OMÜ’nün 37 programı Türkiye’de ilk 10’da - Karabük Haber Postası
omunun 37 programi turkiyede ilk 10da DyqPjw8t
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2025 20:37 tarihinde yayınlandı
0
0

OMÜ’nün 37 programı Türkiye’de ilk 10’da

Samsun’da, 2025 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına nazaran Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), en çok tercih edilen üniversiteler ortasında öne çıktı. Devlet üniversiteleri ortasında en yüksek taban puanla öğrenci alan programlar sıralamasında OMÜ’nün 37 programı birinci 10’a girerken, devlet ve vakıf üniversitelerinin birlikte değerlendirildiği genel listede ise 21 program birinci 10’da yer aldı.

Program muvaffakiyet sıralamaları

Devlet üniversiteleri ortasındaki sıralamada OMÜ’nün 2 programı birinci, 3 programı ikinci, 1 programı üçüncü, 7 programı dördüncü, 4 programı beşinci, 3 programı altıncı, 2 programı yedinci, 7 programı sekizinci, 4 programı dokuzuncu ve 4 programı da onuncu sırada yer aldı.

Kontenjanlar büsbütün doldu

2025-YKS kontenjanlarında OMÜ’nün 81 ön lisans programının tamamı (%100) doldu. 88 lisans programının ise 86’sında tam doluluk sağlanırken, sırf 2 programda 20 kişilik kontenjan boş kaldı.

Fakültelerde öne çıkan başarılar

Sigortacılık ve Aktüerya Bilimleri (İİBF) ile Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar (Ziraat Fakültesi), tüm üniversiteler ortasında en yüksek taban puanla öğrenci alan programlar oldu.

Ortez ve Protez (Sağlık Bilimleri Fakültesi) ile Bilgi Güvenliği Teknolojisi ve Yazılım Geliştirme (Fen Fakültesi) devlet üniversiteleri arasında ikinci sıraya yerleşti.

İletişim Fakültesi İrtibat ve Tasarımı Programı (Çarşamba) üçüncü sırada yer aldı.

Veteriner Fakültesi, Türkiye genelinde en çok tercih edilen dördüncü veteriner fakültesi olmayı sürdürdü.

Eczacılık Fakültesi (Bafra), üçüncü devrinde devlet üniversiteleri ortasında 11. sıraya yükseldi.

OMÜ Tıp Fakültesi Türkiye ikincisi

Devlet üniversiteleri ortasında en yüksek taban puanla öğrenci alan ikinci fakülte OMÜ Tıp Fakültesi oldu. Fakülte, 547,54 puanla en başarılı öğrencileri bünyesine kattı.

Başarılı öğrenciler OMÜ’yü tercih etti

Bu yıl OMÜ’ye yerleşen 3 bin 865 lisans öğrencisinin yaklaşık 490’ı, YKS’de 20 binin altında sıralamaya sahip başarılı adaylardan oluştu. 2025-2026 eğitim-öğretim devri için başlayan kayıtlarla birlikte OMÜ’nün tercih edilme oranındaki artış, üniversitenin akademik kalitesi ve yenilikçi programlarının öğrencilere cazip geldiğini gösterdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay