Şapkalı çanta yeni dönemin trendi oldu - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Şapkalı çanta yeni dönemin trendi oldu

Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde Düzce’de yeni trend şapkalı çanta oldu. Özellikle sonbahar ve kış mevsiminin zorlu hava şartlarında şapkalı çantalar çocukların en sıcak dostu olacak.
Yeni eğitim öğretim dönemi okul öncesi eğitim sınıfları ve ilkokul 1. sınıflar için uyum haftası ile başladı. Diğer sınıf ve okullar için ise gelecek hafta başlıyor. Anne ve babaların okul heyecanı ise ilk ders zilinin çalmasına günler kala halen devam ediyor. Okul eşyaları üreticileri de çocukları okula giderken zorlu hava şartlarından koruyacak eşyaları üretmeye başladı. Çocukların okul eşyalarını koyacakları çantalar ise bu çerçevede büyük önem kazanıyor. Sonbaharın yağmurlu havalarda öğrencileri düşünen bir çanta firmasının piyasaya sunduğu şapkalı çantalar ise anne ve babaların hem en büyük yardımcısı olacak hem de çocukları yağmur, kar gibi etkenlerden koruyacak sıcak arkadaşları olacak. Düzce’de bir kırtasiye tarafından getirilerek piyasaya sunulan şapkalı çantalar bu yönüyle henüz okullar açılmadan trend oldu. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği şapkalı çantayı çocuklarda beğenerek kullanıyor.
Şapkalı çantayı anne ve babaların beğenisine sunan işletmeci Erman Güler yeni sezon için farklı ürünleri müşterilerine sunduklarını söyledi. Özellikle şapkalı çantanın çok beğenildiğini kaydeden Güler, zararlı madde içermeyen, iç hacmi geniş bu çanta sayesinde velilerin çocuğum yağmurda karda ıslanır mı kaygısı yaşamayacağını dile getirerek şunları söyledi; “Yeni ürünlerimiz mevcut. Zararlı maddeler içermeyen, su geçirmez, geniş iç hacimli, tablet ve bilgisayar koyulabilecek kadar geniş hacmi olan çocuklarımızı soğuktan, kardan, yağmurdan koruma amaçlı üretilen çantalarımız var. Nanoteknoloji ile üretilmiş, hafif kırıştırdığımızda delikleri kapatabildiği kendi kendini tamir edebilen bir çantadır bu. Gayet güzel şık tasarımı çocuklarımıza sunulan çantayı bizde müşterilerimize öneriyoruz. Çantaya talep çok yüksek. Anne ve babalar çocuklarını bu çanta ile güvenle okula gönderebilirler. Okul malzemesi çok olan öğrenciler içinde kullanışlı. Geniş iş hacimli yapılmış. Rahatlıkla bütün malzemelerimi koyabilirler.”
“Çantanın fiyatı bin 500 TL’den başlıyor”
Erman Güler çantanın fiyatını da açıklayarak, çantanın kalitesinin fiyatını karşıladığını dile getirerek; “Çantanın fiyatı ise bin 500 liradan başlıyor 2 bin 250 liraya kadar çıkıyor. Bu kalitede bir çantaya bu paralar verilir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay