Samsun’da 7 bin hasta evde sağlık hizmeti alıyor - Karabük Haber Postası
samsunda 7 bin hasta evde saglik hizmeti aliyor zGysqvY1
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Ocak, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Samsun’da 7 bin hasta evde sağlık hizmeti alıyor

Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, evde sağlık hizmetleri konusunda Türkiye genelinde çok iyi çalışmalar yapıldığını, Samsun’da da 7 bine yakın hastanın evde bakım hizmeti aldığını söyledi.

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, SAMÜ ve Türkiye Aile Hekimleri Samsun Uzmanlık Derneği tarafından düzenlenen “2. Evde Sağlık Hizmetleri Sempozyumu”na ülkenin dört bir yanından 100’e yakın hekim katıldı. Evde sağlık hizmetlerinde görevli hekimlere yönelik düzenlenen sempozyumda, alanında uzman kişiler tarafından sunumlar yapıldı. Prof. Dr. Erdinç Yavuz da Türkiye ve Samsun’daki evde bakım hizmetleriyle ilgili bilgilerini paylaştı.

Düzenlenen sempozyum hakkında bilgi veren Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, “Bu sempozyumda evde sağlık hizmetlerinde çalışan hekimlere yönelik eğitim planladık. Evde sağlık hizmetleri artık 81 ilde yaygınlaştı. Evdeki hastalara yönelik ciddi bir hizmet veriliyor. Biz de bu hastalara hizmet veren hekim arkadaşlarımıza kapsamlı bir eğitim planladık. Evde sağlık hizmetlerinin önemli konuları olan basınç yaraları, beslenme gibi alanlarda eğitimler verdik. Beslenmeyle ilgili bu hastalarımızda büyük problemler yaşanıyor. Mide bulantıları, kilo kaybı gibi sık görülen klinik sorunlar olabiliyor. Bunlarla ilgili ayrıntılı ve kapsamlı bir sağlık eğitimi verdik. Sempozyumda Türkiye’nin dört bir yanından gelen, alanında uzman değerli hocalarımız yer aldı. Oldukça kalabalık bir eğitim kadrosuyla, Karadeniz başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen, evde sağlık hizmetlerinde fedakârca görev yapan yaklaşık 100 hekimle bir araya geldik” dedi.

“Türkiye’de çok güçlü bir evde sağlık hizmeti veriliyor”

Ülke genelinde çok güçlü bir evde bakım hizmeti verildiğinin altını çizen Prof. Dr. Yavuz, “Evde sağlık hizmetleri çok önemli. Hastanelerimiz ve aile hekimliği uygulamamız tüm halkımıza sağlık hizmeti sunuyor. Ancak evden çıkamayan, yatağa bağımlı olan kişilere yönelik hizmetler evde sağlık hizmetleriyle tamamlanıyor. Bu konuda ülkemizde son 10 yıldır çok ciddi ilerlemeler kaydedildi. Hem bu hastalara hizmet veren sağlık personeli sayısı arttı hem de verilen hizmetlerin kalitesi ve kapsamı genişledi. Türkiye’de çok güçlü bir evde sağlık hizmeti verildiğini düşünüyorum. Bu sempozyumun amaçlarından biri de bu hizmetleri eğitimle daha üst seviyeye taşımak. Evde sağlık hizmetleri, sağlık sisteminin önemli bir parçası haline geldi” diye konuştu.

“Samsun’da 7 bine yakın hasta evde bakım hizmeti alıyor”

Yerel düzeyde evde bakım hizmetleriyle ilgili de bilgi veren Yavuz, “2005 yılında ilk yönetmelik yayımlandı. 2010 yılından sonra ciddi bir ivme kazandı. 2015’teki yönetmelikle tüm Türkiye’ye yayıldı. 2023’teki son yönetmelikle mevzuat en üst seviyesine ulaştı. Aslında eski bir hizmet ama farkındalığı özellikle halkımız arasında düşük. Eve bağımlı bir hastanız varsa 444 38 33 numaralı telefonu arayarak evde sağlık hizmetlerine başvurabiliyorsunuz. En kısa sürede hizmet veriliyor. Samsun’da 7 bine yakın evde sağlık hastası bulunuyor. Ayrıca sağlıklı yaşam merkezlerimiz var. Bu da bakanlığımızın yeni uygulamalarından biri. 80 yaş ve üzeri hastalara, herhangi bir kronik hastalık şartı aranmadan hizmet veriyoruz. Hem hastanedeki poliklinik hizmetlerini organize ediyoruz hem de evde ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Evde sağlık hizmetlerinin kapsamı oldukça genişledi ve ciddi bir hizmet sunuluyor” şeklinde konuştu.

Bir gün süren sempozyum 3 oturumdan oluştu. Her oturumda alanında uzman isimler tarafından hekimlere yönelik çeşitli eğitimler ve sunumlar gerçekleştirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay