Samsun’da kamu hastanelerinde ’sistem’ arızası - Karabük Haber Postası
samsunda kamu hastanelerinde sistem arizasi 4pONWllO
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Ocak, 2025 04:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’da kamu hastanelerinde ’sistem’ arızası

Samsun’da kamu hastanelerinde sistem arızası nedeniyle sıhhat hizmetleri aksadı, hastalar kentteki özel hastanelere yönlendirildi.

Samsun merkezdeki kamu hastanelerinde saat 09.00 sıralarında sistem arızası yaşandı. Arıza nedeniyle vilayet dışından, ilçelerden ve kent merkezinden gelen hastalar, sıhhat hizmeti alamadı. Reçete, ameliyat, muayene ve acil hizmetlerin verilemediğini söyleyen hastalar, mağduriyet yaşadıklarını tabir etti.

“Beyin cerrahına görünemedik, ilaç da yazılamıyor”

Ordu Aybastı’dan geldiklerini, sistem arızası nedeniyle tedavi göremediklerini anlatan hasta yakını Çetin Emen, “Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden randevu almıştık. Sabahtan 15.00’e kadar sistem yoktu. Bize kimse bilgi vermedi. Tedavi olmak için Ordu-Aybastı’dan, çok uzak yoldan geldik. Sıkıntı kurallara karşın geldik lakin 2-3 bin kişi benim üzere mağdur oldu. Hastamız beyin cerrahına muayene olacaktı. Hastam rahatsız ve şu an hapını da kullanamıyor. İlaç da yazılamıyor” dedi.

“İlaç yazılamadığından eczaneden temin edemiyoruz”

Annesine ilaç yazdırmak için hastaneye geldiğini belirten Eyüp Örnek, “Annemin ilaçları bitmişti. İlaç yazdırmak için geldik. Bugün de ilaçların son günü. ’Sabahtan beri sistem yok’ deniyor. Sebebini bilmiyorum. Başka devlet hastanelerinde de durum birebirmiş. Bizim üzere kırsaldan gelip mağdur olan çok kişi var” diye konuştu. Diyaliz hastalarının da tedavi olamadığını belirten başka bir hasta yakını ise, “Annem böbrek hastası. Fistül taktırmak için geldik. Sistem olmadığı için süreci birkaç gün sonraya ertelediler. Daha evvel bu türlü bir badireyle karşılaşmamıştık. Tekrar bir randevu aldık. Arıza olmadığı bir gün sürecimizi yaptıracağız” ifadelerini kullandı.

Sağlık Müdürlüğü: “Teknik sorun 15.45 prestijiyle giderildi”

Öte yandan, hususla ilgili Vilayet Sıhhat Müdürlüğü’nden açıklama yapıldı. Açıklamada, “21 Ocak 2025 Salı günü çeşitli basın-yayın organlarında yer alan ‘Samsun’da hastanelerde sistem çöktü, muayene krizi’ haberleriyle ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesi ismine açıklama yapılması gereği duyulmuştur. 21 Ocak Salı günü sabah 09.00 sularında hastane bilgi süreç sistemimizin hizmet sunduğu bilgi merkezimizde anahtar irtibat yapılanmasındaki teknik bir arızadan ötürü, sunucular ve bilgi süreç data depolarımız ortasında bir bağlantı ve erişim sorunu yaşanmıştır. Bu bağlantı ve erişim sorunu nedeniyle poliklinik süreçlerinde istenmeyen süreksiz aksaklıklar yaşanmıştır. Bilgi süreç takımlarımız tarafından müdahale edilen teknik sorun 15.45 prestijiyle giderilmiş ve DNS sunucuları etkin hale getirilerek, sistem çalışır hale getirilmiştir. Kamuoyuna hürmetle duyurulur” denildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.