"Sakin şehir" ilan edilen Daday’da, üyeliğin etkileri değerlendirildi - Karabük Haber Postası
sakin sehir ilan edilen dadayda uyeligin etkileri degerlendirildi zBnr5KfL jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mayıs, 2024 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

“Sakin şehir” ilan edilen Daday’da, üyeliğin etkileri değerlendirildi

Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, “sakin şehir” olarak ilan edilen Kastamonu’nun Daday ilçesinde üyeliğin muhtemel etkilerini değerlendirerek bildiri yayınladı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile Mingeçevir Devlet Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 5. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi’ne Kastamonu Üniversitesi de katılım gösterdi. Ankara’da düzenlenen ve bu yılki teması “turizm girişimciliğinde yenilikçi yaklaşımlar” olan kongrereye Kastamonu Üniversitesi’nden Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal katıldı. Kongrede konuşan Haberal, Citta Slow (sakin şehir) olarak ilan edilen Kastamonu’nun Daday ilçesinin üyeliğinin etkilerini değerlendirdi. Üç bildiri ile Kastamonu Üniversitesi’ni kongrede temsil eden Haberal, Kastamonu’dan getirdiği çekme helvayı da kongreye katılan yerli ve yabancı davetlilere ikram etti.

İngilizce ve Türkçe olarak kongreye bildiri sunan Haberal, “Citta Slow, yerel kültürel mirası koruma, sakin yaşam tarzını teşvik etme, doğal çevrenin ve kaynakların sürdürülebilir kullanımını destekleme amacıyla kurulan uluslararası bir harekettir. Bu hareket, şehirlerin ve kasabaların sakinlik, kalite ve yerellik değerlerine odaklanarak yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir. Daday ilçesinin sakin şehir unvanını almasının ardından yaşayacağı gelişim aşamalarının detaylı bir şekilde incelenmesidir. Bu çerçevede, yerli ve yabancı literatürde Citta Slow ile ilgili yapılan çalışmalar taranarak kapsamlı bir kaynak incelemesi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Citta Slow unvanı almış olan ilçelerin internet sitelerindeki bilgilerden faydalanılmıştır. İlk olarak Daday ilçesinin tarihi, coğrafyası ve kültürel yapısı hakkında genel bilgiler oluşturulmuştur. Daha sonra Citta Slow’un temel prensiplerini ve uygulamalarını anlamak için önemli olduğu düşünüldüğünden, literatür taramasından elde edilen bilgiler doğrultusunda, Citta Slow kavramının tarihi gelişimi ve temel ilkeleri üzerine bilgiler sunulmuştur. Daday ilçesi gibi yerleşim birimleri, Cittaslow hareketinin ilkelerini benimseyerek yerel kalkınma ve kimlik koruma çabalarını güçlendirmektedir. Daday, doğal güzellikleri, kültürel zenginlikleri ve geleneksel yaşam tarzıyla bilinen bir ilçedir. Coğrafi konumu ve tarihi zenginlikleriyle dikkat çeken Daday, Cittaslow hareketi içinde önemli bir yer tutmaktadır” dedi.

Karadeniz Bölgesi’nde tarihi köklere sahip olan, doğal güzellikleri ve zengin kültürel dokusuyla dikkat çeken Daday’ın Hititlerden Roma ve Bizans dönemlerine ve Osmanlı’ya kadar uzandığını söyleyen Haberal, “Bu uzun tarihi süreç boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve bu da kültürel çeşitliliğin zenginleşmesine katkı sağlamıştır” diye konuştu.

Cittaslow hareketinin, sadece yerel yönetimleri değil, aynı zamanda şehir sakinlerini, işletmeleri ve ziyaretçileri de kapsayan bir yaklaşımı benimsediğini söyleyen Haberal, “Bu sayede, şehirlerde sürdürülebilir bir kalkınma ve kaliteli yaşam standartlarının sağlanması hedeflenir. Cittaslow’un temel ilkeleri, günümüzün karmaşık ve hızlı değişen dünyasında şehirlerin sakinlerine ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre sunma amacını taşır. Bu ilkelerin uygulanması, şehirlerin sadece bugün değil, gelecekte de sürdürülebilir ve mutlu toplumlar olmalarına yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.

“Sakin şehir üyeliği yerel ekonomik gelişimi teşvik ediyor”

Sakin şehir üyeliğinin yerel ekonomiyide geliştireceğini söyleyen Haberal, “Birinci olarak sakin şehir üyeliği çevresel sürdürülebilirliği teşvik etmektedir. Üyelik kriterleri, doğal kaynakların korunmasını ve çevre dostu uygulamaların benimsenmesini gerektirir. Bu sayede, bölgedeki doğal ekosistemlerin ve bioçeşitliliğin korunması desteklenir ve çevresel etkilerin azaltılmasına yardımcı olabilir. İkinci olarak, sakin şehir üyeliği yerel ekonomik gelişimi teşvik etmektedir. Yerel üretimi, yerel ticareti ve el sanatlarını desteklemektedir. Bu durum, bölgedeki küçük işletmelerin ve zanaatkarların güçlenmesine, yerel iş imkanlarının artmasına ve gelirin bölgede kalmasına katkı sağlayabilir. Üçüncü olarak, sakin şehir üyeliği kültürel zenginliklerin korunmasına önem vermektedir. Geleneksel mimari, yerel el sanatları, folklor ve geleneksel festivallerin korunması ve teşvik edilmesi, bölgenin kültürel kimliğinin güçlendirilmesine yardımcı olabilir. Son olarak ise, sakin şehir üyeliği toplumsal dayanışmayı arttırabilmektedir. Katılımcı yönetim süreçleri ve ortak etkinlikler, yerel toplulukların bir araya gelmesini ve birlikte hareket etmesini sağlamaktadır. Bu da bölgede toplumsal bağların güçlenmesine ve dayanışmanın artmasına yardımcı olabilmektedir. Tüm bu etkiler bir araya geldiğinde, sakin şehir üyeliği bölge üzerinde olumlu bir dönüşüm sağlayabilir ve sürdürülebilir bir yaşam tarzının benimsenmesine önemli bir katkı sağlayabilir” dedi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde 3 gün süren 5. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi’nde 7 sunum ve 10’dan fazla oturum gerçekleştirilerek, oturumlarda 100’e yakın bildiri sunuldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
15 yasindaki alperenin yumrukla olumune yol acan 2 saniga 7ser yil hapis RkW6TTYX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

15 yaşındaki Alperen’in yumrukla ölümüne yol açan 2 sanığa 7’şer yıl hapis

Bolu’da parkta çıkan kavgada 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak’ın yumruk darbesi sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, iki sanığı müşterek faillik kapsamında 7’şer yıl hapis cezasına çarptırdı.

Bolu’da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne ilişkin davanın dördüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu sanık S.Ş. (13), tutuksuz yargılanan E.Y. (14), taraf avukatları ve aileler katıldı.

Adli tıp raporu dosyaya girdi

Geçtiğimiz celse hazırlanan adli tıp raporu da dosyaya eklendi. Raporda, Toprak’ın boynuna aldığı yumruk darbesi sonrası beyin sapında hasar oluştuğu, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiği belirtildi. Ayrıca travmanın hayati merkezleri doğrudan etkilediği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu ifade edildi.

2 sanığa 7’şer yıl hapis

Savcılığın mütalaasında, atılan yumruğun öldürme kastıyla olmadığı yönünde değerlendirme yer aldı. Mahkeme heyeti, sanıklar S.Ş. ve E.Y. hakkında ‘ağırlaştırılmış yaralama’ suçundan ceza verdi. İki sanık, müşterek faillik kapsamında 7’şer yıl hapis cezası aldı. Kararın ardından tutuksuz sanık E.Y. de tutuklandı.

“Mahkemenin kararının doğru olduğunu ve insanları rahatlattığını düşünmüyoruz”

Mahkemenin kararının doğru olmadığını belirten acılı ailenin avukatı Alper Coşkun, “Bizim ceza talebimiz, ‘çocuğun kasten öldürülmesine yönelikti’. Zaten adli tıp raporunda da yumruk geldiği gibi beyin kanamasına bağlı olarak öldüğü sabitti. Ama mahkemenin talebi neticesinde ‘ağırlaştırılmış yaralama’ cezası verildi. İstinafa zaten dosyayı götüreceğiz. Mahkemenin kararının doğru olduğunu ve insanları rahatlattığını düşünmüyoruz. Gerekçeli karar geldikten sonra üst mahkeme için hukuki başvurularımızı yapacağız. Doğrudan bir yumruğun ölüme neden olmasını ‘kasten öldürme’ olduğunu düşünüyorum. Yargıtay’ın da böyle birçok iştiraki var. Çocukların yaş durumundan dolayı yaş indirimi olacağı belliydi. Şu anda müşterek faillik olarak 7’şer yıl aldılar. Bu cezaların arttırılması için biz de gerekli başvuruları yapacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin