Reklam
Reklam
2222 8
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
17 Aralık, 2025 15:37 tarihinde yayınlandı
0

SAFRANBOLU’NUN UNESCO YOLCULUĞUNDA 31. YIL ETKİNLİKLERİ BAŞLADI

Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kabul edilişinin 31. yılı dolayısıyla Safranbolu Belediyesi tarafından düzenlenen anma ve kutlama programları başladı.

Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programın açılışına Safranbolu Kaymakamı Hayrettin Baskın, Safranbolu Belediye Başkan Yardımcısı Taner Timar, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, Safranbolu Kent Konseyi Başkanı Nuray Türker, Belediye Başkan Yardımcıları Serkan Adabaş ve Kemal Akgül, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Safranbolu Kent Konseyi Başkanı Nuray Türker, Safranbolu’nun yalnızca Osmanlı sivil mimarisiyle değil, yaşayan kültürü, tarihi birikimi ve toplumsal belleğiyle bir dünya mirası olduğunu belirterek, bu mirasın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Safranbolu Belediye Başkan Yardımcısı Taner Timar ise Safranbolu’nun UNESCO sürecinin uzun soluklu bir emek ve kararlılığın ürünü olduğunu vurgulayarak, bu eşsiz mirası korumanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın en büyük sorumlulukları olduğunu söyledi. Timar, Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki 31. yılının gururla idrak edildiğini kaydetti.

Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni de üniversitelerin kültürel mirasın korunması, belgelenmesi ve bilimsel çalışmalarla geleceğe taşınmasında önemli bir rol üstlendiğini belirterek, Safranbolu’nun tarihsel birikiminin akademik çalışmalarla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Safranbolu Kaymakamı Hayrettin Baskın ise Safranbolu’nun yalnızca Türkiye için değil, dünya kültür mirası açısından da büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, kamu kurumları, yerel yönetimler, akademi ve sivil toplumun iş birliği içinde bu mirası yaşatmaya devam edeceğini ifade etti.

Açılış konuşmalarının ardından, Safranbolu Belediyesi, Karabük Üniversitesi ve Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı iş birliğinde düzenlenen “Tarihte Safranbolu Sempozyumu”na geçildi. Sempozyumda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çeken, kültürel miras, turizm ve sürdürülebilirlik başlıklarında sunum yaptı.

Programın ilk günü, “Türk Dilinin Sessiz Tanıkları: Türk Boy Damgaları” ve “Demirin İzinde” adlı sergilerin açılışı ve gezilmesiyle devam etti. Etkinlikler, 18 Aralık’ta Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek akademik sunumlarla sürecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin