Reklam
Reklam
prof dr mehmet yavuz kadinlar hali binasi bir an once bulundugu yerden tasinmali Gtrfjmgj
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Şubat, 2026 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Prof. Dr. Mehmet Yavuz: “Kadınlar hali binası bir an önce bulunduğu yerden taşınmalı”

Trabzon Kadınlar Hali çevresinde süren arkeolojik kazılarda çok önemli bulgulara ulaşıldığı ve bu nedenle Kadınlar Hali binasının vakit geçirilmeden farklı bir yere taşınması gerektiği belirtildi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Pazarkapı Kazıları Bilimsel Sorumlusu Trabzon İç Kale Arkeolojik Kazılar Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Yavuz, Trabzon Mimarlar Odasında bir söyleşiye katıldı.

Prof. Dr. Mehmet Yavuz, burada yaptığı açıklamada “Trabzon’da 2022 yılında bizim tarafımızdan yapılan kazılarla ortaya çıkarılan Kuzgundere Körfez Limanı Efes Antik Kenti benzeri biçimde yeniden denizle bağlantılı hale getirilmelidir. Bölgedeki kazılarda çok nitelikli eserler çıkıyor. Kuzgundere Körfezi ağzında Helenistik döneme ait deniz feneri yapısını ortaya çıkardık. Kuzgundere Körfez Limanı sahasındaki Kadınlar Hal Binası liman rıhtımına çok yakın yapıldı. Dönemin Belediye Başkanına projenin yanlış olduğunu söyledim. Körfez ağzına inşa edilen Balıkhane binasının yapımı da uygun olmadı. Körfez sahasının tümüyle temizlenmesi gerekirdi. Kentsel Sit alanlarında yapılacak dönüşüm projelerinde önceden muhakkak arkeolojik kazı sondajları yapılması lazım. Moloz Kapı aynı zamanda Tarihi Osmanlı tabyasıdır. Bugün yapılması gereken Pazarkapı Mahallesinde yeni inşaatlara başlamadan önce Hanrianus Limanının geri planı kurtarma kazısı yapılıp muhtemel kalıntılar ortaya çıkarılmalıdır. Aksi takdirde arkeolojik değerler anlamında telafisi mümkün olmayacak kayıplar yaşanır. Kadınlar Hal binası vakit geçirilmeden başka bir yere taşınmalı. Kuzgundere Körfezi ve limanı deniz bağlantısı kurularak Roma Dönemindeki aslına geri döndürülmelidir. Bu yapılırsa Trabzon tarih ve turizm anlamında çok büyük katma değerler elde eder. O bölgede kazılarla ortaya çıkardığımız tarihi kalıntılar, bizim önerilerimiz doğrultusunda bir açık müze-arkeopark olarak düzenlenip ziyarete açılmalıdır” dedi.

“Trabzon Haliç Kültür Sanat Merkezi-Kuzgundere Körfez Projesi”

Pazarkapı Mahallesi’nde 2021 ve 2022 yılında kazılara başlanan ve yarım kalan kurtarma kazılarının alanın kuzeyine ve kuzey batısına doğru genişletilmesi ve kazılar sonrası alanın turizmin hizmetine kazandırılması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Mehmet Yavuz “Tarihi Kuzgundere Limanı Tabakhane köprüsüne kadar ortaya çıkarılarak her iki yakasında Venedik benzeri, turistlerin Osmanlı Saltanat kayıkları veya tekne ile gezebilecekleri seyir alanına dönüştürülmesi çok uygun olur. Bu kapsamda Maraş Caddesi üzerine de klasik Mimar Sinan taş köprülerinden biri yapılabilir. Suyla buluşturulacak vadinin her iki yakasına kültür sanat merkezleri yapılabilir” diye konuştu.

“Çömlekçi Yeraltı Su Kanalı’nın benzeri Türkiye’de yok”

Çömlekçi’de Kentsel Dönüşüm sahasında 2025 yılında inşaat kazıları sırasında varlığı tespit edilen yeraltı su kanalı ile ilgili de konuşan Yavuz “Su kanalının erken Roma Dönemine ait olduğu değerlendirildi ve hazırlanan rapor ilgili makamlara gönderildi, eser koruma altına alındı. 2000 yıllık bu tarihi Yeraltı Su Kanalı’nın benzeri Türkiye’de yok. İvedi restore edilip turizme kazandırılması gerekir. Trabzon’da yeterli bütçe ayrılarak Arkeolojik kazı sahalarını artırmamız gerekiyor. Trabzon’a Avrupalı turist ancak bu şekilde gelir. Tanjant yolu Arafilboyu kavşağının altındaki 2000 yıllık tarihi su kanalı Çömlekçi istikametine doğru devam ediyor. İnşaat çalışmaları sırasında bazı noktaları zarar gördü. Su kanalının uzunluğu yaklaşık 350 metre, Türkiye genelinde bu şekilde ikinci bir örneği olmayan yeraltı su kanalının benzeri Almanya’nın Köln kenti yakınlarında bulunmuş ve kısmen Unesco Dünya Mirası Koruma Listesinde yer alıyor. Çömlekçi bölgesindeki inşaat çalışmasında bir kısmı görünen bu su kanalı mutlaka korunmalıdır. Trabzon’da kazı çalışmalarında bulduğumuz tarihi eserleri sergileyeceğimiz Trabzon’un nitelikli ve modern bir müze binasına ihtiyacımız var. Bunun için bir kurul oluşturulmalı ve bu konuda girişimlerde bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin