakkınız var. Sen önce kendi evinin önünü süpür. Sen partiyi burada darmadağın etmişsin! Şu an parti bütünlüğü var mı, bence yok, ben bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

“Diyelim ki muhalefetin adayı kazandı, belediye işçisinin maaşını ödeyemez”

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı’nın Kastamonu Belediye Başkan adayı olması ile ilgili de konuşan Yıldırım, “Hasan Bey belediye başkan adayı oldu, hayırlı olsun. Yerel seçimlerde bir adayın niteliği, niceliği, mensup olduğu siyasi parti, siyasi partinin Türkiye içerisindeki konumu ve durumu, göz önüne alınmalı. Şimdi AK Parti 2028 yılına kadar iktidar mı? Farz edelim, belediye başkanlığını muhalefetin adayı kazandı, belediye işçisinin maaşını ödeyemez. Şu an İller Bankasından gelen payla bin 350 belediye işçisinin maaşını ödeyemez. Emlak Vergileri ile altyapı gibi çalışmalar yapılamaz. Bunun için bizim Ankara’nın desteğine ihtiyacımız var, kaynağa ihtiyacımız var” dedi.

“Deniz Baykal’dan sonra marjinaller, CHP’ye sığınma evi olarak daldılar”

CHP’de marjinal kesimlerin yönetimi ele geçirdiğini ifade eden Yıldırım, “Deniz Baykal’dan sonra marjinaller, Cumhuriyet Halk Partisi’ne sığınma evi olarak daldılar ve CHP’ye doldular. Bunlar yönetimleri, Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da, hatta Kastamonu’da ele geçirdiler. Kendilerinden başkalarına yaşam hakkı vermiyorlar” diye konuştu.

“Hasan Baltacı burada EMEP’in il başkanıydı”

CHP Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı’nın daha önce EMEP Kastamonu il başkanı olarak görev yaptığını kaydeden Yıldırım, “Hasan Baltacı burada Anayasa Mahkemesi tarafından teröre yardım ve yataklık tan kapatılan EMEP’in il başkanıydı, onu biliyorum. Ben milletvekili oldum. Hasan Baltacı ve Hasan Akkün’ün kızı o dönemde beni ziyarete geldi. Sayınız ne kadar dedim, ‘400 civarında’ dediler. Benim adaylığımda oy verdiniz mi dedim, ‘vermeyiz’ dediler, vermediklerini itiraf ettiler” diye belirtti.

“Bunlar bir üçgen kurmuşlar, üçgenin içine kimseyi koymuyorlar”

CHP’de Kastamonu Belediye Başkan adaylığı için farklı alternatiflerin olmasına rağmen değerlendirilmediğini kaydeden Yıldırım, “Ben Kastamonu Belediye Başkanlığı adaylığı için Ender Karahasan’la konuştum, aday olmasını tavsiye ettim. Burada bir alternatif olsun dediğim de Ender Karahasan, CHP il başkanı, Hasan Baltacı ve Hikmet Erbilgin ile görüştü. Geçit vermediler. Bunlar bir üçgen kurmuşlar, üçgenin içine kimseyi koymuyorlar. Bunlar hem parti için hem de ülke için iyi şeyler değil” şeklinde konuştu.

Siyasette pek çok hayalini gerçekleştirdiğini, ancak ikisini gerçekleştiremediğini kaydeden Yıldırım, “Siyasi hayatım boyunca iki şeyi başaramadım. Bunlardan birincisi Özel Uğurlu Hastanesi’nin yeniden hizmete girmesiydi. Diğeri de kapatılan Taşköprü Sigara Kağıdı Fabrikası’nın(SEKA) yeniden hizmete girmesiydi. Amacım kamulaştırmak ve geri almak suretiyle hastane ile fabrikayı faaliyete geçirerek bin kişiye istihdam sağlamaktı” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
boluda ozel ogrenciler atik yaglardan sabun yapmayi ogrendi VRejiORu
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Bolu’da özel öğrenciler atık yağlardan sabun yapmayı öğrendi

Bolu’da atık yağları geri dönüştürerek doğal sabun üreten meslek lisesi öğrencileri, özel eğitim gören öğrencilerle atölye çalışmasında bir araya geldi. Kalıplara birlikte sabun döken öğrenciler, hem sıfır atık bilinci kazandı hem de üretmenin mutluluğunu paylaştı.

Bolu İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik” teması doğrultusunda örnek bir projeye imza attı. “Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor” projesi kapsamında il genelindeki kurumlardan toplanan atık yağlar, okulun kimya laboratuvarında işlenerek zeytinyağlı, bıttım, pirinçli, tarçınlı, portakallı, zerdeçallı ve güllü gibi tamamen doğal sabunlara dönüştürülüyor. Üretimde kullanılan ahşap kalıplar ise yine okulun mobilya atölyesindeki öğrenciler tarafından özenle hazırlanıyor.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen proje kapsamında meslek liseli gençler, Emine Mehmet Baysal Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu ziyaret etti. Kimya Öğretmeni Sibel Çobanoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, özel öğrenciler hazırlanan doğal sabun karışımlarını ağabeyleri ve ablalarıyla birlikte kalıplara döktü. Renkli anlara sahne olan etkinlikte özel öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okunurken, Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan da atölye çalışmalarını yerinde inceleyerek, öğrencilerle yakından ilgilendi.

“İl genelindeki tüm kurumlardan atık yağları topladık”

Projenin eğitim ve farkındalık boyutuna dikkat çeken Kimya Öğretmeni Sibel Çobanoğlu, il genelindeki atık yağları topladıklarını vurgulayarak, “Milli Eğitim Bakanlığımızın ’Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler’ temasıyla çıktığımız bu yolda bugün olduğu gibi özel eğitim okuluna geldik. Bunun dışında anaokulu, ilkokul ve ortaokullarda da çalışmalar yaptık ve yaklaşık 350 öğrenciye dokunabildik. Bunu yaparken okulumuzda iki yıldır yürüttüğümüz ‘Atık Yağlar Geleceğe Değer Katıyor’ adlı kampanyamız vardı. Bu doğrultuda yaklaşık 350 öğrenciye ulaştık. Okullarına gittik, özel eğitim kurumlarını bugün olduğu gibi okulumuza davet ettik ve atölye çalışmaları yaptık. Ayrıca il genelindeki tüm kurumlardan atık yağları topladık ve bunları değerlendiriyoruz. Amacımız, sıfır atık kapsamında gelecek nesillere gençlerimizin neler bırakabileceğini göstermek” dedi.

“Doğal ve kaliteli sabunlar elde ediyoruz”

Üretim aşamasında “soğuk proses” yöntemini kullandıklarını ifade eden Çobanoğlu, piyasadaki ürünlerin aksine doğal ve kaliteli sabunlar elde ettiklerini belirterek, “Atık yağları topladıktan sonra önce süzüyoruz. Daha sonra sabun yapımında kullanılan kostik maddesiyle belirli bir formülasyon oluşturarak içine esans, parfüm ve değerli yağlar ekleyip sabun üretiyoruz. Bu sabunlar soğuk proses yöntemiyle yapılıyor. Yani piyasadaki ürünler gibi değil, gliserini içinde kalan, doğal ve kaliteli sabunlar elde ediyoruz. Karışımı kalıba döktükten sonra çırpma ve sabunlaşma işlemlerinin ardından yaklaşık üç haftalık bir bekleme süresi oluyor. Çünkü ilk aşamada pH değeri oldukça bazik oluyor ve cilde zarar verebiliyor. Üç hafta sonunda ise kullanıma hazır hale geliyor” diye konuştu.

“Anneler evlerindeki atık yağlardan Arap sabunu da yapabilirler”

Evdeki atık yağların değerlendirilmesi konusunda annelere de seslenen Çobanoğlu, “Annelerle de atölye çalışmaları yapılabilir. Ayrıca anneler, gerekli önlemleri alarak evlerindeki atık yağlardan Arap sabunu da yapabilirler. Sabun üretilebilir ancak burada belirli bir formülasyon ve iş güvenliği kuralları var. Bu süreç yemek pişirmek gibi değil, belirli oranlar ve kimyasal hesaplamalar gerektiriyor. Kurallara uyulduğu takdirde güvenli şekilde yapılabilir” ifadelerini kullandı.

“Amacımız, bu çalışmaları daha geniş kitlelere yayabilmek”

Pandemi döneminde bir kimya mühendisinden esinlenerek başladığı bu yolculukta hedeflerinin daha geniş kitlelere yayılmak olduğunu ifade eden Çobanoğlu, “Pandemi sırasında bir kimya mühendisinin atık yağlardan Arap sabunu yaptığını görmüştüm. Açıkçası oradan esinlendim. Ayrıca çocuklara uygulamalı olarak neler yaptırabileceğimi düşündüm ve bu yola çıktık. Şu ana kadar 350’den fazla kişiye ulaştık. Amacımız, bu çalışmaları daha geniş kitlelere yayabilmek” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin