Reklam
Reklam

Atıl kumaşları sanata dönüştürüyorlar

atil kumaslari sanata donusturuyorlar GAq165gH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Temmuz, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Trabzon’daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da, yürütülen yöresel bez bebek çalışması, geleneksel kıyafetleri modern oyuncak anlayışıyla buluşturarak kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Usta öğretici ve öğrencileri tarafından hazırlanan bebeklerde, anneanne ve ninelerin sandıklarda saklanan kıyafetlerinden ilham alınıyor.
Çalışmada yalnızca çocukların oynayabileceği oyuncaklar değil, aynı zamanda evlerde ve iş yerlerinde dekoratif amaçla kullanılabilecek nostaljik bebekler de üretiliyor. Özellikle Karadeniz coğrafyasının izlerini taşımasına özen gösterilen bebeklerde, kullanılmayan kıyafetler, çemberler ve tülbentler değerlendirilerek atıl durumdaki kumaşlar yeniden hayata kazandırılıyor.
Kursiyerlerle birlikte yöresel bez bebek üretimi yapan usta öğretici Filiz Kalaycı, hem çocukların sağlıklı oyuncaklarla buluşmasını hem de Karadeniz kültürünün gelecek nesillere aktarılmasını hedeflediklerini kaydetti.
Eskiden ninelerin çubukları bağlayıp yamalarla oyuncak bebek yaptığını hatırlatan Kalaycı, günümüzde çocukların plastik bebeklerle büyüdüğüne dikkat çekerek bu nedenle plastik yerine bez bebeklerin tercih edilmesini istediklerini belirtti.
Ürettikleri bebeklerin tamamen pamuklu, yıkanabilir ve içlerinin elyaf dolu olduğunu vurgulayan Kalaycı, bebeklerde çocuk sağlığına zararlı boya veya malzeme kullanılmadığı söyledi.
“Özellikle kendi coğrafyamızın izlerini taşımasına dikkat ediyoruz”
Özellikle coğrafyanın izlerine taşımaya özen gösterdiklerini belirten Kalaycı,” 17 yıldır Halk Eğitim Merkezi’nde el sanatları giyim üretim alanında usta öğretici olarak görev yapmaktayım. Yöresel bebek çalışmaları yapıyoruz. Şehrimizde bu çalışmalar sadece folklorik olarak yapılıyor. Biz ise bunu folklorik değil, anneannelerimizin ve ninelerimizin kıyafetlerini bebeklere giydirerek yapmaya karar verdik; öğrencilerimle birlikte bu çalışmayı yürütüyoruz. Bunun hem üretimini hem de satışını yapmaya karar verdik. Aynı zamanda bez bebek ürettik. Eskiden ninelerimiz çubukları bağlar, üzerine yamaları sarar ve oyuncak bebek yaparlardı; biz de onlarla oynardık. Günümüzde çocuklarımız buna ihtiyaç duymuyor. Çünkü çok sayıda plastik bebek var ve onlarla oynuyorlar. Biz de plastik yerine bez bebek tercih edilsin diye böyle bir çalışma düşündük. Plastik bebek alınmasın, bez bebek alınsın istedik. Bebeklerimiz yıkanabilir, tamamen pamuklu ve içleri elyaf doludur. Çocuklar için zararlı herhangi bir boya ya da malzeme içermemektedir. Hem çocukların oynayabileceği bebekler hem de kültürel amaçla alınıp evinin bir köşesine koyarak geçmişini yad etmek isteyenler ya da süsleme amacıyla kullanacak olanlar için bebekler üretmeye karar verdik. Üretime öğrencilerimle birlikte başladık. Hem çocukların oynayabileceği bir oyuncak hem de iş yerlerinde ya da evlerin bir köşesinde kullanılabilecek dekoratif oyuncaklar üretiyoruz. Özellikle kendi coğrafyamızın izlerini taşımasına dikkat ediyoruz. Giyilmeyen kıyafetleri, çemberleri ve tülbentleri topluyor, onları dönüştürüyoruz. Böylece atıl durumdaki kumaşları da değerlendirmiş oluyoruz” dedi.
“Asıl amacımız, sandıklarda duran kültürü gelecek nesillere taşımaktır”
Asıl amaçlarının sandıkta duran kültürü gelecek nesillere taşımak olduğunu kaydeden Kalaycı, “Asıl amacımız, sandıklarda duran kültürü gelecek nesillere taşımaktır. Burada sadece bir oyuncak üretmiyoruz; aynı zamanda kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Turistler de bu ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Bebeklerimize “Karadeniz kızı” diyorlar. Unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımızı bu şekilde tanıtmış ve yaşatmış oluyoruz. Üreterek geleceğe taşıyoruz. Kendi kültürüyle oynayan bir çocuk kültürünü unutmaz. Şu an en büyük sıkıntımız da budur. Hem çocuklara hitap etmek hem de büyüklerimizin geçmişi hatırlaması için nostaljik bir çalışma yapmak istedik. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımızı günümüze taşımaya çalışıyoruz. Her bebekte kültürümüzün izini yaşatmaya özen gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Barbie bebeklerle büyüyen çocuklar olmasını istemiyoruz”
Kursiyerlerden Ayşe Ay, çocukların Barbie bebeklerle büyümesini istemediklerini kaydederek, “Bebekleri hocamızla birlikte yapıyoruz. Kalıplarını oluşturduk. Karadeniz kültürüne, Trabzon kültürüne ve buranın yörelerine göre ayrı ayrı hazırlıyoruz. Kumaşlarımızı değerlendiriyoruz. Hepsi sandıklarda hatırası ve geçmişi olan kumaşlar. Günümüzde çocuklarımızın Barbie bebeklerle büyüyen çocuklar olmasını istemiyoruz. Kültürümüzü unutmalarını istemiyoruz. Gelenek ve göreneklerimizi hatırlasınlar istiyoruz. Maddi olarak da artık ekstra bir getiri sağlamaya başladık. İlgi ve talep çok fazla oluyor” şeklinde konuştu.
Kursiyerlerden Emine Yazıcı ise genellikle atıl bez ve kumaşları kullandıklarını ifade ederek,”Kursiyer olarak devam ediyorum. Bu alana çok ilgim vardı. Genellikle atıl bez ve kumaşlardan yapıyoruz. Eski kumaşlardan yapılınca daha da güzel oluyor” diye konuştu.
(BK-ÖS-Y

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.