Samsun’da ’Köklerimiz İzinde Kültürel Miras Yolcuğu Projesi’ - Karabük Haber Postası
samsunda koklerimiz izinde kulturel miras yolcugu projesi sUB1Qz4a
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Nisan, 2025 20:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’da ’Köklerimiz İzinde Kültürel Miras Yolcuğu Projesi’

Samsun’da ’Köklerimiz İzinde Kültürel Miras Yolcuğu Projesi’ ile Türkiye’nin sahip olduğu kültürel mirası yeni jenerasyonlara aktarmak ve yaşatmak maksadıyla Samsun Olgunlaşma Enstitüsünde program düzenlendi. Programda 76 lise öğrencisi, çeşitli atölyelerde sanatsal çalışma ve Türk kültürünü tanıma fırsatı buldu.

Milli Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, UNESCO iş birliğiyle yapılan aktiflik birinci olarak Samsun kültürünü yansıtan kıyafet defilesiyle başladı. Ardından konuşmalara geçildi. Birinci olarak konuşan Samsun Ulusal Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, sadece akademik başarıyı önceleyen değil; köklerinden beslenen, kültürel kodlarına sahip çıkan, kıymetleriyle var olan bireylerin yetişmesini amaçlayan bütüncül bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Yeni model; öğrencilerimizin ulusal kültürünü özümseyen, birebir vakitte kozmik seviyede kendini tabir edebilen bireyler olarak yetişmesini hedeflemektedir. Bu bağlamda kültürel miras şuuru, artık eğitim sistemimizin vazgeçilmez bir kesimidir. İşte bu anlayışla hayata geçirilen bu manalı aktiflik, öğrencilerimizin geçmişi sırf öğrenmekle kalmayıp tıpkı vakitte deneyimleyerek, hissederek ve içselleştirerek geleceğe taşımasına imkân sunmaktadır” dedi.

Bizim kendi kültürümüzü tanıma fırsatı elde edecekler”

Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Arzu Yıldırım, “Ülkemizin sahip olduğu varlıklı kültürel mirası genç kuşaklara aktarmak gayesiyle, kültürel bilince katkı sağlamak hedefiyle Ulusal Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ve Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, UNESCO iş birliğiyle bir aktiflik yaptık. Aktiflik kapsamında 2 farklı okuldan öğrenciler tespit edildi. 76 öğrenci, kurum binamız içerisindeki 14 atölyede çalışma yaptı. Örneğin ebru, seramik, cam üzere atölyelerde sanatsal çalışmaları deneme fırsatı buldular. Bizim kendi kültürümüzü tanıma fırsatı elde edecekler” diye konuştu.

“Yeni bir bakış açısıyla tekrar sınıflarımıza katmaya başladık”

Milli Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği Dış Alakalar Genel Müdürü Tuba Korkmaz, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, “Sizlerin çok hoş bilgiler öğreneceğinizi, bu bilgileri hayatınızda uygulayacağınıza eminim. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni yeni bir bakış açısıyla tekrar sınıflarımıza katmaya başladık. Tahminen geç kalınmış olabilir, program dört dörtlük olmayabilir ancak her gün gelişme içerisindedir. Öğrencilerimizin takviyesi, öğretmenlerimizin sahiplenmesiyle bu program çok daha ileri gidecektir” biçiminde konuştu.

“Farkındalık oluşturma yönelik”

UNESCO Türkiye Ulusal Komitesi Lideri Prof. Dr. Öcal Oğuz ise “UNESO programlarını Türkiye ile buluşturmaya, tanıştırmaya, kaynaştırmaya, farkında varılanları, uygulanabilir olanlar hayata geçirmek için faaliyetler yürütüyoruz. Bizim yapıp ettiklerimizin tamamı icra eden, yapan yöneten kurumlara, bir fikir vermeye, farkındalık oluşturmaya yöneliktir” sözlerini kullandı.

Etkinlik öğrencilerin atölye çalışmaları ile son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin