Turuncu Dergisi 12 yıllık yayım serüveninde edindiği tecrübe ile “Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım” diyerek, Kadın ve Yaşam Dergisi içeriğiyle, tasarımıyla ama en çok da yaklaşımıyla farkını ortaya koymaya devam ediyor. Her ay farklı bir konuyu derinlemesine ele alan Turuncu Dergisi Nisan sayısında Safranbolu’ya geniş yer verdi.
Nisan sayısında Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ile yapılan röportaja da yer verilen dergide Başkan Aksoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Safranbolu ziyaretlerinin yanı sıra Safranbolu’nun mimari özelliklerini, tarihini, konferansları, festivali ve korumacılığı anlattı.
Safranbolu’nun son dönemlerde Festival, Fuar, Kongre ve Konferanslar ile adından sıkça söz ettiği dile getirilen dergide yayımlanan röportajda Başkan Aksoy, “Safranbolu’nun Anadolu’nun bir özeti olduğundan söz eden Başkan Aksoy, Tek farkı Anadolu bu değerleri kapsamlı şekilde koruyamadı. Ancak Safranbolu, değerlerini hala yaşatıyor. Bunu birazda formülleştirerek anlatmak gerekirse “ Gezdim Gördüm Deme Anadolu’yu Görmeden Safranbolu’yu “ Safranbolu’yu ayrıca şöyle özetleyebilirim. Hem insan onuruna yakışan bir hayat süren aile hayatın mahremiyetine uygun bir yaşamı mimariye aksettiren, yakın toplumla ilişkili mahalle anlayışı, ortasında camii, hanı, hamamı, ticarethaneleri ve etrafına yapılaşmış kenti ile tam bir Osmanlı şehridir. İslami yaşantıyı sadece kitapla da okumuyorsunuz. Safranbolu’da bu Osmanlı ruhunu duyuyor, görüyor ve yaşıyorsunuz” dedi.


Safranbolu Turuncu Dergisinde
Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”
Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.
Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.
Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.
Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.
Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.
Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.”

