‘Sahte ballar arıcılık sektörünü tehlikeye düşürüyor’ - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Şubat, 2024 20:36 tarihinde yayınlandı
0
0

‘Sahte ballar arıcılık sektörünü tehlikeye düşürüyor’

Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, 1 kilogram bal maliyetinin bu sezon 126 TL olduğunu belirterek, “Marketlerde 60 liraya ‘bal’ adı altında ürünler satılıyor. Bunlar enzimler ile yapılıyor, faydası yok çok zararı var. İnsanlar ne yediğini bilsin” dedi.

Dünyada bal üretiminde 95 bin arıcısı ile önemli bir sırada yer alan Türkiye’de en çok bal üretimi Ordu’da yapılıyor. 3 bin 500 kayıtlı arıcının bulunduğu Ordu’da yaklaşık 100 bin kişi geçimini bu sektörden sağlıyor. 550 bin koloninin olduğu kentte sektör, merdiven altında üretilen sahte ballar ile tehlikeye uğruyor.

“Bir kilo balın maliyeti 126 TL”

Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, marketlerde bal adı altında ucuza satılan ürünlerin insan sağlığını tehlikeye düşürdüğünü, arıcılık sektörünü de olumsuz etkilediğini söyledi. Çiftçi, “Arıcı birlikleri olarak her yıl olduğu gibi bu yılda bal maliyetleri üzerinde çalışmalar yapmaktayız. Buradaki en temel amacımız Türkiye’de bal üretimi yapan arıcılık işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, bal kalitesi ve kovan başına verimin artırılıp dünya ortalaması seviyesine çıkmaktır. Biz bir kilo balın 126 TL maliyeti olduğunu yaptığımız çalışmalarda belirlemiştik. Ancak bugün market raflarında 50-60 liraya satılan bal adı altında ürünler var. Bu ürünler olduğu müddetçe de arıcılarımızın ürettiği ürünler hak ettiği değere ulaşmıyor. Merdiven altı üretimin önüne geçilmeli ve üreticilerimiz tarafından üretilen ballar maliyetlerinin üzerinde satılmalı. Üreticinin de refah seviyesi mutlaka yükseltilmeli” diye konuştu.

“Sahte ballar ihracatta da sorunlara neden oluyor”

Çiftçi, arıcılığın sürdürülebilir hale gelmesi için denetimlerin artması gerektiğini belirterek, “Doğadaki polinasyonun yüzde 40’ı arılar tarafından sağlanıyor. Merdiven altı yani tağşişli, arı görmeden bal adı altında satılan ürünlerin ayırt edilmesi için bakanlığımız bütçe ayırarak, tanesi 3 milyon olan NMR cihazı alınmıştı. Şuanda arıcılarımız maliyetin altında bal satıyor. Arıcılarımız ürettiği ballar elinde ve bu şekilde devam ederse arıcılık bitme noktasına gelir. Sonuçta Ordu’da 3 bin 500, Türkiye’de 95 bin arıcı bu meslekten ekmek yiyor. Bu maliyetler karşısında biz bal üretemez hale geldiğimizde merdiven altı ballar böyle giderse daha da artacak. Bu merdiven altı ballar ile ilgili ihracat yönünden de sıkıntılar var. Dünyanın farklı ülkelerinden ve ihraç ettiğimiz ballar ile ilgili sıkıntılar çıkıyor. Bakanlığımız üreticisini ve doğadaki polinasyonu düşünmeli, arıcılık sürdürülebilir hale gelmeli. Bu konuda destek sağlanırsa da hem arıcılarımız kazançlı çıkar, tüketici de düzgün bal yemiş olur” ifadelerine yer verdi.

“Enzimler ile yapılan ‘sahte bal’ insan sağlığını olumsuz etkiliyor”

“Marketlerde 50-60 liraya satılan ürünlere bal dememek lazım” diyen Çiftçi, şunları söyledi:

“Bir balın sadece dolum maliyeti kavanozu ve kapağı ile birlikte 30 TL. Ancak şuan market raflarında 60 liraya ballar var. Bunların içerisinde birileri ne olduğunu anlatsın, insanlar ne yediğini bilsin. Sonuçta bunlar enzimler ile yapılıyor, enzimler ile yapılan bir ürünün insan sağlığına zararının ne olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle merdiven altı üretimlerin mutlaka önüne geçilmeli.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
diyanet isleri baskan yardimcisi demirden ogrencilere onemli bilgiler LhQguBrm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Demir’den öğrencilere önemli bilgiler

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, din istismarını önlemek için doğru kaynakların rehber alınmasının önemine dikkat çekti.

Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Kutsalın Araçsallaştırılması: Din İstismarının Sosyo-Politik Boyutları” konferansı, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Demir’in katılımıyla gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda, İlahiyat Fakültesi, Muhammed İhsan Oğuz Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Muhammed İhsan Oğuz Vakfı iş birliğiyle düzenlenen konferansta konuşan Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, dinin doğru anlaşılması ve yorumlanmasının önemine dikkat çekerek, Müslümanların tarihteki tecrübesi ile dinin asli kaynaklarının her zaman birebir örtüşmeyebileceğini ifade etti. Demir, bu noktada zaman zaman yaşanan sapmaların, Kur’an ve Sünnet ekseninde yapılacak sürekli bir muhasebe ile giderilebileceğini vurguladı. Demir, maddi ve manevi çıkarlar için yapılan din istismarının hem dini hem de toplumsal güven açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Gençlere de seslenen Prof. Dr. Demir, dinin insanı özgürleştiren bir rehber olduğunu vurgulayarak, bilgi kirliliğine karşı eleştirel düşünmenin ve doğru kaynaklardan faydalanmanın önemine vurgu yaptı.

Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Muhammed İhsan Oğuz Vakfı Başkan Vekili M. İhsan Oğuz ile Merkez Müdürü Doç. Dr. Mustafa Aykaç’ın da katıldığı konferans, Muhammed İhsan Oğuz’un Vesiletü’n Necat İlmihal Kitabı Yarışması’nda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin