Oyun Köyünde Çocuklar Gönüllerince Eğlendi - Karabük Haber Postası
OYUNN
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
24 Nisan, 2024 10:59 tarihinde yayınlandı
0
0

Oyun Köyünde Çocuklar Gönüllerince Eğlendi

Safranbolu Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında çocukları unutmadı. Özel olarak hazırlanan etkinliklerle çocuklara keyifli ve öğretici bir gün yaşatmayı hedefleyen Safranbolu Belediyesi, Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde oyun köyü kurdu.

Oyun köyünde çocuklar farklı etkinliklere katılarak eğlenirken, aynı zamanda sosyal ve kültürel becerilerini geliştirmelerine olanak tanındı. Atölye çalışmaları, el sanatları, resim ve müzik etkinlikleri, animatörler, çizgi film kahramanları, langırt, masal treni, yüz boyama, balon dağıtımı gibi birçok farklı aktiviteyle çocuklar hem öğrendi hem de ikram edilen pamuk şekerlerden tattı. Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse Leyla Dizdar Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen etkinliklere katılarak çocuklara ve ebeveynlerine mutlu bayramlar diledi. Başkan Köse’yi gören vatandaşlar yanına gelerek kendisi ile hatıra fotoğrafı çektirdi ve Safranbolu’nun her kesimine hitap eden etkinliklere imza attığı için kendisine teşekkür etti.

Oyun Koyunde Cocuklar Gonullerince Eglendi2 scaled

Yaklaşık 5 bin kişinin katılım sağladığı oyun köyü organizasyonu ile ilgili düşünlerini aktaran Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimine katkı sağladığını belirtti. Ayrıca, oyun köyünün yanı sıra çeşitli yarışmalar ve gösteriler düzenlenerek çocuklara unutulmaz anlar yaşatıldı.

23 Nisan’ın anlam ve önemine uygun bir şekilde Safranbolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu etkinliklerle, çocuklar bayramı coşkuyla kutladı. Ebeveynlerin de katılımıyla, ailece geçirilen bu özel gün, çocukların mutluluğunu ve neşesini gözler önüne serdi.

Oyun Koyunde Cocuklar Gonullerince Eglendi3 scaled

Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse düzenlenen bu etkinliklerin, çocukların sadece eğlenmelerini değil, aynı zamanda birlikte vakit geçirerek paylaşmayı, dayanışmayı ve birbirlerini anlamayı öğrenmelerine de katkı sağladığını söyledi. Bu tür etkinliklerin ilerleyen yıllarda da devam edeceğini ifade eden Başkan Köse, çocukların her yıl daha da renkli ve eğlenceli bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yaşayacağını belirtti. (Ramazan Öztürk)

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.