Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Ağustos, 2024 04:37 tarihinde yayınlandı
0

Ordu’da mandırada yangın

Ordu’nun Perşembe ilçesinde bir mandırada çıkan yangında 100 ton saman, kamyonet ve tarım araçları zarar gördü.

İlçenin Efirli Mahallesi’nde Mustafa, Mehmet Ali ve Muharrem Yıldırım kardeşlere ait olan mandırada bulunan kamyonette elektik kontağından çıkan yangın, mandıra çevresinde bulunan samanlara sıçradı. Büyüyen yangında yaklaşık 100 ton saman, kamyonet, tarım aracı olarak kullanılan patpat ve traktör römorku yanarak kullanılmaz hale geldi. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Ordu Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, jandarma ve OSKİ ekipleri sevk edildi. Ekipler alevlerin yükseldiği alanda çalışma başlattı. OSKİ ekiplerinin tankerler ile su taşıdığı yangın, yaklaşık 1 saatlik çalışmanın ardından söndürüldü. Yangın, yakında bulunan ev ile içerisinde yaklaşık 100 adet büyükbaş hayvanın bulunduğu ahıra sıçramadan kontrol altına alındı. Bu sırada Ordu Büyükşehir Belediyesi ekipleri iş makineleri yardımıyla da yangına müdahale etti. Yangında büyük çaplı maddi hasar oluştu.

“Hasar büyük”

Yangını ilk gören ve mandıra sahiplerine haber veren Süleyman Sönmez isimli vatandaş, “Yoldan geçerken kamyonetin altında alev gördüm. Kamyonet de samanların olduğu yere bitişikti. Hemen mandıranın sahiplerine haber verdim. Patoz ile kamyoneti geri çektik, alevler yükselmeye başladı. Sonrasında itfaiye ve muhtarı aradık. Şu anda hasar büyük” dedi.

Öte yandan ekipler yangını söndürerek kontrol altına alırken, soğutma çalışmaları devam ediyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin