Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde Düzce’de yeni trend şapkalı çanta oldu. Özellikle sonbahar ve kış mevsiminin zorlu hava şartlarında şapkalı çantalar çocukların en sıcak dostu olacak.
Yeni eğitim öğretim dönemi okul öncesi eğitim sınıfları ve ilkokul 1. sınıflar için uyum haftası ile başladı. Diğer sınıf ve okullar için ise gelecek hafta başlıyor. Anne ve babaların okul heyecanı ise ilk ders zilinin çalmasına günler kala halen devam ediyor. Okul eşyaları üreticileri de çocukları okula giderken zorlu hava şartlarından koruyacak eşyaları üretmeye başladı. Çocukların okul eşyalarını koyacakları çantalar ise bu çerçevede büyük önem kazanıyor. Sonbaharın yağmurlu havalarda öğrencileri düşünen bir çanta firmasının piyasaya sunduğu şapkalı çantalar ise anne ve babaların hem en büyük yardımcısı olacak hem de çocukları yağmur, kar gibi etkenlerden koruyacak sıcak arkadaşları olacak. Düzce’de bir kırtasiye tarafından getirilerek piyasaya sunulan şapkalı çantalar bu yönüyle henüz okullar açılmadan trend oldu. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği şapkalı çantayı çocuklarda beğenerek kullanıyor.
Şapkalı çantayı anne ve babaların beğenisine sunan işletmeci Erman Güler yeni sezon için farklı ürünleri müşterilerine sunduklarını söyledi. Özellikle şapkalı çantanın çok beğenildiğini kaydeden Güler, zararlı madde içermeyen, iç hacmi geniş bu çanta sayesinde velilerin çocuğum yağmurda karda ıslanır mı kaygısı yaşamayacağını dile getirerek şunları söyledi; “Yeni ürünlerimiz mevcut. Zararlı maddeler içermeyen, su geçirmez, geniş iç hacimli, tablet ve bilgisayar koyulabilecek kadar geniş hacmi olan çocuklarımızı soğuktan, kardan, yağmurdan koruma amaçlı üretilen çantalarımız var. Nanoteknoloji ile üretilmiş, hafif kırıştırdığımızda delikleri kapatabildiği kendi kendini tamir edebilen bir çantadır bu. Gayet güzel şık tasarımı çocuklarımıza sunulan çantayı bizde müşterilerimize öneriyoruz. Çantaya talep çok yüksek. Anne ve babalar çocuklarını bu çanta ile güvenle okula gönderebilirler. Okul malzemesi çok olan öğrenciler içinde kullanışlı. Geniş iş hacimli yapılmış. Rahatlıkla bütün malzemelerimi koyabilirler.”
“Çantanın fiyatı bin 500 TL’den başlıyor”
Erman Güler çantanın fiyatını da açıklayarak, çantanın kalitesinin fiyatını karşıladığını dile getirerek; “Çantanın fiyatı ise bin 500 liradan başlıyor 2 bin 250 liraya kadar çıkıyor. Bu kalitede bir çantaya bu paralar verilir” dedi.


Şapkalı çanta yeni dönemin trendi oldu
Kastamonu’da “Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu” başladı
Kastamonu Üniversitesi’nde “Tasavuuf Ahlak ve Toplum Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temalı 9. Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu başladı.
Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen IX. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu, “Tasavvuf, Ahlak ve Toplum: Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştiriliyor. Tasavvuf ve ahlak alanında akademik çalışmaları teşvik etmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan sempozyumun açılış programı, Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yapıldı. Sempozyum, Nasrullah Kadı Camii Başimamı Hafız Kahraman Şekercioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Sempozyumun açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tasavvufun, İslam’ın zahir ve batın yönünü birlikte ele alan; bilgi ile ahlakı, teori ile pratiği bütüncül şekilde değerlendiren bir düşünce sistemi olduğunu ifade etti. Tasavvuf adı altında ortaya çıkan ölçüsüz yorumlar, bilgisizlikler ve istismarların bu geleneğin yanlış anlaşılmasına sebep olduğunu belirten Rektör Topal, tasavvufun özünde peygamber Efendimiz’in ahlakını örnek alma çabası bulunduğunu dile getirdi.
Rektör Topal, “Tasavvuf, bizler için üsve-i hasene, yani en güzel örnek olan Yeygamber Efendimiz’i yakından tanıyabilme, O’nun şahsiyet ve ahlakını örnek alarak dini özüne ve ruhuna uygun bir şekilde yaşayabilme gayretidir” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Eyyup Akdağ ise sempozyuma bu yıl yaklaşık 100 bildirinin kabul edildiğini belirterek, organizasyona olan ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Tasavvufun güzel ahlak, takva, nefis terbiyesi ve kalbin arındırılması gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Doç. Dr. Akdağ, bu anlayışın özünde insanın Allah’a yakınlaşma gayreti ve kulluk bilincinin bulunduğunu söyledi.
Doç. Dr. Akdağ, “Tasavvuf yolu; gösterişten uzak, ihlas ve takva üzerine kurulu bir eğitim anlayışıdır. İnsanın nefsini terbiye etmesini, dilini, gözünü, elini ve bütün davranışlarını kötülükten korumasını esas alır. Güzel ahlakı ve sevgiyi merkeze alan bu anlayış, bireyin hem kendisiyle hem toplumla hem de Rabbiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını hedeflemektedir” ifadelerini kullandı.
Modern dünyanın sunduğu maddi imkanlara rağmen insanlığın ciddi manevi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Akdağ, “Hız, tüketim ve yalnızlık ekseninde şekillenen modern hayat, insanın iç huzurunu tam anlamıyla karşılayamamaktadır. Bu noktada tasavvufun nefis muhasebesi, sevgi, merhamet, paylaşma ve hizmet anlayışıyla günümüz insanına önemli bir bakış açısı sunduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Sempozyumun açılış konferansı ise Prof. Dr. Kadir Özköse tarafından gerçekleştirildi. Konuşmasında tasavvufun sanat, medeniyet, kültür, ahlak ve irfanla iç içe geçmiş bir hakikat arayışı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özköse, tasavvufun İslam bilimleri içerisinde kimi çevrelerce benimsenen, kimi çevrelerce ise eleştirilen bir alan olduğunu ifade etti. Tasavvufun yalnızca teorik bilgiyi değil, ilham, keşif ve irfan yoluyla tevhidi anlamayı hedefleyen bir disiplin olduğunu söyleyen Özköse, tasavvufun sadece dünyadan uzaklaşma anlamına gelmediğini dile getirerek, kişinin iç dünyasında bulduğu huzuru dış dünyaya taşıyarak toplumsal barış ve selamete katkı sunmasının esas olduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından Rektör Topal, Özköse’ye plaket takdim etti. Programa, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin’in yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

