Saraçoğlu: “Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Ekim, 2018 14:15 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 18.10.2018 10:57
0
0

Saraçoğlu: “Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar”

“Dünya Miras Kentinin Kırmızı Altını Safran” projesi kapsamında düzenlenen konferansa katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, Anadolu’daki organik tohumların 1950’li yıllarda Amerika’ya götürüldüğünü belirterek “Anadolu’nun en çok boşaltıldığı dönem 1984-86 yıllarıdır. Mersin, İskenderun limanlarından tahıl gemilerinden biri geliyor biri gidiyor. Götürdükleri buğday, mercimek, nohut ve kuru fasulye. Sonra bizim insanımıza bu buğdaylar zaten verimsiz diye Meksika buğdayını dayattılar” dedi.
Safranbolu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından ‘Dünya Miras Kentinin Kırmızı Altını Safran’ projesi kapsamında konferans düzenlendi. Karabük Üniversitesi Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Salonu’nda gerçekleşen konferansa Karabük Valisi Kemal Çeber, Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, Doç. Dr. Sakine Karaağaç, İşadamı Şefik Dizdar, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, modern tıbbın çaresiz kaldığı noktalarda alternatif tıbbın çözüm olduğunu armut örneği ile açıklayarak “Hamile kadınlarda amniyon sıvısı azalmışsa, rahimde su azalmışsa modern tıp bu konuda hiçbir şey yapamaz. Ya bebeği alacaklar ya da Göksü armudu yedirilip amniyon sıvısı arttırılmalı. Bir şey daha var. Taze sıkılmış havuç suyu. Bu iki önerim sayesinde binlerce kadın bebeğini hayata bağladı, normal doğum yaptı. Yoksa modern tıpta bunun çaresi yok.” diye konuştu.
Türkiye’de bitkilerin değerinin bilinmediğini söyleyen Saraçoğlu, Almanların ökse otundan yaptıkları bir kemoterapi iğnesini 7 bin TL karşılığında sattığını belirtti.
“ANADOLU’YU 3 YIL İÇİNDE BOŞALTTILAR”
Anadolu topraklarında 1950 yılında en büyük hırsızlığın Amerikalı J. Harlen tarafından yapıldığını açıklayan Saraçoğlu, şunları söyledi:
“J. Harlen 1948’de Anadolu’ya gelir, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Yusufeli’ne kadar çıkarak 25 sandık dolusu tohumu Amerika’ya götürdü. Bizim malımızı bize sattılar adamlar. Bunu 1948 yılında yaptılar. Anadolu’nun en çok boşaltıldığı dönem 1984-86 yıllarıdır. Mersin, İskenderun limanlarından tahıl gemilerinden biri geliyor biri gidiyor. Götürdükleri buğday, mercimek, nohut ve kuru fasulye. Bütün Anadolu’yu 3 yıl içinde boşalttılar. Sonra bizim insanımıza bu buğdaylar zaten verimsiz diye Meksika buğdayını dayattılar.”
“MİLYONLARCA CİLTLİK ARŞİVLER HEBA OLDU”
Saraçoğlu, Çinli Tu-Youyou adındaki kadının Çin arşivlerine girip 2 bin 500 yıl önceki el yazmalarını okuduğunu ve Çin, Bulgaristan, Japonya, Hindistan ve Polonya gibi ülkelerin alfabelerini değiştirmediğini de kaydederek, “Kendi arşivlerine girip okuyabiliyorlar. Biz bugün Osmanlı arşivlerine girip evlatlarımıza atalarımızın yerli ve milli kültürünü bilimsel araştırma sonuçlarını okutamıyoruz. Bir gece de Latin harflerine geçildi. Ben Latin harflerine geçilmesin demiyorum, keşke daha önce geçilseydi ama Osmanlıca’yı korusaydınız. Bu zengin kütüphane, milyonlarca ciltlik arşivler heba olup gitti, kimse okumuyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer tarafından Saraçoğlu’na hediye takdim edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonu universitesi ulusal lojistik ve tedarik zincir kongresine ev sahipligi yapacak YWeaIQjN
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Nisan, 2026 04:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi Ulusal Lojistik ve Tedarik Zincir Kongresi’ne ev sahipliği yapacak

Kastamonu Üniversitesi, 14-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek Ulusal Lojistik ve Tedarik Zincir Kongresi’ne ev sahipliği yapacak.

15’incisi düzenlenecek olan Ulusal Lojistik ve Tedarik Zincir Kongresi’ne Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. 14-16 Mayıs tarihleri arasında Kastamonu Üniversitesi Teknokent salonlarında gerçekleşecek kongrede sektör, paydaşlar ve akademisyenler tarafından masaya yatırılacak. Kastamonu Teknokent’te Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı ve Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin ile Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Nazlıcan Dindarik tarafından Ulusal Lojistik ve Tedarik Zincir Kongresi ve Kastamonu Üniversitesi’nde hazırlanan Kastamonu Lojistik Raporuyla ilgili bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Nazlıcan Dindarik, “Lojistik, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere en baştan, yani tedarikçiden müşteriye kadar olan tedarik zinciri içerisindeki iki yönlü hareketi ifade eder. Tedarik zincirinin içerisinde olan bir faaliyet olduğu için lojistik, tedarikçiden başlar. Tedarikçi, üretici, depolama, dağıtım, perakendeci, toptancı ve müşteri olarak tamamlanır. Aslında biz burada genel olarak müşteri tarafında yer alıyoruz. Bugün en basit örneğiyle gidip marketten bir ekmek alabiliyorsak bu lojistik sayesindedir. Çünkü o ürün oraya kadar ulaştı ve biz bunu aldık. Dönem dönem bunun aslında artı ve eksilerini hayatımızın her yerinde görüyoruz. İşte bunu Kastamonu özelinde değerlendirmek istedik. Genelde ‘taşımacılık’ diyorlar. Hayır, sadece taşımacılık ya da sadece ulaşım deği, bu süreçlerin tamamının entegre bir şekilde, koordinasyon halinde olması aslında lojistiği oluşturuyor. Biz de burada Kastamonu’nun altyapısını bu açıdan incelemeye çalıştık. Şimdi baktığımız zaman bölgesel kalkınma, ekonomik entegrasyonlar ve rekabet açısından bunların hepsine farklı farklı artıları olduğunu ve farklı açılardan ele alınabileceğini görüyoruz. O yüzden biz Kastamonu üzerinde bunu çok boyutlu olarak ele aldık. Peki, çok boyutlu dediğimizde nasıl bakmış oluyoruz? Öncelikle coğrafi ve stratejik konumunu analiz ettik. Kıyısı olduğu için özellikle İnebolu Limanı’nın halihazırda kullanımda olması ve yine İç Anadolu’ya yakınlığı nedeniyle ticaret aksları üzerindeki konumunu nasıl daha verimli hale getirebiliriz, bunu irdelemiş olduk. Bu açıdan baktığımız zaman aslında Kastamonu’nun ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gördük. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla kullanılması için ne yapabiliriz, ulaşım altyapısını nasıl daha iyi hale getirebiliriz, lojistik yatırımlar nasıl artırılabilir ve sektörler arası entegrasyon nasıl sağlanabilir? Çünkü biz burada disiplinler arası bir işten bahsediyoruz. Aslında lojistik diyoruz ama tek başına yeterli değil. Orman endüstrisi, inşaat mühendisliği gibi birçok farklı alanla entegre olması gereken bir yapıdan söz ediyoruz. Bu yüzden biz Kastamonu özelinde sadece il bazlı değil, ilçeleri de genel olarak değerlendirdik. İlçelere baktığımız zaman, ilçelerin coğrafi yapısı, o ilçelerde öne çıkan sektörler ve lojistik fırsatlar nelerdir, bunları ayrı ayrı değerlendirmiş olduk. Tabii bu değerlendirme sonucunda, bunlar homojen değil, heterojen bir dağılım gösteriyor. Yani Kastamonu’nun bu anlamda farklı ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu görüyoruz” dedi.

“Kastamonu’yu, birçok akademisyene ilimizi tanıtmış olacağız”

Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı ve Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin ise, “Bizim ortaya koymuş olduğumuz Lojistik Raporu, sadece bugüne değil, geleceğe ışık tutan ve gelecekte yapmamız gereken bazı ödevleri hepimize yükleyen hem üniversite olarak hem yerel kuruluşlar olarak, kamu kesimi ve özel sektör olarak hepimize görev yükleyen bir rapor. Bu raporun okunması bizim için çok değerli ve kıymetli. Sonuçta akademide birçok yayın üretiliyor, birçok kitap üretiliyor, makale, tez, projeler gerçekleştiriliyor. Önemli olan bunların uygulamaya ne kadar dönüştürülebildiği, sektöre ne kadar faydalı olduğu ve özellikle bu şehir açısından da yapılacak yatırımlara bir yön çizmesi noktasında göstereceği yol haritası. Ben raporu o şekilde adlandırabilirim. Aslında biz bir yol haritası çizmeye gayret gösterdik. Ama bunu yaparken de ‘biz raporu yazdık, rapor bir köşede dursun, okuyanlar okusun, okumayanlar da daha sonra okur, bir vesileyle bu sürece dahil olur’ demeyeceğiz. Kastamonu Üniversitesi olarak bu süreci sürdürülebilir kılmak adına aslında az önce bahsetmiş olduğum birinci temanın yanında ikinci temayı da harekete geçirmeye çalıştık. Bu tema, Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi. 14 defa düzenlenmiş bir kongreden bahsediyoruz. Farklı üniversitelerde, farklı illerde düzenlenmiş ve hem akademi, hem sektör, hem genç araştırmacılar herkes sürecin içerisinde yer almış bir kongre. Biz Kastamonu’ya üniversite olarak 15’inci Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi’ni ev sahipliği yapmak üzere almış bulunuyoruz. Bu kongrenin bizim açımızdan sadece akademik bir kongre, akademik bir platform olma özelliğinin ötesine geçmesini temenni ettiğimiz için aslında bugün bu konudan bahsediyoruz” diye konuştu.

14-16 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek kongrenin önemine değinen Prof. Dr. Tekin, Kastamonu’nun ev sahipliği yapacağı bu organizasyonun şehre katacaklarını belirterek, “15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi’nde ana temamız ‘Orman Ürünleri Tedarik Zinciri’ olacak. Türkiye’nin en büyük iki lojistik derneği olan LODER ve LOJİDER yönetim kurulları burada olacak. Belki de bu iş insanları Kastamonu’da lojistik namına yatırım yapacakları bir alan bulacaklar. Kongrede ayrıca yapay zeka, akıllı ulaşım sistemleri, lojistik 4.0 ve otonom sistemler gibi geleceğin teknolojileri 60’tan fazla bilimsel bildiriyle ele alınacak. Açılış oturumunda ‘Kastamonu’nun Lojistik Geleceğini’ konuşacağız. 14 Mayıs’taki açılışta sadece akademisyenleri değil, tüm muhatapları bekliyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin