Rektör Kırışık: “Sosyalfest, Teknofest Gibi Bir Türkiye Yüzyılı Hareketidir” - Karabük Haber Postası
x21
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
27 Şubat, 2026 09:43 tarihinde yayınlandı
0
0

Rektör Kırışık: “Sosyalfest, Teknofest Gibi Bir Türkiye Yüzyılı Hareketidir”

Kampüste Ramazan etkinliklerinde Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Sosyalfest’in Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek manipülasyon ve dezenformasyon girişimlerine ilişkin kararlılık mesajı verdi.

Karabük Üniversitesi Sosyal Yaşam Merkezinde gerçekleştirilen iftar programında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, hem Ramazan etkinliklerine yönelik hem de Sosyalfest’e dair son dönemdeki manipülasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kırışık konuşmasında, “Birileri istemiyor diye Teknofest’e destek vermekten vazgeçmeyeceğiz. Birileri rahatsız oluyor diye Sosyalfest’i Türkiye projesi haline getirmekten vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“29 Gün Boyunca Her İftarımız Ücretsiz Olacaktır”

Programın açılışında konuşan Rektör Kırışık, Kampüste Ramazan etkinliklerinin geçen yıl başlatıldığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Bugün Ramazan ayında, kampüste Ramazan etkinliklerinin sivil toplum iftarı kapsamında bir aradayız. İlk defa geçen yıl başlattığımız kampüste Ramazan etkinliklerinin bütün Türkiye’ye yayılması gerçekten bizi oldukça sevindirmiştir.”

Bu yıl uygulamanın daha kapsamlı hale getirildiğini belirten Kırışık, “Bu sene, geçen seneden farklı olarak her iftarımız Ramazan ayı boyunca ücretsiz olacak. Tüm öğrencilerimize kapılarımız, yemekhanemiz açıktır. Kampüste Ramazan etkinlikleri, öğrencilerimizin kampüs ortamında aile sıcaklığında iftar yapmalarını sağlıyor. Bu da gerçekten son derece güzel bir etkinlik, güzel bir faaliyet oluyor. İnşallah bu etkinliğimizi her yıl geliştirerek sürdüreceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Doğum Günü Mesajı

Konuşmasında 26 Şubat tarihinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olduğunu hatırlatan Kırışık, “Sayın Cumhurbaşkanımızın doğum gününü kutluyorum. İnşallah nice yıllara sağlıkla, sıhhatle, afiyetle erişmesini; milletimize kazandırdığı değerlerin baki kalmasını, gelecekte sürmesini, devam etmesini diliyorum.” dedi.

“Sosyalfest’e Saldırmaya Başladılar”

Konuşmasının önemli bölümünde Sosyalfest’e yönelik eleştirilere değinen Kırışık, şu ifadeleri kullandı: “Birtakım çıkar çevrelerinin üniversitemize yönelik saldırılar yaptıklarını gözlemliyoruz. Üniversitemiz kurumsal kimliği açısından dikkate dahi alınmayacak türdeki yalan ve iftiralarla üniversitemize zarar vermek isteyen bir yapı görüyoruz. Son günlerde birileri çıkıp ‘Sosyalfest’i dillerine dolayarak, bu projenin hayata geçmesini engellemeye, bu projenin Türkiye Yüzyılı’nı gerçekleştirmesine engel olmaya ve projeyi akamete uğratmaya çalışıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızla mücadele edemeyenler, başa çıkamayanlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın çelikten iradesini aşamayanlar bu millete faydalı projelere düşmanlık ediyorlar. Bu düşmanlığı maalesef Teknofest’te de gördük. Teknofest projesine de çeşitli ifadelerle, çeşitli şark kurnazlıklarıyla, dolambaçlı laflarla, laf cambazlıklarıyla saldırdıklarını gözlemledik.” diye konuştu.

Teknofest’in milletimiz için önemli bir organizasyon haline geldiğini vurgulayan Kırışık, “Sayın Cumhurbaşkanımız Teknofest’in milletimiz için ne kadar faydalı bir etkinlik olduğunu bildiği için Teknofest’in yanında kararlılıkla durdu ve Teknofest  Türkiye’nin bugünü ve geleceği açısından çok büyük teknolojik projeler üreten eşsiz bir organizasyon haline geldi. Gençlerimiz Teknofest’le artık yeni teknolojiler üretiyor. Dünyanın en gelişmiş teknolojik araç gereçlerini, buluşlarını üretiyor; patentlerini alıyor, markalarını alıyor, kendi adlarına şirketlerini kuruyor ve bunların da markalarını, patentlerini alarak ülkemizin hizmetinde çalışıyorlar. O halde bu tür organizasyonlar ülkemiz için son derece önemli ve değerlidir. Biz de Teknofest’e üniversite olarak sonuna kadar destek veriyoruz. Peki bu Teknofest projesinin markası, patenti, mülkiyeti üniversitemize mi ait? Hayır değil. Üniversitemize ait değil ama biz bu proje milletimize faydalı olduğu için bu projeyi destekliyoruz; bütün imkanlarımızla, öğretim üyelerimizle, öğrencilerimizle, teknik altyapımızla, mekanlarımızla Teknofest’i sonuna kadar destekliyoruz. Milletimizin, ülkemizin hayrına olan bu projeyi desteklemeye de devam edeceğiz.”

Bu tür organizasyonların Türkiye’nin projeleri olduğunu vurgulayan Kırışık, marka ve mülkiyet tartışmalarına ilişkin şunları kaydetti: “Son zamanlarda markası, patenti, mülkiyeti niye şundaymış, şöyle olmamalı, böyle olmalı gibi emrivaki tarzda kibir abidelerinin ortaya çıkarak üniversiteye emir verdiklerini gözlemliyoruz. Bu laf cambazlıklarına hakikaten üniversitemizin de, bizim de karnımız tok. Elbette Türkiye’nin yararına olan projelere hep birlikte destek olacağız, destek vermeye devam edeceğiz. Türkiye’nin yararına olan, milletimizin geleceğini güvence altına alan tüm projelere, ülkemizin savunmasına destek olan, Türkiye Yüzyılı’nı gerçekleştirecek her projeye patenti, mülkiyeti, markası bizde olsun olmasın destek vermeye, katkı sunmaya, akademisyenlerimizle, öğrencilerimizle yanında durmaya devam edeceğiz.” dedi.

“Teknofest’e Destek Verdiğimiz Gibi Sosyalfest’e de Destek Vereceğiz”

Kırışık, bazı çevrelerin manipülasyon ve dezenformasyonla kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını belirterek, “Teknofest’le başa çıkamayanlar şimdi sosyal bilimlerde Türkiye Yüzyılı hareketi olan Sosyalfest’e saldırmaya başladılar. Manipülasyon ve dezenformasyonla toplumu aldatmaya, algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar. Bu markalar Türkiye’nin, milletimizin markalarıdır. Teknofest markasına destek verdiğimiz gibi Sosyalfest markasına da destek verecek; Teknofest’i bir Türkiye Yüzyılı hareketi olarak gördüğümüz gibi Sosyalfest’i de bir Türkiye Yüzyılı hareketi haline getireceğiz.” dedi.

“Bu Projeler Türkiye’nin Projeleridir”

Birileri rahatsız oluyor diye Sosyalfest’i Türkiye projesi haline getirmekten vazgeçmeyeceklerini belirten Kırışık, “Bu projeler için hiç kimse bir gelir elde etmeden Türkiye Yüzyılı hedefi ve hayaliyle çalışmaktadır. Cumhurbaşkanımızın hayali olan Türkiye Yüzyılı Kızılelma’sını Teknofest’le, Sosyalfest’le gerçekleştirip bunu uygulamaya geçireceğiz ve Türkiye Yüzyılı’nı aziz milletimize hep birlikte hediye edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. İnşallah yapmış olduğumuz çalışmaları daha da güçlendirerek farklı alanlarda yeni yeni projeler üreterek bu projelerin her birini de Türkiye markası haline getirecek, İnşallah geliştirmeye devam edeceğiz. Birileri istemiyor diye Teknofest’e destek vermekten vazgeçmeyeceğiz. Birileri rahatsız oluyor diye Sosyalfest’i Türkiye projesi haline getirmekten vazgeçmeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aziz milletimize İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı hediye edeceğiz.” diye konuştu.

Üniversitenin marka, patent ve mülkiyet ayrımı gözetmeksizin ülke yararına olan projelere destek verdiğini belirten Kırışık, “üniversitelerin yapmış oldukları etkinliklere baktığımızda; hocalarımız, öğrencilerimiz Teknofest için, Sosyalfest için, proje pazarları için, Ar-Ge proje pazarları için, sempozyumlar, çalıştaylar, kongreler gibi organizasyonlar için mülkiyeti, markası, patenti bize ait olmayan dergiler, makaleler, yayınlar için çalışmakta üretmektedirler. Dolayısıyla burada üniversitelerin asli misyonu bilime destek olmaktır. Bilime destek olan bütün faaliyetleri markasına, patentine, mülkiyetine bakmaksızın destek olmak üniversitenin birinci amacıdır.  Dolayısıyla konuyu bilmeyenler bu konularda bilgi sahibi olsun, öğrensin.  Bilmeyen kişi cehaletini açığa vurmasın, konuşmasın. Ülkemizin gelişmesi için bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da daha büyük bir aşkla ve azimle çalışmaya, üretmeye inşallah devam edeceğiz.” diyerek sözlerine son verdi.

Programa, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz, Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Program, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
03 Mayıs, 2026 12:31 tarihinde yayınlandı
0
0

GÖRDÜK-İŞİTTİK-SÖYLÜYORUZ

Deprem Gerçeği

Ülkemizde irili ufaklı depremler meydana geliyor.

Binlerce insanımızı molozların altında bıraktığımız bu depremler sonrasında hep aynı şeyleri konuşur olduk.

Belirli bir süre sonrasında her şeyi unuttuk. Tedbiri de tabi ki.

Yıllardır Karabük’te olası bir deprem halinde hazırlığımızın olup olmadığını yazar, çizeriz şu ana kadar kendisini yetkili gören bir makamdan beklediğimiz cevabı alamadık.

Sadece Allah korusun diyoruz.

1944 Çerkeş depremi Karabük’te de ciddi derecek etkilenmiş, köylerde can kaybına mal olmayan yıkımlar olmuştur.

Karabük yıllarca inşaat ruhsatları verilirken 2. Dereceye kadar verilmiş, sonrasında tehlikeli, bir fay hattınızı üzerinde olduğumuz anlaşılınca ruhsat işlemleri değiştirilmiştir.

Bilimsel ve teknik raporlara göre;

“Karabük’ün sismik durumu, büyük ölçüde Kuzey Anadolu Fay Hattı ile belirlenir. Dünyanın en aktif ve hızlı hareket eden sağ yanlı faylarından biridir. Kuzey Anadolu Fay Hattı Karabük il sınırının güneyinden geçer. Bu fay hattı, Karabük il sınırının hemen güneyinden geçer. Eskipazar ve Ovacık ilçeleri, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na oldukça yakın konumdadır. Gerede-Bolu bölümü ya da Çerkeş-Kurşunlu bölümü parçalardır. Kuzey Anadolu Fay Hattı parçalarında 7 büyüklüğünde deprem olabilir. Ya da daha büyük bir deprem olur. 7 ve üzeri büyüklükteki bir deprem, Karabük genelinde büyük yıkıma yol açabilir. Yerbilimciler fayın tarih boyunca yaptığı depremleri inceler. 1944 Gerede Depremi gibi büyük tarihsel depremler incelenerek örnek alınmaktadır. Ve yerbilimciler bölgenin risk potansiyelini hesaplar. Örnek alınan depremlerle çalışırlar.

KAF’ın yanında Karabük ve çevresinde kırıklar da vardır. “Karabük Fayı” ya da “Safranbolu Fayı” adıyla bilinen kırıklar vardır. Daha kısa ama yerel ölçekte etkili olabilen tali kırıklar da var. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün haritası vardır. Diri Fay Haritası’nda yer alan kırıklar potansiyel deprem kaynaklarıdır. Karabük deprem riski sadece ana fayla ilişkili değildir. Risk sadece ana fay hattının kırılmasıyla değil, yerel fayların tetiklenmesiyle de ilişkilidir.” Deniyor.

Ve;

“Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ana koluna en yakın ilçe olan Eskipazar, sismik açıdan en riskli bölgedir. Yenice ilçesi, içinden geçen fay hatları ve heyelan riskiyle dikkat çeker. Ve derin vadilerden kaynaklanan heyelan tehlikesiyle dikkat çeker. Merkez ilçe, nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle en yüksek kayıp riskini taşıyan bölgedir. Safranbolu ise ayrı bir risk grubundadır.”

Hem Yerel yönetimler, hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı yerel birimleri iş birliği ile konuyu gündemde tutmalı, riskli binaları tespit etmeli. Sadece resmi binaların dönüştürülmesi yetersizdir.

Bu arada olası bir deprem halinde sanayi tesislerinin özellikle Kardemir’in de bu konulardaki planlaması önemlidir.

Riskli alan yoğun yerleşim yaşam alanlarıdır.

Allah Korusun denek yetmez.

Tedbir de lazım değil mi?

 

Hadi Hayırlısı

Sosyal medyaya bakıyoruz

Aman Allahım?

Kıyamet kopuyor.

Karabük’ün eniştesi Emniyet Genel Müdürü olmuş.

İlk sivil Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı da olan yeni genel müdür Fidan’ın eşi bir Prof. Ve Ovacık İlçemizin Dudaş köyünden.

Hayırlı oldun.

İnşallah artık Emniyet Genel Müdürlüğü literatüründen Karabük’ün sürgün yeri gerçeği silinir.

 

 

Tiyatro bitiyor mu?

Daha başlarken senaristleri ve yönetmenleri belli ve ülkemizi bölmeye yönelik bir tiyatro oyunu olduğunu söylemişti.

TBMM de usul ve teamüllere aykırı olarak dayatma ile kurulan güya TBMM ve devletin projesi olarak dayatılan sözde kardeşlik(!) tiyatrosunda silahların yakılması perdesinin oyuncusu 30 terörist inlerine dönmüş, sözde müttefiklerimizin verdiği yeni silahlarla görevlerinin başındalarmış.

Bunu söyleyen bebek katilinin Beka Vadisi’ndeki sözde komutanı.

Şımarıklıkla ne isteyeceklerini şaşıran katil seviciler de sürecin duraksadığını açıklamış.

Milletin durdurmak için beklediği sürecin buraya kadar gelmesine önderlik edenlerde her hal de seçimi bekleyecekler gibi duruyor.

 

 

Sosyal medyada gördük hoşumuza gitti.

Alıntı Gürse Bilsel’den.

Allah’ın akıl verdiği, muhakeme yeteneği verdiği, konuşma yeteneği verdiği koca koca ünvanlı adamcıkların varlıklarının ve şak-şaklarının gürültüsü arasında denk düştü.

Buyurun tekrar tekrar okuyun efendim.

Okuyun ve etrafınıza dikkatli bakın;

“Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:

-“Emret komutanım” diyerek yanına gitmiş.

Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:

 

-“Emret komutanım” diyerek komutanının yanına gitmiş.

Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:

 

-“İşte cesaret” demiş.

Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;

-“Emret komutanım” demiş. Komutan;

 

-“Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma” demiş.

Asker;

-“Hadi lan” demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:

-“İşte asıl cesaret bu” demiş.

….

Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup, kendi düzenini sağlayanlara “HADİ LAN” diyebilmektir”

Değil mi?