Safranbolu’da ''Unesco 30. Yıl'' Etkinlikleri Başladı - Karabük Haber Postası
675d5aa696782
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
14 Aralık, 2024 13:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu’da ”Unesco 30. Yıl” Etkinlikleri Başladı

Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilişinin 30. yılı, Safranbolu Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış programı, Karabük Üniversitesi Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Çok Sesli Korosu’nun konseri ile başladı. Dr. Öğr. Üyesi Pınar Çanakçı Çavdur’un şefliğinde gerçekleştirilen performans izleyicilerden büyük beğeni topladı. Ardından Safranbolu yöresi kadın ve erkek halk oyunları ekiplerinin sahne aldığı gösterilerle program devam etti.

Etkinliklere Safranbolu Kaymakamı Şaban Arda Yazıcı, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse, yaptığı açılış konuşmasında Safranbolu’nun tarihi, doğal ve kültürel değerlerini koruyarak bugünlere ulaştığını belirtti. Köse, “UNESCO Dünya Miras Listesi’nde 30 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz. Bu süreç, sadece bir unvan değil, aynı zamanda tarihi ve kültürel mirasımızı koruma sorumluluğumuzu da ifade ediyor. Safranbolu’da her köşede bir tarih, bir anı karşınıza çıkar. Bu yılki etkinlik programımızı hazırlarken UNESCO’ya kabul sürecimizden ve kent hafızamızdan ilham aldık” ifadelerini kullandı.

Çağ Üniversitesi Akademisyeni ve Safranbolu’nun 1994 yılında UNESCO’ya dahil edilişinde önemli rol oynayan Ali Engin Oba yaptığı konuşmada; “Niteliği korumak için kültür varlıklarına gösterdiği itina, Safranbolu’nun çok daha iyi anlaşılması ve bir çekim noktası haline gelmesini sağlamıştır. 30 yıldır gösterilen hassasiyer bu güzel şehrin bir Dünya şehri haline gelmesini sağlamıştır” dedi.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay da konuşmasında, geçmişten bugüne Safranbolu’nun UNESCO sürecinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Programın sonunda, Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesinde emeği olan Çağ Üniversitesi Akademisyenlerinden Ali Engin Oba’ya ve eşsiz bir sanata imza atan Karabük Üniversitesi Çok Sesli Korosu’nun şefi Dr. Öğr. Üyesi Pınar Çanakçı Çavdur’a teşekkür hediyeleri takdim edildi.

Beş gün sürecek etkinlikler, Safranbolu’nun kültürel ve tarihi değerlerini kutlayan çeşitli programlarla devam edecek.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin